Mevlüt Bayraktar yazdı

Bazen her şey gözlerinizin önünde cereyan eder, bağırmak istersiniz, gırtlağınızı yırtarcasına. Ama susarsınız gözleriniz yaşarır, boğazınız düğümlenir ama bağıramazsınız.

 

Biliyorsun, bağırsan seni deli sanacaklar yada ahmak diyecekler, ‘Dünyayı sen mi kurtaracaksın?’ diye gülecekler. Toplum susar, sende susarsın.

 

Ahkâm keser birileri, kapalı ve karanlık odalarda, ‘bağırmak gerek, susmamak gerek. Haksıza haksız, haklıya haklı demek’ diye ama iş başa geldi mi yine susar kapalı odalarda ahkâm kesenler.

 

Çünkü toplum susmuştur, yığınlar susmuştur. Sende susarsın, bağıramazsın. Beklersin…

 

Herkes beklemedi mi? Seyretmedi mi? Susmadı mı gerçekler karşısında, bağırmak isterken boğazları düğümlenmedi mi?

 

Tarih suskunlarla duludur, gördüğü halde susanlarla.

 

Hz. Hüseyin ve beraberindekiler Kerbela’da günlerce aç ve susuz bekletilirken, yeni doğmuş çocuklar susuzluktan can çekişirken, susup beklemedi mi insanlar, seyredip ağlamadı mı Hüseyin’i çağıranlar.

 

Yusuf kuyuya atılırken, susmadı mı Bünyamin?  Abisinin kuyuda can çekişini göre göre bağırmak istedi, babası Yakup’a söylemek istedi ama cesaret edemedi, suskunluk en iyisi dedi ve sustu içinde kopan fırtınalara inat.

 

Halepçe’de zehirlenirken insanlar, suya kavuşmadan can veren çocukları gördü tüm dünya ama sustu tarihin sustuğu gibi.

 

Yüzyıllardır hep bekledi insanlar, bağırmaya hasret kaldı bu topraklar, sustu ve lal oldu gerçekler.

 

Dersim yakılıp yıkılırken, Maraş’ta insanlar öldürülürken, insanlar diri diri yakılırken, gece yarıları komşuları alınıp götürülürken yine sustu insanlar ve beklediler, yüzyıllardır bekledikleri gibi.

 

Bu suskunluktan utanan, sıkılan oldu. Biri bağırsa da bende ardından bağırayım diyenler oldu ama susmayanların başına gelenleri gördükçe yine susup beklemenin iyi olacağına karar verip yine sustular.

 

Gün aynı gün, suskunluk aynı suskunluk…

 

Kazananın yanında olmak olmasa da bu suskunluk, sessiz kalışlar güç veriyor haksızlığa, yağmalamalara.

 

Her gün ölüleri sayıyorum zihnimde. Suriye’de, Irak’ta bilmem dünyanın hangi bucağında, biliyorum ölümü hak etmiyor bunların birçoğu, bunu dünyada biliyor ama yinede susuyorum, susuyor dünya.

 

Ölenler ve öldürülenler bir çığlık atabilseydi, dünya yerinden oynardı ama onlarda sessiz kaldı, hem de ebediyete kadar.

 

Susup beklemek ne kadar acı.

 

Bekleyip acı çekmek çok daha acı.

Mevlüt Bayraktar

Siverek Mevlüt Bayraktar
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Dokuz Yıldır Sokakta Çiğköfte Yoğurarak Geçimini Sağlıyor
Dokuz Yıldır Sokakta Çiğköfte Yoğurarak Geçimini Sağlıyor
Kapanolu’ndan 2017-2018 eğitim ve öğretim yılı mesajı
Kapanolu’ndan 2017-2018 eğitim ve öğretim yılı mesajı