Kürdistani Partiler: Savaşa Son, Kürdistan’a Statü

Kürdistan halkı tarihi boyunca yaşadığı katliam, göç ve acıları bir kez daha yaşıyor. Türk Devleti, 90 yıldır izlediği ‘’tek devlet, tek vatan, tek millet, tek bayrak’’ anlayışında ifadesini bulan çözümsüzlük siyasetini, ne yazık ki yine şiddet ve saldırılarla sürdürmek istiyor.

Kürdistani Partiler: Savaşa Son, Kürdistan’a Statü

Kürdistan ve Türkiye Kamuoyuna

Savaşa Son, Kürdistan’a Statü

Kürdistan halkı tarihi boyunca yaşadığı katliam, göç ve acıları bir kez daha yaşıyor. Türk Devleti, 90 yıldır izlediği ‘’tek devlet, tek vatan, tek millet, tek bayrak’’ anlayışında ifadesini bulan çözümsüzlük siyasetini, ne yazık ki yine şiddet ve saldırılarla sürdürmek istiyor.

Tekrar başlayan çatışmalar onbinlerce insanımızın evini, işyerini terk etmesine ve Kürdistan’ın yeniden yıkımına neden olmaktadır. Türk Devleti’nin bu şiddet politikasına, PKK de ‘’şehirlerde silahlı mücadeleyle özgür alanlar yaratma’’ adı altında yürüttüğü hendek siyaseti ile daha uygun zeminler oluşturmaktadır. Zarar gören yine halkımız ve ülkemizdir.

Birkaç metre ötemizde insanlık mirası Sur'da, Silopi'de, Cizre'de ve Kürdistan'ın başka şehirlerinde çocuklar, kadınlar, siviller hedef gözetilerek öldürülmekte, meskun mahallerde tanklarla, toplarla asayiş ve kamu güvenliği sağlanmaya çalışılmaktadır. İnsanlarımız yürürken, evde otururken, kahvaltı yaparken, ibadet ederken top güllesine, roketlere, tank ateşine veya kurşunlara hedef olmakta, hayatlarını kaybetmektedir. Yaralılara müdahale edilememekte, bu nedenle insanlar yaşamını yitirmekte, ölenlerin cenazeleri sokaklarda günlerce kalmakta, müdahale edilememektedir. Bazı vatandaşların cenazeleri haftalarca evde kalmakta, defin işlemi ve dini vecibeleri yerine getirilememektedir.

Evlerini terk etmek zorunda kalan vatandaşlar tanıdık ve akrabalarının evlerinde zor şartlarda ve yarı aç, soğukta perişan bir halde hayatta kalma mücadelesi vermektedirler. Ekonomi iflas etmiştir. İnsani felaketin büyüklüğü karşısında yapılan yardımlar çare olmaktan uzak, günü bile kurtarmaya yetmemektedir. Bazı STK'ların yardım girişimleri engellenmektedir. Mülki ve yerel yönetimler bu konuda ciddi hiç bir girişimde bulunmamaktadır.
Son günlerde çocuklara, kadınlara ve siyasi şahsiyetlere yönelik kasıtlı ve hedef seçilerek yapılan saldırılarda artış görülmekte, bazı siyasi partilerin kapatılması gündeme gelmekte, siyasi şahsiyetlerin 'bedel' ödeyeceği dillendirilmektedir. Bu gelişmeler kaygı vermenin ötesinde, sorunu daha da çözümsüz kılmakta, Kürdistan ve Türkiye halklarının maslahatına olmayan neticeler vermekte, verecektir.

Yaşanan bu tablo karşısında tüm dünyayı müdahil olmaya çağırıyoruz. BM’yi, Avrupa Birliği’ni, Güney Kürdistan Hükümeti’ni, insan hakları savunucularını bir kez daha bu savaşa ‘’dur’’ demeye, Türk Devleti’ne de PKK’ye de etkili müdahalelerde bulunmaya çağırıyoruz.

Türkiye ve Kürdistan’daki tüm Valilikleri, Kaymakamlıkları, Belediyeleri, Vakıfları, STK’ları, işadamlarını Cizre’de, Silopi’de, Nusaybin’de, Sur’da ve diğer yerleşim birimlerinde halkımıza etkili, acil insani yardımları sağlamaya çağırıyoruz.

Türk Devleti ve PKK’nin derhal ateşkes ilan etmesi, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, atılması gereken ilk adımdır. Güven artırıcı adımların atılması, tüm Kürdistan siyasi partilerinin muhatab olacakları ve uluslararası garantörlerin dahil olacakları sahici yeni bir çözüm sürecinin başlatılmasını elzem görmekteyiz. Meskun mahallerde hendek ve barikat pratiğinin terk edilmesi, tankların, topların, asker ve özel timlerin de meskun mahallerden derhal çekilmesi, sokağa çıkma yasaklarına son verilmesi ve normal hayatın devamına imkan verilmesi gerekmektedir.

Kürt ve Kürdistan meselesinin hukuka, adalete ve eşitlik teamüllerine uygun bir statü ve barışçıl yol ve yöntemlerle, siyasi bir çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Bu nedenle de ‘’Savaşa hayır, Kürdistan’a statü’’ diyor, tüm halkımızı bu sesimize ses, gücümüze güç katmaya çağırıyoruz.

Bizler Kuzey Kürdistanlı siyasal parti ve hareketler olarak, bir kez daha Kürdistan sorununun çözümünde ararbulucu değil, taraf olduğumuzu açık bir şekilde dile getiriyoruz. Bu sorunun bir tarafı olarak, siyasal ve adil bir çözüm için, Türk devleti ile de, PKK ile de, BM, AB, Güney Kürdistan Federe Devleti ile de görüşmeye hazır olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Halkımıza dayatılan bu savaşa ve yıkıma hayır diyoruz.

Kürdistan ve Türkiye kamuoyuna saygılarımızla.

08.01.2016 Diyarbekir

AZADÎ HAREKETİ, ÖSP, PAK, PAKURD, PDK-BAKUR, PSK

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İsmail     0000-00-00 Kürdistan bir gün statü kazanirsa (ki inşaallah kazanir) ve bu statüde pkk iktidar olursa (ki inşaallah olmaz) ilk iş sizi Kürdistandan sürer. Çünkü pkk kendinden başkasina tahammul etmez ve musamaha göstermez, bazen kendi kendine bile tahammul etmez. Halen kendi iç infazlarina ilişkin bir bilgi yoktur.Kürt ve Kurdistan davasina verdikleri zararin haddi hesabi yoktur.Onun için guçlerinizi birleştirip mucadele etmek lazim
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İhtiyaç Sahibi Öğrencilere Kırtasiye Yardımı
İhtiyaç Sahibi Öğrencilere Kırtasiye Yardımı
Siverek'te Yangın Korkuttu
Siverek'te Yangın Korkuttu