ŞU KUYRUKLU KÜRTLER

Yazarımız Avesta Zanayi yazdı

ŞU KUYRUKLU KÜRTLER

Değerli okuyucular uzun zamandandır yazıdan uzak olduğumu biliyorum, bunu sosyal medya hesabımdan yazılarımı takip eden değerli dostlarda söylüyor ‘ neden artık yazmıyorsun?’ diye. İnan ki artık sözlerin, yazmanın, çığlık atmanın kısacası sözün bittiği yerdeyiz, düşman en vahşi yüzünü göstermiş, elindeki tüm gücüyle bu halka saldırıyor. Ne konuşabiliriz, ne yazabiliriz artık? Ondan dolayı uzun zamandır köşeme çekilmiş olayları gözyaşları içerisinde seyrediyorum. Allah bu milleti, bu halkı şu barbar, kanı beş para etmez işgalcilerden korusun diyoruz, diyoruz ama nedendir bilinmez bin yıl oldu bu millet bunların pençelerinden bir türlü kurtulamadı.

 

Bunların nedenleri ve ne içenlerini sayacak olursak koca bir liste karşımıza çıkacak ama bu onurlu halk, onların gözünde kıra, yobaz, kuyruklu Kürtler bir türlü insan olamadı, İslam’ı hatta insanlığı dahi kabul görmedi.

 

 

Zaman oldu bu Kürtler kardeş diye Türk, Arap kardeşlerinin zor zamanında yanında oldu, Çanakkale’de, Trablusgarplarda bu büyük abilerin topraklarının koruma adına binlerce evladını verdi, ama bu büyük abiler rahata kavuşunca, zaman kaymağı yeme zamanı geldiğinde kendileri için savaşan, pis canlarını onların kutsal topraklarına siper yapan bu Kürtlere kuyruk takmaya başladılar, çocuklarına dahi Kürtleri anlattıklarında kuyruklu Kürt diye tanıttılar.

 

Bana soracak olursanız Kürtler hak ediyor, en güçlü en bağımsızlığa yaklaştıkları zamanda kendi öz savunma ve haklarından vaz geçip kendilerini başkalarına feda etmişleridir.

 

Ve bu zamanda da tarih tekerrür ediyor, Irakta, Suriye’de İran’da ve Türkiye’de bu kıro Kürtler hep ayak takımı oldu, hep ezildi, hep yenildi dirileri acı çekti, dirilere yetmiyormuş gibi ölülerine bile işkence yapıldı, Kürt kadınları öldürülerek, tecavüz edildikten sonra çıplak vücutları sokakları atıldı, buda yetmiyormuş gibi fotoğrafları çekilerek teşhir edildi, zaman geldi Kürt çocukları öldürülerek araba kasalarında sokak sokak, cadde cadde gezdirildi, boyunlarına ip bağlanıp yerlerde sürüklendi, vücutları paramparça edilerek başları gövdelerinden ayrıldı, topluca bina bodrumlarında yakıldılar.

 

Ama ders olmadı bu Kürtler, hep kendilerine takılan kuyruklarla oynadılar, en akıllı dediğimiz siyasilerimiz, akademisyenlerimiz bile bu gerçekleri görmedi, başkaları için ölmeyi, başkaları için yaşamayı bize öğütlediler, emrettiler.

 

Gerçekleri görmek, gerçekleri haykırmak, gerçeğe ;’sen gerçeksin’ demek niye bu kadar zor? Dünya üzerinde yaşayan yaklaşık 50 milyon Kürt’te bu zulmü yapmak, varlığından koparmaya (hem de kendi ırkdaşları tarafından) hangi kitapta, hangi adalette, hangi gelenekte yazıyor?

 

İçimiz ağlaya ağlaya dışa çıktı, kinimiz kalbimizde yana yana kalbimiz kül oldu, ciğerimiz yandı, gerçekleri göre göre bizi temsil ettiklerini iddia edenleri seyrede seyrede yerimizde çürüdük!!!

 

Zilanları yaşıyoruz, Dersimleri yaşıyoruz, şehirlerimiz, köylerimiz tarihte hiç olmadığı kadar bir saldırıya uğruyor, insanlarımız gencecik civanlarımız ölüyor ve heyhat biz halen ‘ halkların kardeşliğinden, Türk solunun öncülüğünden’ dem vuruyoruz.

 

Koca bir milleti Figen’lerin, Sırrı’ların vicdansız vicdanlarına bırakmışız…

 

 

Ben düşmanlarımızın bizim boynumuza ip bağlayıp yerden sürükleyenlere bir şey demiyorum, benim sözüm, benim kahrım, benim veryansınım şu kuyruklu Kürtleredir,

 

Sahi biz ne zaman bu kuyruğumuzu acı olsa da kesip evrim geçireceğiz, ne zaman maymunluktan kurtulup azda olsa insan çağına gireceğiz? Biz ne zaman kendimiz için yaşayacak, kendimiz için öleceğiz?

 

Bu yazımda hainlere, talancılara kargalara taş atmayacağım bu taşım önce kendime sonrada Kürt hareketini şiar edinenleredir.

 

Lütfen inandığınız Allah için, Allaha inanmıyorsanız kutsallarınız, değerleriniz için artık bir olun, birlik olun! Artık tekliğimizden yaralanıp bizi yok etmesinler, boyunlarımız ip bağlayıp maymunlar gibi yerde sürüklemesinler? Ya hepimizi toptan yok etsinler, yada biz hür irademizle kendi kendimize yol alalım.

 

Özerkliklerle, parlamento ile zaman kaybetmeyelim, öce birliğimizi kuralım sonrada özgürlüğümüzü.

 

İçimizdeki hastalıklı mikropları tedavi edelim, tedavi olamıyorlarsa ameliyatla söküp atalım ama birlik olmak zorundayız, zorundayız ki acı ölümler bizi bulmasın

 

Vallahi billahi tallahi biz ağzımızla bunlara kuş tutsak, bu kuşu Kevser suyunda yıkayıp, bunlara ikram etsek dahi kendimizi sevdirtemeyiz, bunlar bir kere bizi düşman olarak görmüş ve görmeye de devam edecek.

 

Kendimize yön verelim, kendimizin hür iradesini kuralım ve kendimiz olalım.

 

Allah aşkına ya şu kuyruğumuzu kesip insan olalım, bunu yapamıyorsak kuyruklu maymun olacağımıza hep beraber zehir içip yok alalım…

 

(NOT; İslamcılar ellerine kına yapsın, bu olaylar İsrail’de gerçekleşeydi bunlar özenle sakladıkları Filistin bayraklarını çıkarı, sokaklara çekirge gibi salınırlardı, ama söz konusu Kürt ve Kürtler olunca bir hayvan kadar dahi hamiyeti yok! Ama dizsizin hakkından imansız geliyormuş, bunların dersini şuan Suriye’de Rusya veriyor ve verecek)

Avesta Zanayi
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Romanov Çiftliği Açıldı
Romanov Çiftliği Açıldı
Siverek'te Silahlı Kavga: 3 Ölü
Siverek'te Silahlı Kavga: 3 Ölü