TÜRKİYE DEMOKRASİSİNDE BALANS AYARI

Yazarımız Sedat Kıran Yazdı ' Türkiye Demokrasisine Balans Ayarı'

TÜRKİYE DEMOKRASİSİNDE BALANS AYARI
Advert

Türkiye 25.dönem parlamento secimi için aylarca önceden çalışmalara başladı. Siyasi partiler, 7 Hazirandaki secimler için meydanlarda mitingler yaptı; stantlar oluşturdu; hazırladıkları afişler ve broşürlerle, konserlerle, secim müzikleri ile olağanüstü bir hız ve tempoyla çalıştılar. Ülkenin bilindik seçim manzaraları, klişeleşmiş beyanlar, kesenin ağzını açan partiler, sanki Çarşamba pazarında batan geminin son mallarını satarcasına halka vaatlerle bulunuyordu; birbiriyle yarışıyordu. Türk halkı,7 Haziran sabahı özgür iradelerini sandıkta kullanarak, Türk siyasal tarihine de yeni bir dönemin kapısını açtı.

 

AKP'nin 2002'deki yükselişi, yeni bir dönemin başlangıcını da beraberinde getiriyordu. DSP-MHP-ANAP koalisyonuyla Türkiye krizlerle boğuşuyor, istikrarsız bir koalisyon ve gerisinde kara Çarşamba krizleriyle ülke ekonomide sancılar çekiyordu. İflasın eşiğine gelen Türkiye erken seçimlere doğru giderken Fazilet Partisi tabanında Mili Görüş’te kopuşlar, AKP adı altında yeni bir siyasal oluşumu ortaya çıkarıyordu. Bu oluşumun öncüleri Recep Tayip Erdoğan, Abdullah Gül, Bülent Arınç ve arkadaşları, bu oluşumla 2002 genel seçimlerinde Türkiye yeni bir siyasal arayışın içinde ilk kez parti olarak yüzde 10 barajını aşan sürpriz parti 34,42 lik bir oranla bir zafere imza atıyordu. AKP ve Recep Tayyip Erdoğan, muhafazakâr demokrat çizgisiyle, istikrarlı bir Türkiye vizyonuyla başarılarına başarı katıyordu. 2007-2011 genel seçimlerinde yine birinci parti olarak tek başına iktidar olarak Cumhuriyet tarihinde bir ilke imza atmayı başarıyordu. Peki, bu başarının güvencesi neydi? Ekonomik anlamda iyileştirici projelerin sunulması, sağlık anlamında iyileştirici önlemlerin alınması, başörtü sorununun çözümlenmeye çalışılması, imam hatipler... Krizlerle boğuşan eski bir Türkiye'nin yerine, yeni istikrarlı bir Türkiye'yi, sosyal devlet olma tüyolarını vatandaşa sunmasıydı. Sosyal yardımlaşma adı altında muhtaç, düşük gelirli ailelere yapılan yardımlar (Aslında bu yardımlar sosyal devletin vatandaşlara sunduğu ve olması gereken yardımlardı. Maalesef Türkiye'de ülkeyi yöneten eski iktidarlar, vatandaşa hep kutsal devlet anlayışıyla yaklaşmıştı ve vatandaş devlet erkinin kendisi için var olduğunu bilmiyordu)ülkeyi yöneten AKP iktidarına karşı muhalefet partisinin proje sunamaması, siyasal anlamda proje üretememişeydi. En büyük etkenlerden biri de Kürt sorununa yaklaşımı; Cumhuriyet tarihinden bugüne kadar gelen Kürt sorununa barışçıl bir zeminde, sorunun cüzümü ne yönelik barış ve kardeşlik süreci' adı altında bir sürecin başlangıcıyla Türk tarihinde Kürt sorununa demokratik çözüm yolunda attığı adımdı. ‘Barış süreci' sloganıyla hem Güneydoğu’da Kürtlerden müthiş bir destek alıyor bu da tüm seçimlerde AKP yi birinci parti yapıyordu. Tabii burada Tayyip Erdoğan'ın muhafazakâr demokrat çizgisi dışında, İstanbul belediye başkanlığı döneminden gelen sosyal demokrat bir vizyonu, Ahmet Kaya'ya verdiği destek, statükocu eski devlet geleneğine karşı devleti dilinin dışında halkın beklentileri doğrultusunda halkın diliyle farklı ve geniş kitleleri tabanında buluşturmasının da etkisi olmuştu.

 

Peki, neydi 7 Haziran genel seçimlerde 13 yılık AKP başarısını sekteye uğratan etkenler? Recep Tayyip Erdoğan'ın 2002 deki yenilikçi değişimci halk dilinin dışına çekilip, yıllardır Türk siyasetinde alışıldık devlet diline geri dönmesi, başbakanlık sürecinde, Gezi eylemlerinde hükümetin sergilediği politikalar,17 Aralık yolsuzluk soruşturması, Futtulah Gülen'le derin devlet oluşumundaki çatlaklıkların yargıya sıçraması, yargıya müdahaleler, cumhurbaşkanlığının tarafsızlık ilkesine riayet edilmemesi, secim surecinde ayrıştırıcı dil kullanması, ayrıştırıcı ötekileştirici dil kullanması... En büyük etken de Kürt sorununun çözüm surecinin Kobani'yle sekteye uğraması, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kilis'teki 'Kobani düştü düşecek' açıklamasıyla barış sürecinin, hükümet ve Erdoğan’ın yaklaşımı neticesinde Kürt tabanında çatlaklara yol açmasıydı. Hükümetin Kürt politikasında Kobani'ye bakışı, Işid'e acık hükümet desteği, Suriye politikası, secim sürecinde HDP ye karsı geliştirilen AKP ve Cumhurbaşkanı’nın yaklaşımı, Guneydogu'da AKP tabanındaki Kürtlerde ciddi bir kopma yarattı.

 

Dolayısıyla 7 Haziran genel seçimleri, Türkiye’de yeni bir siyasal dizayn ve değişimi de beraberinde getirdi bu değişimin mimari HDP idi. Eski genel seçimlerde Kürt tabanında siyaset yapan bu oluşum, Güneydoğu'da bağımsız adaylarla secime giriyor, Kürt illerinde 30 civarında milletvekiliyle parlamentoda temsil ediliyordu.7 Haziran seçimlerinde, halkların demokratik partisi olarak seçimlere girme kararlarını alıp secim çalışmasıyla siyaset geliştiren HDP, Kürt ağırlıklı siyasetin dışında 'Türkiyelileşme ‘adı altında Anadolu'nun tüm halklarını inanışları içinde barındıran, Alevileri Ezidileri, sosyalistleri, ezilenleri bir arada barındıran Anadolu mozaiğiyle, büyük insanlık paradigmasıyla Türkiyelileşme partisi olmaya doğru siyasal bir acılımla seçime girdi. Seçimde yüzde 13,02 lik bir oranla Türkiye siyasal tarihinde yeni bir değişimin başarısını elde etti.7 Haziran genel seçimlerinin en başarılı partisi HDP’dir.

 

Bu tabloyla önümüzdeki dönemlerde şu değerlendirmeyi yapabiliriz: HDP, Türk siyasetinde yeni bir dönüm noktası olmuştur. Yıllardır var olan siyasal iktidarların tekçi, ötekileştirici, ayrıştırıcı anlayışının yerine, daha çoğulcu Anadolu halklarını renkleriyle inançlarıyla kendini ifade edebileceği demokrasinin şekillenmesiyle, Türkiye’de yıllardır solda bir oluşumun sancısını çeken sosyal demokrat bir oluşumun alternatifi olacaktır. Bu dönüşüm, Türkiye'deki siyasal partilerin yeni bir vizyon yeni bir siyaset üretmelerine yol açacak; Türk solunun tabanındaki dinamiklere cevap vermeyen yapısı iç muhalefetlerle kendini revizyon edemeyecek, CHP'nin tabanında HDP'ye kaymalar olacaktır. Seçim atmosferinde AKP-Erdoğan’ın nin HDP ve Demirtaş'a bu kadar yüklenmesinin nedeni de, HDP'deki bu değişimi firketelerinden kaynaklanıyordu. HDP Türkiyelileştiği gibi önümüzdeki süreçte Türkiye bu değişimle HDP'lileşebilir.

 

7 Haziran genel seçimlerin Güneydoğuda Kürdistandaki yansıması HDP nin zaferiyle sonuçlanmış eski mevcut statükocu partiler CHP-MHP bölgede varlık gösterememiş. AKP nin barış kardeşlik projesi kobani ve secim sürecinde HDP ve Demirtaş’ı hedef alan bakışı AKP yi Kürdistanda son secimde diğer statükocu CHP-MHP gibi etkinliğini kaybettirmiştir. Urfa ve Siverek’te şunu da göstermiştir ki resmi İdeoloji Kürt inkârı özerine kurulan eski Türk siyasal iktidarlar Devletin tüm imkanlarını sunduğu aşiretçilik özerinde feodal yapılar din istismarı özerindeki Şeyh ve Ağaların etkinliği bu secimle kırılmıştır. HDP Kürdistanda ve Ortadoğu’da yeni siyasal şekillenmeyi beraberinde getirmiştir. Önümüzdeki dönemlerde HDP Türkiye’de Kürdistan ve Ortadoğu’da siyasal zeminde belirgin aktör olacaktır.

Saygı ve sevgiler.

Sedat KIRAN.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ASIL HEDEF ERDOĞAN!
ASIL HEDEF ERDOĞAN!
Fettahlı'dan Siverek İçin Önemli Talepler
Fettahlı'dan Siverek İçin Önemli Talepler