Advert
Advert

MUHAMMED ALÎ CLAY VE ONURLU DURUŞU

Yazarımız Tabip Miralay Yazdı

MUHAMMED  ALÎ CLAY VE ONURLU DURUŞU

" Mi Home ra zengîn ti waşt , Homa zî  dînî  Îslamî  da mi " Qale Mihemmed Elî Qiley ; Bokserê namdarê cîhanî . Homa rehme xo ci biker o .

" Min ji Xwedê dewlemendî xwest, Îslamê da min."

" Ben Hz. Allah´tan  zenginlik istedim , lakin  Hz. Allah´ta bana pak Îslam dînîne girmeyi nasip etti . " Dünya Boks Şampiyonu Muhammed Ali Clay ."

 

Hakkın rahmetine bile erdiğinde ,  tüm dünya müstekbirlerine mesaj vererek  , mazlumdan  yana olduğunu bir kez daha deklare ederek Kürt dostu olduğunu dillendirdi ve huzurla dolu Hz. Allah´a  yöneldi . Rahmetiyle ,  insan hakları  aktivistiyle bunu yaptı vasiyetinde , zalimleri  dünyanın önünde rezil ederek  . Vefatın  kutlu olsun ey mazlumların dostu  Muhammed Ali , rahmet melekleri  seni karşılarken  huzurla , onlara kavuştun . Yumrukların nasıl  boyun eğmedi ,  vefatınlada  boyun eğmedin  zalimlere , insanlığa ders verdin ,  sedanla . Ruhun şad olurken  fevc - fevc  zalimler ve yardakçıları apar topar  geri döndü  . Yardakçılar ise  hakikatleri sakladı , ağız birliği edercesine ,  nasıl ki  güneş balçıkla sıvanmaz ,  hakikatler dünyaya dalga dalga yayıldı . Öldürmekten başka bir mesleği olmayan ,  yerin dibine battı aynen Karun gibi  kapı kulu bekçili  belamıyla .

Selamen  xêyren  ya  habibe Muhammed Ali .

 

Beyaz  adam baharat için sıcak denizlere indi . Denizler dalgalarla boğuştu , Santa , Maria ise kıyılarda gözüktü . Ellerinde Haç  ve Jesus Christus adına  kan döktüler . Amerika  feryad etti  , Maya , İnka , Aztek boğduruldu , insanlar günlerce  aç ve susuz kaldı , dağlara sığındılar , Medeniyetleri yok edildi , beyaz adam  Avrupa´dan  insan ihraç etti  ve sömürge devresi başladı . Zenginlikler talan edildi . İnsanlar  yem oldu , Papazlar fetva verdi  . Kızılderililerin  bedenleri  ızgaralarda  mideye indi . Ve  altın ve gümüşler  Avrupa´da kiliselerin inşaatlarında , sarayların masraflarında kullanıldı , kısa süre içinde 20 milyon  Kızılderili katledildi beyaz adam tarafından . Dillerini asimile ettiler yetmedi , melez bir ırk oluşturdular ve onları insan yerine koymayıp  ülkelerini talan ettiler . atalarının ruhlarını incittiler , kimse onların feryadını duyamadı . Köle olmayı red ettiler beyaz adam onları köleleştiremedi ...

Ve Manitu yüreklerde teselli verdi , kullarına . Beyaz adam ise merhamet nedir bilmezdi ..

 

Rota bu sefer  Afrika´ya çevrildi acımasızca . Beyaz adam insanlıktan çıkmıştı , yeni insan gücüne ihtiyaç duyuyorlardı . Orta Doğu´ya yönelmeyi akıllarından bile  geçiremiyorlardı . Medlerin  torunları onların iliklerine kadar korku vermişti . Haçlılar  geldikleri gibi  gitmişlerdi  bir daha da gelmemek üzere ta ki Acemler onlarla işbirliği yapıp  gelene kadar .

Amerika  artık  sömürülmüştü ,   kocaman kıta olarak ,  ekin ekmek için kölelere ihtiyaç  duyuyorlardı ve Afrika´ya o gün  gökten acımasızca taşlar yağdı Jesus Christus adına . Tenleri  siyahtı , beyaz adam tarafından ,  ilkel olarak görülmüşlerdi , insan yerine konulmuyorlardı . Halbu  ki  tarihte nice medeniyetler kurmuşlardı , modern insan  Afrika´dan dünyaya yayılmıştı , beyaz adam ise idrak edemiyordu tüm bunları . Tek hedefleri köleleştirmek için Afrika kıtasına haçlı seferlerini düzenlemekti . Karşı koyanlar öldürüldü . Limanlar  köle mekanları olarak misyon üstlendi . Zincirlere  bağlandılar  , kadın , çocuk , genç ayrımı yapılmadan  fiyatları yüksek  tutmak için de son rotaya varılmadan köleleştirilen   Afrikalıların yarısından  fazlası   denizlere atılıyordu , Kimseye hesap  vermezlerdi . Tam  400 yıl boyunca bu katliam devam etti , hemde kilise destekli olarak , yöneticilerle işbirliği yaparak . İsimleri köleydi  , hayvandan daha aşağı idiler  günde 18 saat çalışıyorlardı , uyku nedir bilmezlerdi , kötü koşullar altında , kırbaçlanarak  hayatta tutunmaya çalışırlardı ve kölelik artık ruhlarına işlenmişti . Hakları hiç yoktu , öldürüldüklerinde sahipsizdiler . Bunlar  Afrika´nın değişik kabilelerinden  getirilmişti  , günümüzde ise değişik  Afrika  ülkelerde tek bir yerden değillerdi . Hayvanların  hakları vardı ama onların ise hiç yoktu . Ezilmişlik psikolojisiyle  spora yöneldiler ve Amerika da ünlendiler buna rağmende ayrıma uğramaktanda geri kalmıyorlardı , örgütlendiler baş kaldırdılar  gemilere doldurulup  Liberyaya gönderildiler orda ülke kurdular bir avuç olarak geride ise milyonlar kalmıştı . Birleşik Amerika savaşında cepheden cepheye koştular öldüler , öldürüldüler  buna rağmende insan olarak görülmüyorlardı beyaz adam tarafından .

Tüm bunları  göz önüne getiren  Muhammed Alî Clay öfkeliydi onun öfkesi  ona metin olmayı öğretti ve duruş sergiletti , artık beyaz adama  boyun eğmemenin insani bir duruş  olduğunu öğrenmişti .

Köleleştirme devresi itibariyle  takriben 20 milyon Afrikalı katledildi , mezarsız olarak . Beyaz adamın dosyayı o kadar kabarıktır ki saymakla bitmez , nereye gittilerse mutlaka veba gibi ölüm saçtılar , acımasızca .

 

"  Vietnamlılar bana hiçbir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım." ,  diyerek Vietnam savaşına gitmediği için 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırıldı.

 

"  Asker kaçağı değilim. Ne bayrağımızı yakıyorum ne de Kanada’ya kaçıyorum. Burada kalacağım. Beni hapse mi tıkmak istiyorsunuz? Olur, istediğinizi yapabilirsiniz. 400 yıldır zaten hapisteyim. Üç beş yıl daha yatacakmışım ne çıkar. Ama katillere yardım edip fakirleri öldürmek için 15,000 km’lik bir mesafe katetmeyeceğim. Ölmek istesem, burada ölürüm. Şimdi, sizinle kapışarak ölürüm. Benim düşmanım sizlersiniz. Çinliler, Vietkonglar veya Japonlar değil. Özgürlüğümü istediğim zaman bana karşı çıktınız. Hakkımı aradığımda bana karşı çıktınız. Eşitlik istediğimde bana karşı çıktınız. Benden bir yere gidip sizlerin uğruna savaşmamı mı istiyorsunuz? Ben haklarımı ve dinî özgürlüğümü elde etmeye çalışırken sizler bana Amerika’da bile destek vermediniz. Kendi memleketimizde bile beni savunmadınız. Hayır, hayır size yardım etmeyeceğim. Çünkü hiç bir Vietnamlı yolda yürürken arkamdan ''Pis Zenci'' diye bağırmadı bana !''

Amerika  artık  gücünün zirvesindeydi , hiç bir kudret onu durduramıyordu , girmediği , ülke ve deniz kalmamıştı , okyanuslar bile feryad ediyordu , Ay bile utancından kaçıyordu , güneş bile ışıklarından imtina ediyordu . Silah sanayisi artık stoklardan kurtulmak için mutlaka savaş ilan etmeliydi , savaşa kılıf bulmak sadece bir makyajtı . Ve John F. Kennedy ise direndi , ve  CIA tarafından  suikastle öldürüldü ve iktidarın el değişmesiyle Vietnam kana bulandı  ,  bombalar  ölüm  saçtı , sirty´lerin  sonu gelmiyordu , insanlar işkence altında ölüyordu  . Silah  satıcılarına artık gün doğdu , Amerika  darbe üstüne darbe alıyordu  Vietnam´da , insan gücüne ihtiyaç  duyuluyordu , insanlar  asker edilip cepheye gönderiliyordu  ta uzak diyarlara Asya kıtasına .

Amerikanın şiarı ise Demokrasi götürmekti halbu ki Demokrasinin " D ´sinde " bile keramet yoktu " Dead " kelimesi  ölüm saçıyordu Vietnam´da .

Amerika kendi eyaletlerinde  Siyahîlere / Afrikalılara bile haklar vermemişti , Afro - Amerikalılar insan bile görülmüyordu , Restaurantlarda / Lokantalarda koca koca panolarda " Köpek girebilir Negro / Afrikalı giremez " yazısı vardı her tarafta. Afrikalı bile demezlerdi  Negro derlerdi  yani siyahlar  bu kelime başlı  başına ırkçı bir kavramdı .

Özgün duruşuyla , tüm dünya haklarının saygınlığını kazanan Muhammed Ali Clay isyan etti beni bir sefer insan yerine koymuyorsunuz , ödüller almama rağmen ve Vietnamlılar beni aşağılamadı bana defol pis zenci demedi , onlarla bir sorunum yok neden  sizin adınıza gidip savaşayım , ölümlerden sorumlu olayım dedi . Amerika şoka girdi bu çıkışla , mutlaka cezalandırılmalıydı , ünvanı elinden alınmalıydı ve yıllarca hapiste yatmalı ve para cezasıylada son ölümcül darbe vurulup bir daha da kimse cesaret edip karşı gelinmemeliydi . Clay´in bu çıkışı çok kişiye ilham verdi , cesarete cesaret kattı , hakkın sesini kısanlar bilmezlermi kar topu olup  gökte rahmetle inip zalimlerin kalbine korku salacağını , Clay asla tereddüt etmedi mücadelesini sonuna kadar sürdürdü  son nefesine kadar .

Muhammed Ali Clay bu çıkışı  Turkey´de yapmış  olsaydı vatan haini ilan edilmekle kalmazdı linç edilirdi , ama paşaların ve mebusların çocukları çürük alıp kahraman ilan edilirdi .  Zorla silah altına alınan kürtlerde kimin için ne savaşı verdikleri  belli olmamasına rağmen , zorla silah altına alınan Kürtlerde  bölücü ilan ediliyordu  Tsk  karargahında . Güçlüler  tarih boyunca  kendi iktidarları için nice insanları ölüme gönderip ,  sıcak yataklarında  uyumuşlardır  , halkın çocukları ise asla umurlarında olmamıştır .

Bir zamanlar  400 yıl önce Afrika´da gelen atalarına yakışır bir şekilde başı dimdikti . Kimbilir  ataları hangi  ülkedendi asla  öğrenemedi  " X Land " olarak tarihe kaydedildi  .

Beyaz adam asla iflah olmadı ,  önce yerli Kızılderilileri  soykırımdan geçirdiler onların topraklarına el bastılar ve arkasından  da Afrika´dan köleler getirdiler ve var olmayan bir ülke inşa ettiler var olan medeniyetleride tarihten  silerek .

Para cezası ödemesiyle korkutan Beyaz Saray  Clay´a boyun eğdiremedi . Onurlu bir şekilde pes etmedi , intikamını Ringlerde aldı ve Dünya tarihine Afro - Amerikalılar  için ismini altın harflerle yazdırdı . İnsanlığa armağan etti  asla Beyaz adama güvenmedi .

 

" Bana iki seçenek sundular; ya cezaevi ya da savaş.Başka bir seçenek daha olduğunu hatırlatmak isterim: Adalet. "

 

Muhammed Ali Clay , inancından  dolayı haksızlığa uğramadı ,  ki zaten  o dönemde kendisi Hıristiyandı . Daha müslüman olmamıştı , müslüman bile olsaydı o siyahiydi , renginden  dolayı eziliyordu , insan yerine konulmuyordu onun şahsında Afro - Amerikalıların hepsi aynı durumdaydı . Amerika´da Adalet  asla siyahiler , kızılderililer için var olmadı , beyaz adam için adalet vardı . Amerika´da insanlar ırkçılar tarafından katlediliyordu , Amerikan adaleti ise alkışlıyordo bu canileri . Adalet vardı  ama herkes için yoktu . Adalet vardı ama ibresi beyazdan yanaydı , adalet vardı ama sadece güçlüler için vardı , adalet vardı , feministler için vardı , adalet vardı hayvanlar için vardı  ama  Afrikalılar için yoktu . Amerika  köleliği kaldırdığından dolayı hava atıyordu ama resmiyette ve real  hayatta ise  kölelik vardı  , Afrikalılar  köleydi , özgür değillerdi .

Eline masum kanını  değdirmedi , savaşmayı  red etti  ama bedel  ödettirdiler ona  buna rağmende alnı açıktı .

Adalet seçeneği ise onun için yoktu , beyaz adam için vardı " Weisse Mann " nereye gittise mutlaka ölüm saçtı , milyonları hayatlarından etti . Yaşamları  köreltti , doğayı tahrib etti . Dünyayı yaşanılmaz bir hale getirdi . Weisse Haus , ölüm saçıyordu  veba dalgası gibi her yerde virüs taşıtarak .

Adalet  herkes için vardır , dîninden , inancından , mezhebinden , renginden , ırkından  dolayı herkese . Adaletin olduğu yerde insanlık yeşerir . Adaletin olduğu yerde nefesler alınır .

Adaleti  zalimlere  hatırlatan  Clay  ama adaletten  nasiplenmeyende kendisiydi .

 

" Bir hayatımız var, yakında geçmişte kalacak; yalnızca ALLAH için yaptıklarımız sonsuza dek kalacak."

 

İnsan  hangi inançta olursa olsun fark etmez iman ediyorsa ve tam ettiğinde hiç bir güç ve kuvvet onu imanından  , inancından  caydıramaz . Çünkü  iman ederken  bilinçle eder ,  dil ile ikrar etmez ,  yürekten inanarak teslim olur . İslam  teslimiyeti telkin eder , dil ile ikrar etmeyi ve telkinler yapmayı değil . Mekke döneminde tüm zorluklara rağmen , aç ve susuz kalmalarına rağmende , kızgın taşlar altında işkencelerden geçmelerine rağmen , tam bir iman gücüyle teslim olmuşlardı , rabbel alemine . Medine döneminde ise nimetlerden  faydalananlar sonradan , İslam dünyasını kan gölüne çevirmişlerdi .

Her insan  doğal olarak , doğar , gelişir , büyür ve fiziksel olarak bu alemden göç eder gider . Yaptıkları iyilikler , davranışlar , ahlakî duruşları onlara sonra ki kuşaklara miras olarak kalmıştır . Maziyi hiç bir güç geri getiremez , önemli olan maziye saplanıp kalmamaktır , geleceğe doğru yelken açıp ilerlemektir , gelecek nesillere güzel şeyleri bırakmaktır , sarsılmaz eserlerle , göklere yükselen abidelerle ölümsüzleştirerek .

İnsan  kendini Allah´a adadığında hem vicdanlı olur , hem adaletli , hem merhametli . Attığı  tüm adımlarında adaleti şaşırmadan yapar çünkü  vicdanı onun terazisidir . Korktuğu ve iman ettiği bir yaratıcısı  vardır , hesap verdiği bir xalık var onun bilinciyle hareket eder . Yaratılandan dolayı herkese  insan nazarıyla bakar , saygı duyar , renginden dolayı asla kınamaz  ayeti kendine şiar edinir , rengleriniz ve dilleriniz benim ayetimdir dusturü  onu kendine getirir .

Allah için yapılan tüm haseneler  mutlaka ödülle karşılık bulur . Bu  ödül rahman tarafından vaad edilmiştir. Bu da sonsuz bir yaşamla mümkündür . İnsanoğlu  göç ettiğinde şu geçiçi mekanda sonsuzluğa uğurlanır , mükafat ve cezayla .

 

"  Portre ;  Muhammed Ali "

 

Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi boksörü olarak değerlendirilen Muhammed Ali, keskin söylemleri ve politik duruşuyla da tanınıyordu. Muhammed Ali profesyonel kariyerinde sadece beş kez yenildi.

 

74 yaşında hayatını kaybeden Ali'yi ringlerdeki başarısının yanı sıra dünya çapında ünlendiren başka sebepler de vardı. 22 yaşında Müslümanlığı seçti, Vietnam Savaşı'na katılmadığı için birçok ceza aldı, politik duruşunu her zaman korudu, ırkçılığa karşı savaştı.

 

Kariyerindeki 61 maçta sadece beş kez yenilen Ali, "Ben boksun Elvis (Presley)'iyim", "Kelebek gibi uçarım, arı gibi sokarım", "Şu ana kadar iki kişiye vuramadım. Birisi sevimli hayalet Casper'ın kuzeni, diğeri de Muhammed Ali' cümleleriyle sonsuz özgüvenini her zaman gösterdi. Profesyonel boksta dünya şampiyonluğunu üç kez kazanan ilk boksör oldu.

 

Uzun yıllardır parkinson hastası olan Ali, 17 Ocak 1942'de ABD'nin Kentucky Eyaleti'nin en büyük şehri olan Louisville'de dünyaya geldi.

 

Muhammed Ali

Doğum yeri: Louisville, ABD

Doğum tarihi: 1942

Toplam dövüş: 61

Galibiyet: 56 (37 nakavt)

Yenilgi: 5

 

Dört kez evlenen Ali'nin, 7 kızı ve 2 oğlu var. Efsane boksörün üçüncü eşinden olan kızı Laila /Leyla da tıpkı babası gibi boksör.

 

Hristiyan olarak dünyaya gelen ve adı Cassius Marcellus Clay Jr olan Muhammed Ali boksa 12 yaşında başladı, ünlü boksörlerden Chuck Bodak tarafından yetiştirildi. Amatör maçlarda 100 galibiyet, 5 yenilgi aldı.

 

" Madalyasını nehre attı "

 

29 Ekim 1960'da profesyonelliğe adım attı, 18 yaşına girdiğinde Roma Olimpiyatları'nda altın madalyayı kazanarak tüm dikkatleri üzerine çekti. Ali, gençlik dönemini ABD'de ırk ayrımcılığının en yoğun olduğu dönemlerde geçirdi.

 

Altın madalyalı Ali, ABD'ye döndüğünde bir restorana gitmek istedi. Görevliler " burada sadece beyazlara servis yapılıyor "  diyerek ünlü boksörü içeri almadı. Olimpiyat şampiyonu Ali de ırkçılığa karşı tepkisini ortaya koymak adına madalyasını Ohio Nehri'ne attı.

 

1996 Atlanta Olimpiyatları'nda Uluslararası Olimpiyat Komitesi, Muhammed Ali'ye sembolik bir altın madalya verdi.

 

" Müslümanlığı seçti "

 

Ali dünya şampiyonluğuna ulaştığında sadece 22 yaşındaydı, aynı yıl Müslümanlığı seçtiğini açıkladı, kararı dünyada büyük yankı buldu. 

 

 

"  Dünya şampiyonluğunun ardından Müslüman oldu "

 

1964 yılında 22 yaşındayken, S. Liston'u yenip Dünya Şampiyonu oldu. Bu zaferden sonra Afrikalı kökenli olduğunu ve dedelerinin islam dinine inandığını fark etti islam dinini araştırdı ve siyah beyaz ayrımına karşı çıktığı,hak ve eşitliği savunduğu için islamı seçti. Muhammed Ali ismini aldı ve çok sevdiği boksa 1967'den 1970'e kadar ara vermek zorunda kaldı. "Vietnamlılar bana hiçbir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım." diyerek Vietnam savaşına gitmediği için 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırıldı. Lisansı ve pasaportu elinden alınınca dava süresince maddi sıkıntılar yaşadı ve iflas ettiğini açıkladı.

 

Ünlü boksör, 22 yaşında ilk dünya şampiyonluğunu kazandıktan sonra Müslüman oldu ve "kölelik ismim" dediği adını (Cassius Marcellus Clay) değiştirerek Muhammed Ali adını aldı.

 

Ringlerden beş yıl men

Muhammed Ali muhalif kişiliğiyle de dikkatleri çekiyordu. Ülkesi ABD ondan Vietnam Savaşı'na gitmesini istedi. O, bunu 'Benim onlarla sorunum yok' diyerek reddetti. Bu yüzden 5 yıl men cezası aldı, dünya şampiyonluğu unvanı da geri alındı.

 

1967-70 yılları arasında cezası nedeniyle ringe çıkamayan Ali, maddi olarak da etkilendi. Geçimini üniversitelerde katıldığı söyleşilerden sağladı. Cezalı olduğu dönemde dünyanın birçok yerini dolaşarak İslamiyet'i anlattı. 'Siyah Müslümanlar Hareketiyle' bilinen siyah hakları savunucusu Malcolm X ile yakın çalıştı. Daha önce açtığı dava, Ali'yi haklı buldu ve ünlü boksör yeniden ringlere döndü.

 

12 Ağustos 1970'de lisansına yeniden kavuşan Muhammed Ali, bu tarihten sonraki ilk maçını Jerry Quarry'ye karşı yaptı ve kazandı.

 

Tarihler 8 Mayıs 1971'i gösterdiğinde ise 'Asrın Dövüşü' olarak adlandırılan maçta Muhammed Ali, Joe Frazier'a karşı ringe çıktı.

 

Üç buçuk yıllık aranın ardından yalnızca iki rakibiyle karşılaştıktan sonra bu maça çıkan Ali, 15'inci raund sonunda maçtan yenilgi ile ayrıldı. Efsane boksör, böylelikle profesyonel kariyerinde ilk kez bir maçı kaybetti.

 

Ali, Frazier'dan rövanşı daha sonra kazandığı iki maçla almayı bildi. Frazier'a yenilmesinin ardından çıktığı 10 maçı da kazanan Ali, ikinci yenilgisini Kenneth Howard Norton'a karşı aldı. Ali'nin bu maçta çenesi kırıldı. Artık eldivenleri bırakması gerektiği konuşuluyordu.

 

Muhammed Ali'nin kızı Laila da tıpkı babası gibi profesyonel bir boksör.

 

Ancak Ali'nin pes etmeye niyeti yoktu ve yalnızca 6 ay sonra Norton'ı mağlup ederek rövanşı aldı, 5 yılda çıktığı 14 dövüşü de kazandı. 1978'de Leon Spinks'e mağlup oldu. Bu maçın da rövanşını alarak kariyerini şampiyonlukla noktaladı.

 

Ali parkinson hastalığına yakalandı fakat bunu kamuoyundan sakladı. Hastalığın neden, teklif edilen yüksek paraları geri çevirmeyerek dövüşlere devam etmesiydi. Larry Holmes'e, Trevor Berbick'e yenildi. Ali'nin bu hastalığı ilerleyen yıllarda duyuruldu.

 

Berbick yenilgisiyle kariyerini noktalayan Muhammed Ali, 61 dövüşün 37'sini nakavt, 19'unu hakem kararıyla kazandı. Sadece beş kez yenildi. Ali'nin bu hayatı beyazperdeye de uyarlandı. 2001 yılında çekilen 'Ali' adlı filmde Muhammed Ali'yi Will Smith canlandırdı.

 

Ali, kariyeri boyunca birçok ödül aldı. Son olarak 2012 Aralık'ta Dünya Boks Konseyi tarafından " boksun kralı "  olarak ilan edildi.

 

" Aynı zamanda bir insan hakları savunucusu ve şair olan Ali, "Nasıl hatırlanmak istersiniz?" sorusuna "Halkını hiçbir zaman satmayan bir insan olarak. Ama bu çok fazlaysa o zaman sadece iyi bir boksör olarak. Hatta ne kadar iyi olduğumdan bahsetmeseniz de olur" diye yanıt vermişti. "

 

Hayatı  boyunca  ırkçılığa  karşı mücadele etti . Ezilmiş  olan halkının yanında oldu , olur kende inanç ayrımı yapmadan hepsini  kucakladı onların gönlünde böylece  taht kurdu. Mazlum halkına ihanet etmedi . Malcom X ( El - Hacı Malik el - Şahbaz ) ´le tanıştı ondan etkilendi . Onu kendine örnek aldı ve mücadelesinin  bayraktarlığını yaptı . İnsan hakları savunucusu olarak asla beyaz adama güvenmedi , Martin Luhter King´i  gözünün önüne getirdi  , John  F. Kennedy ´yi  seçimlerde desteklediğinden dolayı CIA tarafından  nasıl  katledildiğini  anımsadı , her zaman tetikteydi , ünlü olmak bile yeterdi değildi ,   Amerika´da  çünkü  Siyahiler  hep  günah keçisi  olarak görülüyordu . Madalya sahibi olmasına rağmen siyahiler giremez  tabelaları her tarafta göz çarpıyordu  aynen türkiyede  , Kürtler giremez tabelalarıda yakın dönemde medyada yer almıştı , Van´da ki depremde beddua edenler oh az oldu diyen spikerlere  dünya şahit olmuştu  , ırkçılık ve faşizim sınır tanımıyor ,  hangi  ulustan olunursa olunsun , inancından veya renginden dolayı fark etmeden  ayrımcılık  her yerde aynıdır .

 

2001 yılındaki 11 Eylül saldırıları üzerine Muhammed Ali, başında New York İtfaiye Müdürlüğü şapkası ile Sıfır Noktasına giderek destek ve dayanışmasını göstermek gereği duymuş ve şöyle demiştir:

 

"  Beni asıl inciten, " İslam' adının bulaştırılması ve " Müslüman " adının bulaştırılması ve sorun çıkarılıp nefret ve şiddete yol açılması. İslam, katil dini değildir. İslam, barış demektir. Evde öylece oturup insanların sorunun kaynağı olarak Müslümanları yaftalamalarına seyirci kalamazdım."

 

Aynı  cümleleri  Rock´ın kralı olarak ilan edilen  ve sonradan müslüman olan  Yusuf İslam ( Cat Stevens) " ´da söylemişti . Ben müslümanları baz  alarak müslüman  olsaydım  bu İslam´dır derdim ki Rabbime şükürler olsun ki ben Qur´an´a iman ettim ve İslam´ı seçtim demişti ,   aynen  Muhammed Ali´nin belirttiği gibi.

 

Günümüzde çok akım  İslam maskesi adı altında İslam´a  darbe vurarak , ihanet ederek  tüm melanetlerini  pak islam dinine mal ederek cirit atarlar , ama  cahil kesimlerde müslümanlara bakarak  bak bak islam bu  propagandasını yürütürler ki  kendi  zihinsel karekterlerine bakma ihtiyacı duymadan bunu yaparlar  .

 

" Örnek alınacaklar ; Hacı - Hoca - Şêx - Alim değildir  , tek örnek alınacak kişi de Hz. Muhammed ( S.A.W) ´dir . Bugün onu takip eden takipçiler ne kadar  onu örnek almıştır  ! asıl sorgulanması gereken  can alıcı  soru bu olmalıdır . "

 

Din kaynağından  öğrenilir , ortada olan kitabından  ona iman edenlerden değil .

 

Beraberce FBI’ın sorgusuna alındılar. Birlikte hapis yattılar. Fakat Vietnam’a gitmeyi reddettiler. Sonunda onların haklı olduğu ortaya çıktığında, Amerika’nın savaşa dahil olduğu 1963 ila 1973 yılları arasında 60.000 askeri ölmüştü. Ancak bu sayı toplamın yanında çok küçük kalacak cinstendi. Kuzey ve güney toplam olmak üzere Vietnam Savaşı’nda 2.000.000 sivil öldü. Yeter mi, hayır! 700.000 ila 1.000.000 arasında Kamboçyalı ve 50.000 Laoslu sivil de öldü. Toplam ölü sayısının 2.750.000 ila 3.000.000 arasında olduğu tahmin ediliyor. Bir tarafta Doğu Bloku Kuzey Vietnam, Çin ve Sovyetler Birliği, diğer tarafta anti-komünist Güney Vietnam ve Amerika! Toplamda Amerika Vietnam’da 8.000.000 ton bomba kullanmıştı ve Napalm bombaları her şeyi yakıp yıkıyordu. 8 milyon ton bomba Hiroşima’ya atılan atom bombasının 640 katı büyüklüğüne tekabül ediyordu ve her 40 Vietnamlı başına 1 ton bomba düşüyordu. Sonunda Amerikan Atom Komisyonu Başkanı Robert Oppenhaimer ‘fizikçiler günahın ne olduğunu öğrendi’ demişti. Bu bir ironi miydi? Belki öyle belki değil!

 

Dylan 1980’lerde savaş, yoksulluk, faşizm üzerine yazıp söylemeye devam etti: ‘Ya orada ölen çocuk ben olsaydım anne… Kurumuş nehir yatağında su ararken… Yada ağaç kabuklarıyla karnını doyururken…’ 1990’larda ise Dylan Amerika’nın nasıl kendi kendisini bitirdiğini, intihara giden yolda nasıl büyük bir azimle koştuğunu, kendisini de vuracak silahları nasıl büyük bir iştahla üretmeye devam ettiğini taşıdı şarkılarına: ‘Yüksek duvarlar ördüm, demir kapılı… Korunmak için kendi kötülüğümden… Yine de vuracaklar beni biliyorum, onları kötülükle büyüttüm ben... Terörist kim, çoktandır bilemiyorum ben…’ Evet, bütün bunlar çok da uzun olmayan bir zaman önce yaşandı.

 

Sylviane Diouf’un tespitiyle, 1501 tarihinde, ilk Afrikalılar Yeni Dünya’ya taşındığında, İslam Batı Afrika’da zaten yerleşik idi. Çünkü İslam 660’lı yılların başından itibaren Kuzey Afrika’dan kıtaya giriş yapmıştı. Sahra’nın güneyi ise 8.yy’dan beri kuzeyli tüccarlar vasıtasıyla tanınıyordu. Bu coğrafya’da İslam Kuzey Senegal’den bugünkü Mali toprakları olan o günkü Galo’ya kadar yayılıyordu. Yarım asır içerisinde İslam, batıda Senegal nehrinin kıyılarından, doğuda Çad Gölü sahillerine kadar yayıldı. 14.yy’a geldiğimizde Malili tüccarlar ve alimler Nijerya’ya İslam’ı taşımışlardı.

 

Afrikalı insanların ticaret metaı olarak görülüp köle olarak Amerika kıtasına taşınmasıyla başlayan bir hikayenin etrafında dolanıyoruz aslında. Ve nihayetinde yirminci yüzyılda başlayan bir Amerikan Müslüman uyanışından bahsedecek olursak bunun simge isimlerinden bahsediyoruz. Muhammed Ali yada Malcolm X yani kayıp, bilinmeyen Malcolm Kardeş! Malik eş-Şahbaz!

 

1985 yılında Gölden Yayınevi tarafından Türkçeye ‘Aydınlığın Siyah Yüzü – Malcolm X ve Ben’ adıyla tercüme edilen, Malcolm ile arkadaşlık yapmış Hakim Cemal’in kitabının son paragrafları şu cümlelerle bitiyor: ‘Ben küçüğüm ama Malcolm büyüktü. O bizi, siyah olduğumuzu bilmeye ve bundan gurur duymaya sevk etti. Eğer yaşasaydı, çok daha ilerilere sevk ederdi. Fikirleri, gücü, hepsi kafamızın içinde dönüyor. Yeni liderlerin geldiğini görürsek, onlar beraberlerinde başlangıcı MalcolmX’in kafasında olan mesajları ve formülleri getirecekler. Nereye varacağımızı bilemiyorum ama, yolun başlangıcının aydınlatıldığını ve bu işin Malcolm X tarafından yapıldığını biliyorum. Ve benim için mesajının en çok ışık saçan kısmı şu kelimelerde saklıdır: ‘Zaruri olan her vasıta ile’’

 

Batı ve özelde Amerika sadece bir renk ayrımcılığı yapmadı. Etkileri uzun süre zihinlerden silinmeyecek bir imge ve imaj üretti. Bu imge siyah ve siyah insan imgesidir. Kötülüğün sembolü olan bir imge! Aşağı, ikinci sınıf, köle, hizmetçi, öldürülmeyi hak eden, ezilmesi gereken bir böcek, bütün erdemi beyaz adama hizmet etmek olan bir şeytansı yani.

 

Batı nereye gittikse kan ve gözyaşı bıraktı arkada,  hiç acımadan  yecûc - mecûc sürüleri gibi saldırarak  insani tüm yaklaşımları ayaklar altına alarak .Batı bilimsel olarak  beyaz adamın üstünlüğünü dayattı , medeniyetleri ilk kuran beyazlardı dedi , siyahiler asla tarihte bir medeniyet kurmadılar yalanlarına başvurdular  lakin günümüzde yapılan arkeolojik kalıntılarda Afrika´da kurulan ve yok olan medeniyetlerin izine rastlandı daha beyaz adam katliamlara girişmeden  binlerce yıl önceye dayanıyordu , beyaz adam ilk ortaya çıkarken  kan dökerek çıktı  aynen beslendiği ve kendine idol olarak kabul ettiği Kabil´in  yolunu takip etti , günümüzde halada öyledir  demokrasi  götürüyoruz yalanlarına başvurarak ölüm saçan bir makinaya dönüşmüş durumdalar , insanlığa faydadan çok zarar getirdiler , kendi çıkarları için devlet başkanlarını katleden bir beyaz adam potresi var önümüzde .

 

Clay´ın ataları  müslümandı , köle olarak zincirlere vuruldular  uzun deniz yolculuklarından  sonra hayatta kalanlar  ancak yaşayabildi  günde 18 saat çiftliklerde , hayvanlardan daha aşağı koşullarda ,  bugün Afro - Amerikalı denilen  , Amerikan  siyahileri  bunların torunlarıdır  400 yıl önce köleleştirildiler . Sadece  USA ´da değil  tüm Amerika kıtasında vardırlar afrika kökenliler . O dönemde Afrika kıtasında müslümanlık baskındı ve yer yer kabile dini olan paganizim , aninizimde vardı  aynen günümüzde var olduğu  gibi  beyaz adam elinde Haç  tanrı isa adına insanları katliamlardan geçiriyordu , hem misyonerlik faaliyetleriyle hıristiyanlaştırma , hem  köleleştirme ve ülkeleri sömürgeleştirerek ele geçirme bugün Afrika kıtasında mevcut olan  çok ülkede beyaz adamdan geriye kalan torunları ülke yönetiminde büyük bir güçtür , yer altı ve yer üstü zenginliklerini sömürerek gasp ederek  ve zenginlikleri tek elde toplayarak  , oranın yerli halkı ise bu zenginliklerden  istifade edemeyerek günde 1 dolarla yaşam  savaşı vererek hayatta kalmaya çalışıyorlar . 400 yıldır zaten köleyim  demesi bundandır Muhammed Ali Clay´ın  ve 400 yıl sonra atalarının dinine girdi .

 

Bunun karşısında duran isimlerden birisiydi Muhammed Ali. Yada Cassius Marcellus Clay, Muhammed Ali olunca bu savaşın bir parçası haline geldi. Vietnam’a gitmeyi  reddettiğinde o artık sadece profesyonel bir boksçu değildi. Artık politik bir imgeye dönüşmüştü. Üçüncü dünyacıların, ezilen siyahilerin ve ben Muhammed Ali’yim dediği için Müslümanların adalet ve özgürlük taleplerinin politik imgesi!

 

“Louisville’de zenci diye anılan insanlar köpek muamelesi görüp en temel insan haklarından bile mahrum bırakılırken ben ne diye üniforma giyip memleketimden 10 bin mil uzağa, Vietnam’da kahverengi bir halka bomba ve kurşun yağdırmaya gidecekmişim? Hayır! Beyaz efendilerin esmer halklar üzerindeki tahakkümünü devam ettirmek maksadıyla girişilen bir savaşa katılıp başka bir yoksul halkın öldürülmesine ve yakılmasına yardım etmek için evimden 10 bin mil uzağa gitmeyeceğim. Böyle kötülükler artık son bulmalı! Bu duruşum yüzünden milyonlarca dolar kaybedeceğimi söyleyerek beni uyardılar. Ama ben duruşumu koruyorum ve işte tekrar söylüyorum: Halkımın gerçek düşmanı orada değil, burada!

 

Adalet, özgürlük ve eşitlik için savaşanların köleleştirilmesine hizmet ederek dini cemaatimi, halkımı ve kendimi rezil edecek değilim. Bu savaşın 22 milyonluk halkıma özgürlük ve eşitlik getireceğine inansaydım, kimsenin zorlamasına gerek kalmadan kendim koşardım cepheye; hemen yarın. İnançlarım için ayağa kalkmakla kaybedeceğim hiçbir şey yok. Hapse atılacağımı söylüyorlar; ne var ki bunda? Biz zaten 400 senedir hapisteyiz.”

 

Hem sömürü hem ayrımcılık gibi iki büyük zulme maruz kalmış bu Afrikalı kardeşlerimizin, yani Afro-Amerikalılar’ın öncü ve sembol şahsiyetlerindendir Muhammed Ali! 11 Eylül olaylarında kendisini sıkıştırmaya çalışarak ‘siz Müslümansınız ve Müslüman teröristler bu eylemi yaptı, ne düşünüyorsunuz’ diye soran gazeteciye ‘“Siz Hitler ile aynı dini paylaşan bir mensup olarak neler hissediyorsanız aynısını hissediyorum” diyerek bir itirafçı gibi davranmayı reddetmişti.

 

İnatçıydı, ve hırslıydı. Çünkü başarmak için çok çalışmak gerekir diyordu. Sporu bıraktıktan sonra hayır işleri yapmaya ve dünyayı dolaşarak ezilen halkların mücadelesine destek vermeye devam etti. Her bir fani gibi aramızdan göçtü gitti. Bu fani dünyada çok büyük bir iz bıraktı. Bir sporcunun yapması gerekenin çok ötesinde bir mesaj bıraktı. Katledilen mazlum ve Müslüman halkların sesi ve yumruğu oldu.

 

 

Hayatını anlatan biyografik roman, 2002 yılında Kaknüs Yayınları tarafından yayımlanmıştır (ISBN 975-6698-34-9).

 

ALİ FİLMİ Ali, ABD'li boksör Muhammed Ali'nin hayatını anlattığı 2001 yılı ABD yapımı dram filmi. Muhammed Ali'yi Will Smith'in başarılı bir şekilde oynadığı filmin yönetmenliğini Michael Mann yapıyor. Askerlik zamanı geldiğinde Vietnam Savaşı'na gitmeyip benim onlarla bir sorunum yok diyen ve bu yüzden Şampiyonluk unvanına el konulan ve boks'tan uzaklaştırılan Ali'nin yaşamından kesitleri anlatılıyor. Film birçok dalda ödül kazanmış olup, MTV Film Ödüllerinde Will Smith En İyi Erkek Oyuncu olarak ödül kazanmıştır.

 

 

" Vietnamlılar bana pis zenci demedi neden onlara düşman olayım "

 

Türklerde var olmayan  bir ulus var ettiler 90 yıl boyunca korkulukları iliklerine işlendi ya bir gün Kürtler uyanırsa , haklarını talep ederse , işgal ettiğimiz topraklarından bizleri dışarı  atarsa o zaman  artık sömürgeciliğimiz biter , yer altı ve yer üstü zenginlikleri elimizden çıkar korkusuyla yatıp kalktılar .

 

90 yıl boyunca  dağlara , taşlara yazdılar " Türkiye türklerindir , türkten başka kimsenin  dostu yoktur dediler , bir türk dünyaya bedeldir haykırışlarıyla " asla Kürde boyun eğdiremediler  aynen  Clay´a boyun eğdiremedikleri  gibi , Türklerde beyaz adam gibi inkara yeltendiler , kürtlerin  gücüyle  türkiyeyi kalkındırdılar , kürtler nereye gittise itildi , kakıldı , hor görüldü , hasp edildi , cezaevlerine konuldu , infaz edildi , katledildi , mahkemelerde inkar edilmekle kalınmadı  infaz timleri tarafından katledildiler  aynen KKK terör örgütü gibi başlarında berelerle  Kürtlere ölüm sloganları atarak  halbu ki hiç birisi  türk değildi hepsi devşirmelerden oluşuyordu yerli değildiler işgalcidiler aynen  Amerikayı işgal eden  beyaz adamlar gibi  sonradan gelmişlerdi  , beyaz adamda  avrupadan farklı etnik kökenlilerin birleşkeninden  bir araya gelmiş  topluluklardan oluşuyorlardı önce  Kızılderilileri  katllettiler  yetmedi  topraklarını  işgal ettiler yetmedi inkar ettiler  aynen  kendilerine türk diyenler gibi  Kurdistanı işgal etmekle kalmadılar ,  milyonlarca Kürttü katlederek  Kurdistanı işgal ederek  kalıcı olmaya başladılar ,  beyaz adamın taktiklerini bire bir tatbik ederek  , Kürtleri asimile etmek için pilot projeler  geliştirdiler  beyaz adamda aynısını yaptı  onlara ,  Amerika bilincini yerleştirdi ama buna rağmen onları pis zenci diyiyorlardı  türklerin  " Pis Kürt , Kuyruklu Kürt , Kart Kurt , Türkleşmiş  Oğuz boyu  yalanları  90 yıl boyunca ortalıkta gezdi , gazete köşelerinde ırkçılıklarını  haykırdılar  , Türkiye türklerindir manşetleri  Hürriyette fenomen oldu  " Türkler ile Beyaz adam  ne kadar birbirine benziyor , çünkü tüm zalimler aynı yumurtadan çıkmış  kuluçkada tam olgunlaşmamış  , gelişmemiş beyinlere sahip olurlar  tek bir sloganları , inkar , katliam ,  katletme , korku salma , sindirme , güçten düşürmedir .

 

Yetmedi  yarım kalan işlerini bu sefer yerli işbirlikçilerle devam ettirdiler " Milli Misakın  yegane gücü biziz , halkların kardeşliği ve büyük türkiye , ölürüm türkiyem , atatürk yüzyılın en büyük mucizesidir  " yalanlarına başvurdular . Kurdistanı  ortaçağa dönüştürdüler , ölüm kol gezdi her tarafta , insanlar her an ölüm korkusuyla yaşamak zorunda kaldı , Kürtler adına ortaya çıktıklarını iddia eden uşaklar , Kürt kasabı oldular aynen  Kazaklar gibi  alaylar oluşturarak  kendi halkının katilleri olarak  ortalıkta cirit attılar .

Hz. Allah´ın  sonsuz rahmeti seninle her daim olsun  .

 

 

Kaynaklar :

Al Jazeera ve Ajanslar

Boksör Muhammed Ali nasıl müslüman oldu

BBC / Haberdiyarbakir

Muhammed Ali hayatını kaybetti

BEYAZ KİBRE KARŞI  SİYAH  ÖFKE

Haber Gezegen - Son Dakika Haberleri

 

**

Tabip  Mîralay  Kavarij el - Kurdistanî

 

 

Tabip Miralay
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Siverek'te Zırhlı polis aracı devrildi: 6 yaralı
Siverek'te Zırhlı polis aracı devrildi: 6 yaralı
PKK 23 yaşındaki öğretmeni Şehit etti
PKK 23 yaşındaki öğretmeni Şehit etti