DÜN- BUGÜN- YARIN TARİHSEL GERÇEKLİK

Yazarımız Mehmet Yıldız yazdı

DÜN- BUGÜN- YARIN TARİHSEL GERÇEKLİK
Advert

Türkiye dünyada saygın, Ortadoğu da söz sahibi ve bölgede yer altı kaynaklarına göz koyan emperyalist devletlerin karşısında büyük bir güç olabilirdi. Olabilir.

En başta yapılması gereken ülkeyi yönetenlerin üzerlerine sinmiş olan ırkçılık fobisinden arınmaları gerekir. Özellikle söz sahibi erdemli insanların irsiyet yüklü tüm argümanların zararlı birer reçete olduğunu kabul ederek tarihsel gerçeklik ve kitabi hakikatle yüzleşmeli. O zaman insanlığın geleceğini, insanca yaşanabilecek dünyayla buluşturmak daha kolay olacaktır.

Yaşadığımız topraklardan başlayıp dünyanın en ücra köşesine kadar yaşanılabilecek yer olmasını, hayatımızı somutlaştırarak ulaşmak daha gerçekçi olacaktır. Bize biçilen ömrü: dün, bugün ve yarın şeklinde özetleyip hayatımızın seyrini denetimimizin altında bulundurmayı, ona göre doğru eylem ve davranışta bulunmamıza da yardımcı olacak. Hesap vereceğimiz gün için de bu bize fayda sağlayacaktır. Her eyleminde kendini denetleyebilen birey, grup, cemaat, sivil toplum kuruluşu, siyasi güç, hükümetler ve devletler manen güçlü olacağı gibi maddende hakikatlerden uzaklaşamazlar. Çünkü dünü vardır. Dün tarihi gerçekliktir. Tarihi gerçekliğin aksine hareket eden nice kavimlerin, nice devletlerin, nice kralların akıbetleri hakikat kitabında nasıl olduğu da örneklerle açıklamıştır.

Bugün, dünden alacağımız destek, tecrübe ve derslerle yarınlarımızı daha doğru, iyi ve sağlıklı bir biçimde yapılandırabiliriz. Asırlarca maddi ve manevi birliktelik yaşamış, en zor savaşlarda kader birliği yapmış. Gelin almış, gelin vermiş. Kürd, doğan Türk çocuğun babası, amcası, halası, teyzesi, ninesi, dedesi; Türk, doğan Kürd çocuğun babası, amcası, halası, teyzesi, ninesi, dedesi olmuş. Ağacı her türlü tehlikeden koruyan kök gibi doğal bir şekilde iç içe karışmış homojen bir yapıdadır. Bu yapıyı, toprağın üstendeki ağacın gövdesini tutan kökü ayrıştırmak, ağacı öldürmektir. Ağacın gelişmesinden ziyade ağacı tüm tehlikelere karşı savunmasız bırakacaklarını bilmeleri gerekir. Çünkü, düne bakmak lazım. Dün Osmanlı Devleti dünyaya meydan okuyup dışarıya en fazla ulaşabildiği dönemler Kürdistan ile ittifak ve barış yaptığı dönemler olduğunu bölge üzerinde araştırma yapan tarihi kaynaklarda bulmak mümkündür. Osmanlı İmparatorluğu Rus tehlikesinden, Safevi belasından güvende olduğu dönemler dışarıya en fazla seferler düzenlemiş olduğu dönemlerdir de aynı zamanda. Bu seferlerde başarısız oldukları da görülmemiş. Çünkü arkasında güvenli birlikteliği olan kardeşleri halklar vardır. Kazanmaları aynı zamanda kardeşlerinin (kendilerinin) de kazanımları olarak görürlerdi.

Bugün de aynı senaryolar yaşanıyor. Özellikle de Ortadoğu üzerinde. Türkiye Ortadoğu da söz sahibi olması ve işlevsellik kazanması için Kürdlerin, Kürdistanın dört parçasının her birinde, hiçbir kürdü karşısına almadan, tüm kürdleri yanına alarak hedeflerine daha kolay ulaşabileceğini düşünüyorum. Çünkü dün Tarih aşikârdır. Bugünde neler yapılmak istendiği ortadadır. O zaman yarınlarımızı sağlam inşa etmeliyiz. Yoksa Ortadoğu: Suudi Krallarının, Amerika emperyalistlilerinin, İngiliz sömürgecilerinin, Rus sosyalistlilerinin, Fransız mandacılarının, katil Siyonistlerin ve acemlerin taassupluluğu kurtarmayacak. Kurtaramayacak. Hz. Resulullah’ın Medine de uyguladığı devlet yönetim modeli ile Osmanlı devletinin yükselmeye başladığı dönemin hukuku örnek alarak kurtarmak mümkündür.

 

 

Bugün bahsettiğimiz halkların kardeşliği ya da Türk- Kürd kardeşliği Hz. Resulullah'ın Medine’nin girişinde sosyal tabakalar arasında ilan ettiği kardeşliği gibi olmalıdır. Hz. Resulullah'ın ilan ettiği kardeşliğin içi boş değildi. Birlikte yaşayanların birbirlerinin hukuklarına riayet etmişler. Ancak insanlar arasında fesatlık yapan, kardeşlik ilişkilerine zarar verenlerin kabilelerine, aşiretlerine bakılmadan karşısında hep birlikte durmuşlar. Bu uygulama tüm zamanlara ışık tutacak tarihsel bir gerçekliktir.

Dün her şekliyle bizi başarıya ulaştıracak yaşanmış vakalarla doludur. Bugün fesat çıkarmak isteyenler birlikte mazlum coğrafyalarda rahat bir şekilde at koşturmakta. İnsanlığa her acıyı ve zilleti başarı sanmaktalar. Yarınlarımız için, bugün: Dün insanlığın kurtuluşu için çare olan yaşanmış tarihi ve kitabi hakikatlere dönmeliyiz.

Mehmet Akif’in

 

"Hani milliyetin İslâm idi... Kavmiyyet ne?

 

Sarılıp sımsıkı dayansaydın ya milliyetine

 

Arnavutluk" ne demek? Var mı Şeriatta yeri?

 

Küfr olur, başka değil, kavmini sürmek ileri

 

Arabın Türke, Lâzın Çerkese yahut Kürde

 

Acemin Çinliye, rüchanı mı varmış? Nerde!

 

Müslümanlıkta "Anâsır" mı olurmuş? Ne gezer

 

Fikr-i kavmiyeti tel'in ediyor Peygamber

 

En büyük düşmandır ruh-u Nebi tefrikanın

 

Adı batsın onu İslama sokan kaltabanın."

gencogrenci.com da derlenen mısralarıyla bitirirken Hz. Peygamberin kardeşlik anlayışı ile birlik oluruz temennileriyle…

Mehmet Yıldız

Mehmet Yıldız
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ASIL HEDEF ERDOĞAN!
ASIL HEDEF ERDOĞAN!
Fettahlı'dan Siverek İçin Önemli Talepler
Fettahlı'dan Siverek İçin Önemli Talepler