Kürt Çocuklarının Asimilasyon ile İmtihanı

Yazarımız Ferhat Şivan yazdı

Kürt Çocuklarının Asimilasyon ile İmtihanı

Kürdistan’daki köy okullarını bilirsiniz yıkık dökük binalar o binaların içinde yine yıkık dökük masa ve sıralar ve o sıraların üstünde oturan Kürt çocuklarının temiz, saf kalpleri ve hayalleri vardır. Birde o saf ve temiz kalpleri yıkmaya gelen öğretmenler(!) vardır. Hiçbir şeyin farkında olmayan bu cennet yüzlü çocuklar Kürtlere karşı yürütülen böl ve yönet politikalarının beraberinde getirdiği bölünme ve parçalanmanın etkisiyle oluşan ekonomik sıkıntılardan dolayı zamanının çoğunu hayvancılık yapan ailelerine, yardım ederek geçirirlerdi. O cennet yüzlü çocuklar için eğitim öyle huzur verici bir şeydi ki okula gitmek için sabah erkenden uyanıp saatlerce okulun önünde öğretmenin gelmesini beklerlerdi hiçbir şeyin farkında olmadan…

Öğretmenlerin servis aracı görününce köy yolunda, çocukların sevinç çığlıkları köyün her tarafından duyulurdu  (ama ne yazık ki çocukların sevinç çığlıkları biraz sonra onları asimilasyon sarmalına koyacak öğretmenlerini engelleyemeyecekti ve onlar büyüdükçe sevinç çığlıkları haykırışa ve isyana dönüşecekti.)

Öğretmen geldiği gibi asimilasyon dersi başlardı. Okulun önünde sıraya giren Kürt çocuklarına derin ve yüksek bir sesle, Türkçe ‘ANDIMIZ’ okutulur, bu sesten bütün köy nasibini alırdı üstelik okumayan cezalandırılır ve sessiz okunduğunda bir daha tekrar ettirilirdi. Doğal olarak köylülerde ‘Türküm’ demekten bir daha nasibini alırdı. Her sabah bu tekrarlanırdı ve her sabah Kürdistan’ın bütün köy, kasaba ve şehirleri Kürt çocuklarının ‘Türküm’ ve ‘ne mutlu Türküm diyene’ sesleriyle güne merhaba diyordu. Yani Türküm diyen mutlu olacaktı!

Kürt çocukları andımızla Türk yapıldıktan sora kendi aralarında Kürtçe konuşarak Kürt olduklarını haykırıyorlardı asimilasyonun yüzüne yüzüne. Öğretmen derse hazırlık yaparken Kürt çocukları sıralardaki yerlerini almış hala birbirleriyle Kürtçe şakalar yaparak gülüp eğleniyorlardı. Karşıda duvarda asılı duran tablolarda bayrak ve Atatürk resimleri, 1881 ve 1938 rakamları ve ay yıldızlı tablo adeta çocukların beyinlerine kazılır ve unutulmayacak hale gelirdi. Öğretmen konuşmaya başladıktan sonra çocuklar anlamadığı için kendi aralarında Kürtçe konuşmaya devam ederlerdi ve çoğu zaman bu davranışları onlar için sıra dayağı demekti. Türkçe konuşmayı bilmediği için lavaboya gidemeyen ve öğretmene karşı Kürtçe konuşmaktan çekinen çocukların özgüvenlerinin kırılması da asimilasyonun başka bir boyutuydu.

 

Her gün Atatürk, Türkler, Türk milleti, Türk yurdu ve Türk bayrağıyla ilgili ödevler verilir ve şiirler ezberletilirdi ki yarına ben Kürdüm diyen bir nesil ortaya çıkmasın diye… Bütün bunları yaparken vicdanı sızlamayan öğretmen(!) ise bu işi aşkla yapıyordu.

Belli bir süreden sonra bilinçaltına yerleştirilen asimilasyon kavramları çocukların yaşamını ve özünü altüst ederdi.

Bu asimilasyon sarmalı günlerce aylarca ve yıllarca Orta öğretim, lise ve üniversitelerde farklı versiyonlarda ve dozu arttırılarak hep devam etti. Peki bu kadar yoğun ve ezici bir asimilasyonun neticesinde ne oldu?

 Bu gün kendi dilinden, kültüründen ve tarihinden habersiz bir nesil var. Türk devletini kendi devleti, Türk bayrağını kendi bayrağı ve Türk tarihini kendi tarihi olarak bilen bir nesil var. Bu sonuç devlet aklının eğitim sistemine yerleştirdiği sindirme, susturma ve yutma gibi asimilasyon politikalarının kısmi bir sonuç verdiğinin göstergesidir.

Fakat bir kesim unutuldu, hesaba katılmadı veya unutulmadığı halde ilahi adaletin tecellisi ve gücünden dolayı bir şey yapılamadı. Bütün sindirme, susturma ve yutma politikalarına karşı kendi özüyle, kimliğiyle ve benliğiyle dimdik ayakta kalan Kürtlere bir çare bulunamadı. Ne ölüm ne de işkence onları Kürt olmaktan ve Kürdüm demekten vazgeçiremedi. Kürt çocuklarına Kürdistan topraklarında ‘ne mutlu Türküm diyene’ dedirtenler yanıldılar. Çünkü Doğal olana, tabii olana ve ilahi olana hiçbir beşeri ideoloji ve politika baş edemedi ve edemeyecektir. Doğal olan Türk toprağı denen toprakların Kürdistan, Türk milleti denen milletin Kürt milleti olduğudur.

Ferat Şivan

ferhat.sivan@hotmail.com

Ferhat Şivan
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bıçakçılar Bayram mesaisine başladı
Bıçakçılar Bayram mesaisine başladı
Siverek'te Kurbanlıklar Pazara İndi
Siverek'te Kurbanlıklar Pazara İndi