'Muhatap milletse Kürdistan'da referandum yapılsın'

Milletvekili Kadri Yıldırım, "Böyle bir zulüm altında Kürtlerin masal dinlemeye niyeti de yok, mecali de" diyerek, Kürtlerin ulusal varlığını teğet geçen planın rüşvet ve hakk-ı sükût'tan ibaret olduğunu belirtti.

'Muhatap milletse Kürdistan'da referandum yapılsın'
Advert

Master Eylem Planı'nın bugüne kadar açıklanan 18 paketten faklı olmadığını söyleyen HDP Siirt Milletvekili Kadri Yıldırım, "Böyle bir zulüm altında Kürtlerin masal dinlemeye niyeti de yok, mecali de" diyerek, Kürtlerin ulusal varlığını teğet geçen planın rüşvet ve hakk-ı sükût'tan ibaret olduğunu belirtti. "HDP yoksa, PKK gerçekliği yoksa, Sayın Öcalan faktörü devre dışıysa siz sorunu nasıl çözeceksiniz?" diye soran Yıldırım, "Muhatap milletse Kürdistan'da bir referandum yapılsın" dedi.

HDP Siirt Milletvekili Prof. Dr. Kadri Yıldırım, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından Mardin'de açıklanan "Master Eylem Planı"nın toplumda bir heyecan yaratmadığını ve halkın artık bu tarz paketlere itibar etmediğini söyledi. Planın Kürdistan gerçekliğinden uzak olduğunu aktaran Yıldırım, "Sonuç alınabilmesi için ayakları yere basan, Kürtlerin gerçekliğine uygun adımlar atılması gerekiyor. Bırakın bu planla Kürt sorununda sonuç almayı, bu planla gidip yaralı insanlarımızı bile alamadık. Üstüne üstlük büyük bir iftiharla 60 insanı katlettiklerinden bahsediyorlar. Bu katliamdır, vahşettir. Böyle bir zulüm altında Kürtlerin masal dinlemeye niyeti de yok, mecali de yok" dedi. 

'Kürtler sus payına prim vermeyecek'

Planın ekonomiyle ilgili maddesine ve Davutoğlu'nun "Zarar karşılanacak" sözlerine dikkat çeken Yıldırım, şunları kaydetti: "Oysa bu savaşın namertliği ile kaç milyon Kürt'ün kalbini yıktığını bilmiyor. Bunun kredi ertelemeleriyle, borç faizi indirimiyle ya da kira yardımlarıyla geçmeyecek kadar ciddi bir olgu olduğunu kavrayamıyor. Belki de biliyor, ama bizimle dalgasını geçiyor. Kürtlerin ulusal taleplerini ekonomik vaatlerle perdelemeye çalışıyor. Dolayısıyla Davutoğlu'nun bu söylemi, Kürdistan'ın sorunlarını ve Kürtlerin anadilde eğitim talebini Sultan Abdülhamit'e aktarmak amacıyla İstanbul'a giden Bediüzaman Said-i Kürdi'nin bundan vazgeçmesi için Sultan tarafından kendisine sunulan maaş ve ihsanı şahane ve rütbeyi anımsatıyor. Bugün de Davutoğlu'nun Kürtlerin ulusal varlığını teğet geçen bu planın da Kürtlere rüşvet ve hakk-ı sükût (sus payı) sunulmuştur. Kürtlerin bu tür rüşvet ve sus paylarına prim vermeyeceklerini bir türlü kabullenemiyorlar." 

18 paket ve iflah olmaz zihniyet 

Einstein, "Aptallığın en büyük kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummaktır" sözlerini hatırlatan Yıldırım, her defasında bu sözü tekrarlamak zorunda kaldıklarını, bunun nedeninin ise, iktidarların kendini tekrar etmesinden kaynaklandığını söyledi. 1990'lı yıllardan bu yana en az 18 paketin açıklandığını dile getiren Yıldırım, bütün paketlerde Kürtlerin ulusal varlığını görmek yerine soruna ekonomik temellerle yaklaşıldığını ve ülkede iflah olmaz bir zihniyet olduğunu ifade etti. 

'İnsanlar ölüyor, AKP ciddi olmalı'

"Şaka değil, abartı da değil; Kürt kentlerine tanklarla girmişler, evlere top atışları var. Sokak ortasından alınamayan cenazeler var" diyen Yıldırım, şimdi de Cizre katliamı olarak tarihe geçecek bir katliam yaşandığını aktararak, bu atmosferde AKP'nin sorunu öteleyici açıklamalarına kimsenin itibar etmeyeceğini söyledi. Davutoğlu'na, geçmiş yıllarda bu şekilde şefkat-cennet paketleri açıklayan Erbakan'lara, Demirel'lere, Mesut Yılmaz'lara ve Tansu Çiller'lere bakması yönünde tasfiyede bulunan Yıldırım, "Kürt'ün varlığını, dilini, toprağını tanımayan bir paketin başarı şansı yoktur. İnsanlar ölüyor, AKP biraz ciddi olmalıdır" dedi. 

'Öcalan'sız sorunu nasıl çözeceksiniz?'

Kürtleri tanımamanın başka bir boyutunun da "muhataplık meselesi" olduğunu söyleyen Yıldırım, "Çünkü normal şartlarda bir ulus vardır ve o ulusun da öne çıkan temsilcileri olur. Dolayısıyla sizin sorununuz kiminle varsa onun yanına gider oturur, müzakere eder, çözersiniz. Barış sürecinde yol alınmasının sebebi, ilk defa devletin asıl muhataplarla görüşmesiydi. HDP yoksa, PKK gerçekliği yoksa, Sayın Öcalan faktörü devre dışıysa siz sorunu nasıl çözeceksiniz?" diye sordu. 

'Kürdistan'da referandum yapılsın'

Sorunun çözümü noktasında HDP'nin Kürtlerin ezici çoğunluğundan oy alarak, Türkiye genelinde farklı hakların desteğini almış üçüncü büyük parti olma gerçekliğini kimsenin yok sayamayacağını dile getiren Yıldırım, HDP'nin bir arada yaşamı mümkün kılan sigorta ve barış savunucusu olduğunu vurguladı. HDP'yi dışlamanın tek açıklamasının savaşta ısrar olduğuna dikkat çeken Yıldırım, "Muhatap milletin ta kendisidir" diyen Başbakan Ahmet Davutoğlu'na şu yanıtı verdi: "Kim bu millet? Kürdistan kentlerinde HDP'ye yüzde 70 ila yüzde 90 arasında değişen oranlarda oy veren millet mi? AKP bu realiteyi çok iyi biliyor aslında. Ama ipe un sermedeki marifetini sergiliyor şimdi. Muhatap milletse Kürdistan'da bir referandum yapılsın. Kürdistanlılar kendi temsilcileri olarak kimi isterlerse seçsinler. Peki, çıkacak sonuca razı olacaklar mı?" 

Kadri yıldırım
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Siverek-Hilvan Arası Kaza; 9 Aylık Bebek Hayatını Kaybetti
Siverek-Hilvan Arası Kaza; 9 Aylık Bebek Hayatını Kaybetti
Siverek'te Taşımalı Eğitim Öğrencilerine Yönelik Örnek Proje
Siverek'te Taşımalı Eğitim Öğrencilerine Yönelik Örnek Proje