Aslında söylenecek o kadar çok şey var ki anlatırken insanın boğazının düğümlendiği bir o kadar da kişinin insanlığından utanacağı olaylara şahit olduk darbe gecesinde.

Advert

Geçtiğimiz hafta ‘Darbeniz Özü’ yazımda darbenin nasıl, ne için ve ne şekilde önlendiğini vurgulamıştım. Bu yazımda ise darbeden sonra yaşanan gelişmeleri ve darbenin detaylarına değinmek istiyorum.

Satırlarıma başlamadan önce geçen haftaki yazımdan bir kesiti hatırlatayım dedim; “Şu anki subaylar ve paşalar, Erdoğan’ın karakaşına, kara gözüne hayran oldukları için değil FETÖ’ya olan düşmanlıklarından ötürü Erdoğan’ın yanında yer aldılar. Aynı durum FETÖ’nün yanında yer alan generaller, subaylar ve astsubaylar içinde söz konusu. FETÖ cemaatinin geçmişi ne ki 64 yaşında kendi cemaatine mensup generalleri olsun. Erdoğan’a olan kininden ve İslam’a olan düşmanlıklarından ötürü FETÖ’nun yanında saf tutan generaller, subaylar ve astsubaylar da var” demiştim.

Geçtiğimiz günlerde 15 Temmuz’da, tarihimizin en karanlık gecesini yaşamıştık, 161 şehit, 154 kişinin yaralandığı ve 1563 kişinin de gözaltına alındığı belirtilmişti. 104 Darbeci askerin öldürüldüğü açıklanmış, ayrıca Genelkurmay Başkanlığı’ndan çıkan 700'e yakın silahsız er ve erbaş polise teslim olmuştu.

Daha sonra şehit sayısı 260’lara kadar çıkmıştı.

Darbe; 15 Temmuz tarihinde ordu içerisinde üst düzey subayların kalkışmasıyla gerçekleştirilmiş, hedefleri ise seçilmiş Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı/meşru hükümeti devirmek ve orduyu ele geçirmekti.

Ancak Allah’ın yardımı ve halkın iradesi tankların ve F-16’ların önüne geçmiştir.

Darbe gecesi;

TÜRKSAT Yer İstasyonu Kampüsü, darbeci askerler tarafından basılmış, TRT hariç tüm kanalların yayının durdurulması için çalışanlar tehdit edilmişti. TÜRKSAT çalışanları zaman kazanmak için yaklaşık 1-2 saat darbecileri oyalamıştı, oyalandıklarını anlayan darbeci askerler hava saldırısına geçip, kampüsün üzerine bombalar yağdırmış, buna rağmen yayın akışını durduramamış ve 2 TÜRKSAT Personelini şehit etmiştiler.

Türkiye o karanlık gecede, hafızalarımıza kazınacak buna benzer birçok olay yaşadı.

-TBMM Bombalandı

-Genelkurmay başkanlığına operasyon yapıldı

-Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı Bombalandı

-TRT binası ele geçirildi

-MİT’e helikopterden ateş açıldı ve sabaha kadar birçok yerde çatışmalar devam etti.

20 Temmuz’da MGK ve Bakanlar Kurulu toplantısı Erdoğan başkanlığında toplandı ve toplantıdan OHAL kararı çıktı. Karar, mecliste onaylandıktan sonra Türkiye genelinde Valiler, Kaymakamlar, Hakim/Savcılar, Emniyet mensupları ve üst düzey bürokratlar OHAL kapsamında gözaltına alınmaya başladı.

Türkiye genelinde yapılan operasyonlarla gözaltına alınanların bazıları (subaylar, hakim/savcılar ve emniyet mensupları) serbest bırakılınca akıllara şu sorular gelmeye başladı.

Serbest bırakılanlar gerçekten masumlar mıydı?

Tutukluları, Emniyet ve Adliye içindeki Fetö/PDY mensupları mı serbest bıraktılar? Soruları ister istemez akıllara geliyor.

Darbe gecesi medyada, Hulusi Akar’ın rehin alındığı haberleri yayıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sabaha karşı kameralar karışışına geçip Atatürk Havalimanı’nda yaptığı açıklama esnasında bir gazetecinin; “Genelkurmay başkanından haberiniz var mı?” sorusuna Erdoğan; “Haberim yok, kendisinden haber alamıyorum” cevabını vermişti.

Ertesi gün, Hulusi Akar ve Başbakan Binali Yıldırım kameralar karşısına geçip açıklama yapmıştı. Hulusi Akar’ın kimler tarafından kurtarıldığını hiç kimse açıklamadı ve sanırım devlet sırrı olarak tarihe geçti.

Bu arada darbe, hükümet tarafından yapılan açıklamaya göre tamamen püskürtülmüş ve kontrol altına alınmıştı. Darbenin detayları da yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştı.

Bu detaylardan biri, beni derinden üzdüğü için değinmek istiyorum.

MİT’in Cumhurbaşkanına darbeyi haber vermediği, Erdoğan’ın “Darbeyi ilk eniştemden öğrendim ve İstihbarat zafiyeti var” demesiyle çok şaşırdım ve derin üzüntü yaşadım. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbeyi eniştesinden duyacak kadar yalnızdı ve akrabalarından başka güvenecek kimsesi kalmamıştı.

Marmaris’ten Helikopterle Dalaman Havalimanına gitmek üzere yola çıkmadan önce Helikopter Kokpit’indeki ve yanındaki korumalarına “Doğru söyleyin, kimden yanasınız” diyecek kadar, Reis yalnızdı. Kendisine en yakın olan başyaveri bile Fetö/PDY mensubu çıktı, kime güvenebilirdi ki?

İstemeden de olsa darbeden birkaç gün sonra bazı soruların cevabını arıyor insan!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Mit neden darbeyi haber vermedi?

Hulusi Akar kimler tarafından kurtarıldı, ya da ne karşılığında serbest bırakıldı?

Medyaya birkaç cümle ile MİT’in neden Erdoğan’a haber vermediği yazılmıştı, fakat yazılanlar çokta tatmin edici değildi. Sanırım benim gibi Erdoğan’ı seven birileri de bu soruyu sorup, cevabını aramıştır.

Evet dostlar, aslında söylenecek o kadar çok şey var ki anlatırken insanın boğazının düğümlendiği bir o kadar da kişinin insanlığından utanacağı olaylara şahit olduk darbe gecesinde.

Her birimizin TV ekranlarında izlediği Tanklarla, F-16 uçaklarla ve Skorsky helikopterlerle kendi halkının üzerine bombalar yağdıran bu canavarlaşmış, insanlıktan çıkmış Fetö/PDY mensubu asker müsveddelerinin, Mahkeme-i Kübra’da Allah’ın izniyle hak ettikleri cezayı alacaklarına inanıyorum, yaptıkları zulümden ve katliamlardan dolayı Allah, onları Kahhâr ismi celiliyle kahru perişan etsin.

Sözümü kelamların en güzel olan Allah’ın kelamı ile bitirmek istiyorum.

Allah’a ve Resûl’üne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri yahut asılmaları (idam edilmeleri) veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.    -Maide Süresi Ayet-33

 

Selam ve Dua ile.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Siverek-Hilvan Arası Kaza; 9 Aylık Bebek Hayatını Kaybetti
Siverek-Hilvan Arası Kaza; 9 Aylık Bebek Hayatını Kaybetti
Siverek'te Taşımalı Eğitim Öğrencilerine Yönelik Örnek Proje
Siverek'te Taşımalı Eğitim Öğrencilerine Yönelik Örnek Proje