KURDISTAN - ÜNİVERSÎTE VE KEKLİKLER

Yazarımız Tabip Miralay yazdı

KURDISTAN - ÜNİVERSÎTE VE KEKLİKLER

" Bir  toplum kendisi   olmadıkça her şeye müstehaktır "

 

Bir toplumu  başka  toplumlardan  ayıran  özellik de  kendine has  kültürüyle , geleneğiyle , düşüncesiyle , diliyle   var olmasıdır . Eğer bir toplum başkalarını  taklit ediyorsa  kendi toplumsal dinaniziminden  uzaklaşıp  ötekileşiyorsa , îdeoloji ve inanç  havariliği adı altında  alt sınıf  olarak  onların hizmetinde  bulunur  . Ne  Îsa´ya ne de Muhammed (a.s) yar olurlar , yar olsalarda  başka halkların egemenliği altında var olmaya çalışırlar ki ömürleri ise hep kendilerini mutlaka ispat etmekle geçer  .

 

" Siz kendiniz olmadığınız müddetçe asla  başka  ulusların içinde yer edinemezsiniz " . Çünkü  her zaman şüpheli bakışlar üzerinizde olacaktır ki asla da onlar sizi  ne kendilerinde ne de onlardan bir parça  görürler .

 

Ki  Hz.Allah  bile  bunu kabul  görmeyerek  " Başka  toplumlara benzemeyin " ayetiyle  dikkat çekmiştir  .

 

Kürt tarihinde ,  modern okullardan önce " Medreseler  " vardı  . Bu Medreselerde okuyanlar  zamanla kendi halkının ihtiyaçlarına  cevap verirlerdi .Toplumsal mutabakatı sağlama , kırgınlıkları  giderme , sorunlara ve buhranlara  çözüm bulma , kendi  kültürel dinamiklerine  sahip çıkma eserler vermeye kadar  kendilerini yetiştirirlerdi  . Her köyün mutlaka bir okumuşu vardı  . Buna da Medrese çıkışlı denirdi  . Her evde mutlaka Medrese okuyan vardı  bazen  aynı evde iki veya üç  kişi okurdu  . Tabi ki bu sistem yine  Reya Heq Kürtlerindede vardı ,  Tekke ve Zaviyelerde  .

 

Ve   günün birinde bir diktatör çıktı  . Gökten ateş  yağdırırcasına  ,  kılıçlar  yalın yalın kan akıtırcasına  , nehirler kana bulanırcasına  , ormanlar ateşler içinde  yanarcasına  , insanlar  trenlerde ölümle burun buruna gelircesine  , ailelerden koparılan gencecik bedenler ve asimile edilenler , öz-yurtlarından  koparılanlar  , anadillerinden  utanç duyanlar  .

 

Diktatör  çok  acımasızdı  haywanî duygulara sahip insanlıktan çıkmış  barbarlar ve tiranlar gibi emirler yağdırırdı  ve kanunlar çıkarıp  " Tekke ve Zaviyeleri " kapatarak  Kuzey Kurdistan  sessizliğe büründü  .  İnsanlar artık yorulmuştu  kendilerini  ve ailelerini muhafaza etme adına  susmayı  yeğlemişlerdi  . Dağlar , taşlar  feryad etti  kimseler duymaz oldu  , gök suyunu çekti  , yağmur  artık  çişeliyordu  , kar artık lapa  - lapa yağmıyordu  . İnsanlar  artık  evlerinde  kendi  kabuklarına   çekilmişti  . Gizlice yapılan ibadetler , zikir çekmeler , elifba  öğretimi  mağaralarda  saklı - saklı öğretiliyordu  ve Kurdistan´da altın çağ sona erip  hüzün her tarafı sararcasına hazanlar  geçmez olmuştu  .

 

Ve  ortak akıl  fetret  dönemini yaşadı , komşu köyler birbirinden kopuk  hayatlarını  idame ettiler  . Bastırılan çığlık  artık uyanmak üzereydi  Kuzey´de  . Dikatörün  yawerleri ise bin bir türlü  desiselerle  projeler üretmekteydiler  ve gençliği  pençelerinin altına almak için Üniversiteler devreye  sokuldu  , Kurdistan gençliği  zehirlendi  , başkalaştı  , ideolojilerin  birer tetikçilerine dönüştüler , robotlaşıp sloganlar  atıp  halkların  kardeşliğinin  kuyruk sokumunun  altında enerjilerini  tükettiler  . Herkes için  hak  ve özgürlük dediler  ama kendileri için ise  bir şey istemediler  .

 

Îdeolojî  ve inanç  onları  pençelerinin altına almıştı  , ideoloji   onların vazgeçilmez  hayatı olmuştu  artık kıvamına  gelmişlerdi  ama  başkaları için  " Truva Atı  " görevini  üstlenerek Kuzey Kurdistan´a demirliyerek  , biraderleri  adına  kendi halkına  savaş açarak  , geleneklere  gerici yaftası  vurarak  , inançlara  hakaret edip  küfrederek  , kendi cedlerine   yobaz deyip  aşağılayarak  efendileri tarafından ise bol bol aferim almak için  yarışarak  medyada , basında , sosyal medyada  bu  misyon için tüm  günlerini  harcayarak  ve  Kuzey Kurdistan  , Orta çağ  mezalimine dönüştü  bu keklikler tarafından  yarım kalan kemalistlerin projeleri  artık  tamamlanmak üzere  kara bulutlarla çıkarma yaparak  .

 

Analar  gözyaşı  döktü  duyan olmadı  . Babalar  utandı  gören olmadı , Gelinler  artık  sustu  ,  Çocuklar  ise  beyaz bayraklarla  ekmek kuyrukları  oluşturdu  ve moğolun ayak sesleri yerli işbirlikçilerle  her tarafı tarumar etti  , yerleşim alanları  viranelere dönüştü  ve  gul û gulistan  artık kokmaz oldu  , barut kokusundan geçilmez oldu  , mabetler yıkıldı  , hendekler kazıldı  , insanlar  esir alındı ,  maskeli beşler tarafından  , abluka günlerce  sürdü  , tanklar şehre indi  , şehir harebeye döndü  ve  yarasalar  kana doymadan  kan - kan - kan awazlarıyla  kan isterük  çığırtkanlığıyla  ve  kuşlar  göçtü  , doğa sessizliğe  büründü  beyaz  , kanla sulandı .

 

Mirçiklar  ötmez oldu . Boranlar  uçmaz oldu . Hêgalar  ateşler içinde kıvrandı .  Daristanlar  ateş  toplarıyla  yanıp  kül oldu  . Kûrek , Gilgil  û Xeleler  artık ekilmez oldu  . Rîzler  artık  toplanılmaz oldu  .  Herler artık  anırmaz oldu  . Katırlar artık  yük taşıyamaz oldu  . Estareler artık  söndü . Feza  sûkut eyledi  . Merix  küstü  . Behramlar  artık  rayından çıktı  . Dağlar top atışlarıyla  yerle bir oldu  .  Köyler  boşaltıldı  . Baran bari  göçlerle  doldu  . Gözyaşları  sel olup aktı .  Dîcle kurudu  . Fırat  akmaz oldu  . Mûrad  sustu . Perî kana boyandı  .  Dar ağaçlarından geçilmez oldu  .

 

Ve Kürdün tufanı  yerli işbirlikçilerle  " Halkların  Kardeşliği  " adı  altında  geldi çattı  Kuzey Kurdistan da ...

 

Ve diktatöre aşıklar  taifesi türedi  zehirli mantarlar gibi  iskeleler kurarak  .

 

Üniversiteler  gençleri zehirledi  birer  Mar olup  döndüler  , Akrep olup soktular  .

 

Ve Kuzey Kurdistan  haramzadeler tarafından  işgal edildi  .

 

Hûlagunun  ruhu  hortladı  .  Canavar  yedi kocalı hürmüz gibi her tarafı sardı  sarmaşıklar gibi tohum ekdi .

 

Ve Orta Dünya  kan gölüne  döndü  .

 

Ve  yol gözüktü ciwanlara  .  Ciwanlar  umutlarla  üniversitelere akın etti  . Avcı  olacaklarına  av oldular  . Beyinler dumura uğratıldı  . Întikam  yeminlerinin  yerini  " Kardeşlik  Mersiyeleri "  aldı  , sonu bitmez  pazar senfonisi  susmadı  . Vahşi Batı  artık  tribünlerde yer aldı  yerli  oyuncular yerli malı adı altında sahne aldı  . Mitingler  , sokak gösterileri  , slogan atmalar  , kahrolsun nutuklarının sonu gelmedi  55 yıl boyunca  .

 

Ölen , öldürülen onlar oldu  . İşkencehanelerde  yaşam mücadelesi veren onlar oldu  .  Mezarsız  yatan onlar oldu  . Faîlî  meçhul cinayetlere  kurban  giden onlar oldu . Tecavüze  uğrayan onlar oldu  .  Kısırlaştırılan onlar oldu  . Sakat  kalanlar  onlar oldu . Bok yedirilenler onlar oldu  . Direniş  gösterenler onlar  oldu . Tarih yazan onlar oldu  . Birbirlerini kıran  onlar  oldu  . Birbirlerini boğazlayan  onlar oldu  . Birbirlerini mimleyen  onlar oldu . Birbirlerini jurnallayan onlar oldu . Sahibsiz mezarlara  sahip  olamayanlar onlar oldu  .  Ölümler  üzerinden slogan atanlar onlar oldu  . Tabutları zılgıtlarla  taşıyanlar onlar oldu  . Dünya da eşi  ve benzeri  görülmemiş  vahşete  maruz kalanlar onlar oldu  . 

 

Amaaa  hep  susmadılar  , ibret almadılar  , düşünmediler  , tüm  nakaratları   " Yaşasın  Halkların  Kardeşliği "  semada yankınlandı  .  Ağa babaları ise  keyif sürdü  . Gazinolarda , eğlence yerlerinde  , dansözlerle  şampanyalar patlatmaktan geri durmadılar  . Zaman zaman  1 Mayıs´ta sahne aldılar  " İşçi Hakları " adı altında  , halbu ki  en büyük  sömürgeci güç olan  " İşçi  Federasyonlarıydı "  Kemalizmin  bayraktarlığını  yapıp  sömürü düzenlerini derin devlet adına  kurmuşlardı  , aidatlarla  zenginleşip  holdingler  kurmuşlardı  , işçiler ise  ay başını  zor getiriyordu  , ağa babaları  ise Mercedeslerden inmez olmuştu  .

 

Ülkesi  işgal edilen  , hakları elinde alınan , kimliksiz  bırakılan  ,  anarşist  damgası  yiyen  , anadiline yasak getirilen ve  kanunla  yasamaya giren  Kürt ve Kurdistan oldu  .

 

Beyaz  Türkler ise  keyif sürerlerdi  onlara  yol gösterici oldular  , türklere  ise bir şey olmadı  perde  arkasında pinekleyerek  senaryolar üretmekle  meşguldular  . En iyi  sevgililere  onlar sahipti  ,  en iyi Rakıları  onlar içiyordu , en iyi gazinolara onlar gidiyordu  . En iyi  markalı arabalara onlar biniyordu  , çocukları tanınmış  kolejlerde  okuyordu  ,  devlet erkanlarıyla  onlar muhatap oluyordu  . Meyhanelerde  Bira içerek birbirlerine  aşk şiirleri onlar  okurdu  .  Devrim türkülerini ise  gazete köşelerinde seslendirirlerdi  , asla  mevcut olan Türk devletini yıkmak , yerine  halkların yığınlarından  oluşan  bir yönetimi düşlemediler  . Kemalizme dört elle sarıldılar  . Milli Misak kırmızı  çizgimizdir dediler  .  Kurdistan diye  bir toprak ve Kürt yoktur dediler  .  "  Bu ülkede  türk olmayanların  yaşama hakkı  yoktur dediler  .  Bu ülkede  Kürt olanların köle olduğunu  yüksek sesle dillendirdiler  tek  bir ağızdan  .  Kürtçe  anadili  istemek  bölücülüktür  dediler  " 

 

Gariban Kürt ise  onların maskotu olmuştu  , amenna , sedekna  diyerek  boyun eğmişti  bu zalimlere  , sorgulama yetisini  yitirerek  , yitik ülkenin  mazlumları olarak  vaz geçmediler  hala da öyleler  . 

 

Köçekler  meydanlara indi , aşnalar  hakaretler etti  .  Bir ağaç  için  barbarlaşanlar  Kürt çocuklarının ölümlerini  görmezden  geldi  .

 

" Atatürk  yüzyılın  mucizesidir  deyip  Kürtlere  tiranları , diktatörleri  , zalimleri  ata  diye servis ettiler  . " 

 

Ve sol  , solaklaştı  hümanizmin  dişleri adı  altında  . Solun  ağına kapılanlar ise  artık  atalarına yobaz demeye  başladı  , inançlara  savaş açarak hakaretler yağdırdılar  .

 

Seyîd Rıza  onlar için  yol kesen  haydut olmuştu  . Şêx  Seîd  onlar için artık  yobazdı  . Nûrî Dersimî  onlar için  haindi  .  Alişêr û Zarife  onlar için  hain olup  devlete  başkaldıran  cani olmuştu  .  Botan Mîrî  onlar için  isyankardı  ,  Şêx Ubeydullah onlar için bir şey ifade etmiyordu  .

 

Artık  yeni  atalar bulmuşlardı  kendilerine  ne kadar  barbar  , sübyancı ,  zalim , kan dökücü , insanlık düşmanı varsa  ideolojilerini  süslemişti  .  Artık  dışardan  gelin ve  damatlar  ithal  edilmiyordu  liderler ve ideolojiler  ithal edilip  Kurdistana da ihracatı gerçekleşiyordu  .

 

Yahudi  Lenin  onların  baş tanrısı  olmuştu , Barbar Stalin  onların  demir erki olmuştu  .  İnsan  kasabı  Mao  onlar için Kültür devrimcisi olmuştu ,  Zalim  Enwer  Hoca onlar için halkların duayeni olmuştu .  Romanyalı  Çavusesko onlar için  istihbarat  duayeni olmuştu  . Tüm bu putperestlerin başına da  Mustafa  Kemali  getirip  Anıtkabir  mabûtluğuyla  Milli Misak  oluşturmuşlardı  artık ciwanlarla  kolkola gezen  kızlar  görülmeye başlandı  onlarda  senfoniye dahil edildi  . Artık yeni tanrıları adına  sloganlar  atmalar eksilmedi  ve  Kurdistan kan gölüne döndü  kızıl şafaklar eksik olmadı  . Ekonomi  çöktü  .  Göç  yoğunlaştı  , kaçışlar başladı  maskeliler  ise tehditlerle  göz dağı  verdi  .

 

Tüm bunlar  " Büyük Türkiye " içindi . Demokratik  Türkiye  içindi . Halkların  kardeşliği içindi  . Halbu ki  Kürdün dawası  ne  türkiyeydi , ne demokrasi ne de  var  olmayan özgürlük   ve  slogan atma ve miting düzenleme  . Kürdün  dawası  işgal edilen  Kurdistanı azad etme dawasıydı  .

 

Kürdün dawası  ne  ideolojiydi    ne de  inanç  onların dawası  kendi  ülkelerini  özgürleştirmek ve  yeniden   tarih sahnesinde  devlet  sahipleri olarak yer almaktı  .

 

Kürt gençliği   akın akın  üniversitelerde kampuslarda kamp  kurdu  .  Akıncılar  ise onları  ağlarına aldı  , romantik aşıklar yaptı  .  Romantizim artık sahillerden  çarşılara  indi  . Fransız devrimi  artık  Kurdistan´da  giyotinlerle  kolkola  kanka oldu  .  Dantonlar  komiteler adı altında  halkı kışkırttı .

 

Ropesbierler  diktatörlüğünü ilan etti , dua edenler mimlendi  . Militer ataşelerde   hazır  beklerdi  ve  kalpaklar  dışarıya  fışkırdı  kan  döke döke  Napolyon  kükremiş  ximarlar gibi  kurtarıcı  rolüne soyundu  .  Yarasalar ise  mağaralarda  cirit attı  yaşasın  halkların kardeşliği  ve demokratik türkiye  , ileri  ey  gerilla nidalarıyla  ölümlerin arkası  kesilmedi . Faşişt  Franco   piestalarla  sihirledi  halkı  .

 

İki  kitap  okudular  dünyaya  yön vermeye  çalıştılar  , iki tane roman  okuyup  romantizmin şahikaları altında  bulutlara yolculuk yaptılar  .

 

Türkiye  metropolları onlar için asimilasyon fabrikaları oldu  . Devrim ihraç eden  maskotlar  olarak    ünlenip  bol    bol   efendilerinden   aferimler aldılar . Yaşa  varol paşam nidaları yankılandı  . Gündemi  hep yirmi yıl  geride takip ettiler  , tarihleride  Fransızlar oldu  , Franklara  hayran olup  papiloncu olarak   tokuşturma  tokmakçıları olarak  tanındılar . Yan ürün olarak şişirdiler kendilerini  ta Çinden , Latin Amerikadan , Doğu Avrupadan ta Sibiryaya  kadar  donmuş  çöpçatan ideolojileri KURDISTAN´a   ihraç etme  yarışmasına katıldılar  . Ne maratoncu oldular ne de rallici  her nedense ayakçı  olmaktanda kurtaramadılar  kendilerini  .

 

Kurdistana  döndüklerinde ellerinde  Che , Fidel , Mustafa Kemal , Lenin , Stalin  posterleri  oldu  .  Analarından  utandılar  , anadillerini  gerici  gördüler   bozuk  türkçeleriyle  anlaşılmaz dille  konuştular  kimse  onları  adam yerine sokmadı köpürdüler  , denizlerin   türkülerini yakıp gözyaşı  döktüler  ama  kendi fidanlarına ağlamadılar  zalimlerle  beraber kolbasti oynadılar  ,  horon tebip   tenkil hareketine  katıldılar  . Babalarına kem gözlerle baktılar  bak bak  KIRO´lara deyip küçümsediler  .

 

Ağa  babalarının  himayesi  altında   çıkarma yaptılar  ama  deniz yoktu  .  Ay  doğmamıştı  , şafak sökmemişti  . Bang  artık  sukût  etti .Kuşlar  haya etti  onlarda ise   ahlak  ayaklar altına alındı  . Hep bir ağızdan  haykırdılar  özgürlük  halk ise  kulak kabartmıştı  alkış  tutatacakları  yerde birden bire arkası  geldi  " HALKLARIN  ÖZGÜRLÜĞÜ  VE KARDEŞLİĞİ "  birden  bire şok geçirdi Millet  heyhat   heyhat devşirmeler  işgal etmiş guzide "  KURDISTAN WELATINI "  ne  derler bunlar  , akılları tutulmuş   itirazları  yükseldi  ve  ANKA yeniden  göründü  Heremê Kurdistan´da  .  Goristanlar ise  şikayet etmek için  sıra sıra  halinde  Bêxdaya kaçtılar  ,  Tehran  aferim vermek için Sîlemanî  kuçiklerini dawet etti  ve Vatana ihanet artık doğal hale geldi  . 

 

 

Sonuç ; Velhasıl   kelam  Kürdün başında  kurşun  ve bela eksik olmaz  . Ölümler cirit atar  . Köyler boşaltılır  , Kasabalar ateşe verilir . Kazalar  yerle bir edilir  ve yine "  İNADINA BARIŞ  TÜRKÜLERİ YANKILANIR "

 

Dünyada bunun  benzeri   tek bir  örneği yoktur . Tarihin hiç  bir döneminde  görülmemiştir ,  öyle bir akıl tutulması  buna rağmen  hala da  haykırırlar   her nedense  . 

 

Bir  toplum kendini  değiştirmedikçe  asla iflah olmaz  . Bir toplum  kendi kabuğundan  çıkıp  hak nazarıyla  hakikatleri görmedikçe asla  yola gelmez  . Sizler ne Danyalsınız  ne de  Musa  . Ne de  " Talîta qûm " deyip mûcîze gösterensiniz  . Sizler  kendiniz olmadığınız müddetçe  încîlin ifadesiyle  o zaman " Elohî elohî lema şewektanî " demeye dewam edeceksiniz  . Tewratın  ifadesiyle de "  Üstün Irk olarak gördüğünüz Beyaz  Türklerin " maskotu olmaktanda  asla kendinizi kurtaramazsınız  . Sizler  her zaman onlar için  GHOYÎM´siniz  bunu aklınızda çıkarmayın  .

 

Yuşa  yalın kılıçla  fethe çıktı  . Musaya nasip olmayan  azadî  bayraktarlığını  diplomatik kanallarla dünyaya taşıdı  .  Artık  bekolara dur demek için gecesini gündüzüne  katarak  ötekileşenlerin kataraklarını  yok sayarak  meydanlarda  mergler eşliğinde  pêş  olarak  . Serdarlar gibi  yürekli  duruşuyla  .

 

Hak geldi batıl zayi oldu  .

 

" Ceylan Önkol´un  aziz  hatırasına  " 

 

**

 

Tabip  Mîralay  Kavarij el - Kurdistanî

11.01.2016 .  Dişeme /  Montag -  Selam û Nîyazla

Wesselam - Bimanen  xêr û weşî  de  ..

Homa  Hafız

 

Tabip Miralay
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Siverek Belediyesinden İmar Planında Keyfi Uygulama
Siverek Belediyesinden İmar Planında Keyfi Uygulama
(GÜNCELLENDİ) Siverek'te Silahlı Kavga: 1 Ölü 2 Yaralı
(GÜNCELLENDİ) Siverek'te Silahlı Kavga: 1 Ölü 2 Yaralı