Advert
Advert

Kürt siyasetine ilişkin

Yavuz Delal yazdı

Kürt siyasetine ilişkin

Fiili bir durum olarak, doğru biçimde adına “Kürt siyaseti” denilen olguyu daha iyi anlayabilmek için ona dair yaklaşımları ana hatlarıyla bilmek lazım.

Kürt siyaseti denilen olguyu temel iki kategoriye ayırmak mümkün.

Kürt siyasetine içerik ve biçim veren bu temel iki kategori kendi içerisinde de alt kategorilere sahiptir; ve ne temel kategoriler ne de alt kategoriler tam olarak homojendir. Yani alt kategorilerle birlikte temel iki kategori de tam olarak aynı tarz dünya görüşüne sahip üyelerden/unsurlardan müteşekkil değildir.

Homojen olmayan bu kategorilerin aralarında üye ve aktivite transferlerinin sıklıkla yaşanması kategorilerin karakteristik olarak statik ve sekter olmadığını, aksine konjonktürel gelişmelere ve üyelerin içinde bulunduğu sosyopsikolojik, sosyoekonomik ve sosyopolitik şartlara bağlı olarak dinamik, değişken ve elastiki olduğunu gösterir. Bu bakımdan da Kürt siyaseti oldukça kaygan bir zeminde yürümektedir.

Kürt siyasetini ihtiva ve himaye ettiği varsayılan Kürtlerin temel yaklaşımlarını en genel anlamda şu iki kategoriyle formüle etmek mümkündür:

1- Siyaseti Kürtlerin tabii ve siyasi taleplerine, yani “Tarihsel İrade”ye alet eden Kürt siyaseti:

Bu kategoriyi; “Kürt sorununun tarihsel özünü barındıran ana arter veya ana damar olarak siyaseti tarihsel iradenin hizmetine veren, siyaseti hakka ilişkin iradenin bir kaldıracı olarak elverişli gören Kürt siyaseti” şeklinde tanımlamak mümkün.

Kürt sorununun ana temasını oluşturan bu kaynak, tabii ve siyasi taleplere dair tarihsel Kürt siyasetidir. Bu siyaset, içeriğini teşkil eden temel irade karakteri dolayısıyla takipçilerinden bağımsız ve onların fevkinde olan bir siyaset biçimini ister istemez doğurur. Bu siyaset hem insanlığın ortak vicdanının hem de insanlık vicdanıyla örtüşmemesi mümkün olmayan İslam’ın doğru veya doğruya en yakın bulacağı siyaset biçimi olarak karşımıza çıkar. Bunun sebebi aslında çok basittir; zira insanlığın ortak vicdanına ve halkın inancına tekabül etmeyen bir siyasetin akla ve gönle hükmedip süreklilik kazanması, yüzlerce yıl sürdürülebilir olması neredeyse imkânsızdır.

2- Kürtlerin tabii ve siyasi taleplerini, yani “Tarihsel irade”yi siyasete alet eden Kürt siyaseti:

Bu kategoriyi; “şartlar gerektirdiği zaman Kürtlerin tarihsel iradesini politik ve ideolojik bir manivela olarak kullanan Kürt siyaseti”şeklinde tanımlamak mümkün. Bu, tarihsel iradeyi bireysel, cemaatsel veya partisel çıkara alet eden siyaset biçimidir. Bu kategoride hem başlangıçta ilk kategoride yer alıp zaman içerisinde bireysel veya grupsal politik çıkarını önceleyenler hem de ilk kategorinin geldiği nokta itibarıyla tarihsel iradeden uzak durmanın anlamının kalmadığı veya uzak durmanın mümkün olmadığı bir aralıkta siyaset yapmak durumunda olanlar yer alır. Bunlar tarihsel iradeyi, paradoksal biçimde kaynağından uzaklaşarak siyasete konu etmektedir. Bu yüzden de doğal olarak paradokstan çıkamazlar; muvakkat bir siyasettir ve yalnızca çıkarların örtüşmesiyle mümkündür.

Kategorilerden ilki kuramsal ve duygusal olarak ikincisinden; ikincisi de pratik ve pragmatik olarak ilkinden güçlü siyaset biçimleridir. Bunları birbirinden ayırmak çok zor olduğu gibi, ayırmamakta insafsızlık olur. Tabii olarak kategoriler bu biçimde Kürt siyasetinde ifade edilmez; ama Kürt siyasetindeki duygusal ve kılgısal sorunlar, kafa karışıklıkları, meddücezirler, itham ve hakaretler bu aralıkta dolaşmaktadır.

Vakıa olarak veya fiili durum olarak bir Kürt siyasetinden bahsetmek mümkün olsa da, bu siyasetin hem iç hem de dış dinamikler bağlamında ne tür bir siyaset olduğu akademik tartışmaya ve izaha muhtaçtır.

Yavuz delal
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Menfaatçilerin Kurbanı Olan Siverek
Menfaatçilerin Kurbanı Olan Siverek
AK Parti İlçe Teşkilatında Bayramlaşma
AK Parti İlçe Teşkilatında Bayramlaşma