Advert
Advert

SEN KAZANDIN AMA BİZ HAKLIYIZ

Yazarımız Mustafa Kıran yazdı ' Sen kazandın ama biz haklıyız '

SEN KAZANDIN AMA BİZ HAKLIYIZ

1 Kasım seçimlerini geride bırakalı 4 gün oldu. Gündeme bakıyorum iktidar sadece seçimi kazanmamış, medya organları üzerindeki etkisini de artırmış. Muhalefet partilerinin istifasını konuşuyorlar. Benim yazılarımı takip eden okurlarım bilirler, ben özellikle devlet bahçelinin istifasını 7 Hazirandan hemen sonra dile getirdim. Bahçeli yenilmek için girmiş siyasete. 16. Seçimini yenilgi ile bitirdi. Neyse MHP tabanı bunu görmüyorsa bende söylemem artık. Ama iktidar kanadı neden bahçelinin istifasını istiyor anlamadım? Dişli rakip mi istiyorlar acaba? Dipnot amacıyla yazdığım bu kısa bilgiden sonra seçime gelelim. 2 yönlü bakıyorum ben seçim sonuçlarına.

Birincisi…

AKP her şeye rağmen bu seçimi kazandı. Kendi sloganları ile söyleyecek olursak ‘tek başına iş başına’ geldiler. Her şeye rağmen diyorum, çünkü seçim hileleri çok konuşuluyor. Şimdilik bunları bir kenara bırakıp bazı değerlendirmeler yapmak istiyorum. İkinci bölümde bu seçim hilelerine değineceğim. Bu yıl yapılan seçimlerde halkın tercihlerine bakacak olursak, Türkiye de stratejik seçmen artmış durumda. Nedir stratejik seçmen? Seçimler üzerinden değerlendirecek olursak, 7 Haziran seçimlerinde tarafsız cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan HDP’nin baraj altında kalmasını istiyordu. Böylece gönlündeki parti 400 vekil çıkarıp kendisini padişah yapacak çoğunluğa ulaşacaktı. Kendisi buna başkanlık sistemi diyor. Halk tarafsız cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın padişah olmaması için HDP’ye oy verdi. HDP tabanı yanlış anlamasın. Emanet oy meselesi vardı ya işte onu kastediyorum. Erdoğan bu seçimde bunu gündeme getirmedi. Başkanlık sisteminin gündeme gelmemesi AKP’nin en büyük seçim vaadi idi bence. Muhalefet partilerinin ülkeyi yönetecek potansiyelde olmadığını gören seçmenler bu sefer AKP tek başına iktidar olsun diye AKP’ye oy verdi. Özellikle MHP seçmenleri kitlesel olarak AKP’yi destekledi. Siyasetin çıkmaza girdiği zamanlarda halkın statükocu bir tutum sergilemesi stratejik seçmen olduğunun göstergesidir. 7 Haziranda HDP meclise girsin diye HDP’ye oy verenler 1 Kasımda AKP tek başına iktidar olsun diye AKP’ye oy verdi.

İş dünyası AKP’nin tek başına iktidar olmasından yanaydı. Onlarda akpyi destekledi. Doğal olarak çalışanları da…

Tarafsız cumhurbaşkanının miting yapmaması çok etkiledi. 7 Haziran öncesi elinde kuranı kerim ile doğuda miting yapmasaydı belki akp 7 Haziranda tek başına iktidar olacaktı.

Gelelim 2. Değerlendirmeye…

Seçim günü yurdun her yanından seçim ihlalleri olduğuna yönelik haberler okuduk. Bir kaç örnek…

Tokatta komünist partinin adı yoktu oy pusulasında…

İstanbul’da oylar sayılmadan oranların sisteme girildiği…

Urfa’da AKP’nin güçlü olduğu yerlerde HDP müşahitlerinin oy kullanılan okullardan uzaklaştırılması…

Bu örnekler çoğaltılabilir. Ama bunlar yerel sonuçları etkiledi. Genel sonuçlara çok etkisi olmadı. Şimdi bu yazacaklarımı iyice anlayana kadar okuyun lütfen. Türkiye’de saatler neden geri alınmadı? Tasarruf filan derseniz vallahi çok gülerim size. Yaşadığım kentten örnek vereyim. Mersinde saat sabah 7 de hava karanlık hala. Neyin tasarrufunu yapıyoruz acaba? Saatlerin geri alınmaması daha doğrusu 8 Kasımda alınacak olması tesadüf değildir. Seçimde tüm Türkiye’nin kaderini değiştirecek bir tarihi hile yapmak içindir. Türkiye saatleri geri almadı ama seçsis saatleri otomatik olarak geri alındı. Seçsis’ in  Açılımı, Bilgisayar Destekli Seçmen Kütüğü Sistemi. Nedir derseniz, seçim sonuçlarının girildiği bir yazılım ve veri bankası diye kısaca açıklayayım.  Şimdi Türkiye’de saatler 17.00 i gösterirken seçsis in saati 16.00. Türkiye saati 17.00 olduğu için oy verme işlemi bitiyor. Ama seçsis 1 saat geride olduğu için oylar bir saat daha girilebilir. Ve saat 17.00 dan dan sonra hiçbir şey olmamış gibi oyları sisteme girersin. Kimsede durumu çakmaz. Seçsis in çalışanlarının kimin lehine çalıştığından şüphe edeceğinizi düşünmediğim açıklamıyorum. Bence herkes oturup bunu bir daha düşünsün. Özellikle muhalefet partileri… YSK yasağı kaldırdığında AKP’nin oy oranı %50 idi. Sandıkların %18i açılmıştı. Sandıkların tamamı açılana kadar bu oran hiç düşmedi. Buda tesadüf değil?

Bu teknik hileden sonra özetleyecek olursam,  seçim öncesi Ahmet Davutoğlu’nun kendisine sorsanız bu kadar vekil çıkaracağını, kendisi bile inanmazdı. Şöyle iddialı bir tespit daha yapayım. Muhalefet partilerinin bütün söylediklerini ( yolsuzluk, ayakkabı kutuları, katliamlar, Bilal oğlanın gemicikleri, kaçak sarayın yapılması faturaları vs.) AKP’nin en üst düzey yöneticileri tarafından dile getirilirse yani Ahmet Davutoğlu çıkıp birinci ağızdan bunların hepsini itiraf etsin yine de AKP’nin oyları %35in altına inmez. Bu kadar da iddialı konuşuyorum. Bu muhalefet partilerinin Türkiye halklarının beklentilerini karşılayamadığını gösterir. Kötünün iyisi meselesi yani…

AKP 2023’ü garantiledi bence. Bir sonraki seçimin sonuçlarını şimdiden kestirmek mümkün.

CHP son 3 seçimde %25 oy alıyor. İyisi de kötüsü de aynı oyu alıyor. Halka gelecek vaat etmiyor. Bu durumdan kurtarmak için bir projesi yok, ya da halk inanmıyor. Boğulmak üzere olan bir topluma kurtulursanız sizi yönetirim, kurtulmazsanız yapabileceğim bir ey yok der gibi. Boğulmaktan kurtarmıyor yani.  MHP’yi artık muhalefet partisi saymıyorum, çünkü AKP ile beraber iktidar partisi oldular bu seçimde. Şu an muhalefet partisi olan HDP ve CHP’nin Türkiye’nin tüm sorunlarını çözmek için tüm Türkiye’yi ikna etmesi gerekiyor. Bu saatten sonra AKP’yi CHP ve HDP bloğu yıkabilir. Tek başına değil, birleşerek…

MUSTAFA KIRAN

Mustafa Kıran
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
PKK 23 yaşındaki öğretmeni Şehit etti
PKK 23 yaşındaki öğretmeni Şehit etti
Valiler Kararnamesinde Şanlıurfa Valisi değişti
Valiler Kararnamesinde Şanlıurfa Valisi değişti