Advert
Advert

Uzun İnce Bir Yoldur Bu ; Hitler (Führer) Almanya'sından Erdoğan Türkiye'sine!!!

Yazarımız Ayşe Tanas yazdı

Uzun İnce Bir Yoldur Bu ; Hitler (Führer) Almanya'sından Erdoğan Türkiye'sine!!!

Üniter devlette başkanlık sistemi yoktur diye bir şey yok. Şu anda bunun zaten dünyada örneği var geçmişten bu yana da örneği var. Hitler Almanya’sına baktığınızda orda da bunu görürsünüz.

(Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN)

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarihteki üniter devlet yapısına ilişkin verdiği Hitler örneği, içinde bulunduğumuz süreci değerlendirme açısından oldukça manidar.

Peki Erdoğan’ın örnek olarak seçtiği Hitler iktidarının üniter devlet yapısı nasıldı?

Öncelikle Hitler’i Führer yapan tarihi süreci değerlendirmek gerekir.

1 Ağustos 1934. 87 yaşındaki Rayş Cumhurbaşkanı Paulvon Hindenburg ölüm döşeğinde. 1 Ağustos 1934’te karar altına alınan “Alman İmparatorluğu Devlet Başkanı Yasası”yla cumhurbaşkanlığı ile başbakanlık birleştirilir. 2 Ağustos 1934’de Cumhurbaşkanı Hindenburg ölür. 19 Ağustos 1934’te Hitler için birleştirilen cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık (Erdoğan’ın değişiyle üniter başkanlık) görevine getirilmesi için referandum yapılır. Sonuç: sandık başına giden 43 milyon 568 bin seçmenden 38 milyon 394 bini Hitler’in “Führer” ilan edilmesi yönünde oy kullanır. “Führer” (başkan) tanımı da zaten buradan geliyor.
“Führer’ in önce Almanya içinde sonra da Avrupa’da nasıl da insanlık dışı katliamlar yaptığı, toplama kampları kurduğu, kendisinden olmayanlara yaşama hakkı tanımadığı, komşu ülkelere savaş açtığı ve 50 milyon insanın hayatına mal olan İkinci Paylaşım Savaşı’nı başlattığı biliniyor. Hitler faşizminin yarattığı felaket aynı zamanda bütün gücü tek elde toplamanın sonucudur.(Evrensel/Yücel ÖZDEMİR)

Hitlerin kimi kaynaklara göre üstün Alman ırkını ârileştirmek için yaptığı sistematik Yahudi katliamı bu gün hala insanlığın sıfır noktası olarak bilinmektedir. Bu katliam her ne kadar Yahudi katliamı olarak bilinse de 6 milyona yakın Yahudi’nin yanı sıra 3 milyona yakın Sovyet savaş tutsağı, 2 milyona yakın Etnik Polonyalı, 1,5 milyona yakın Rumen, 200000’e  yakın Mason, 25000’e  yakın Sloven, 5000’ e yakın Yahova Şahiti, binlerce Sinti, Çingene, Yeniş ile homoseksüller, özürlüler,savaş tutsakları ve entelektüeller öldürülmüştür.

İnsanın insana yapabileceklerinin sınırını yerle bir eden bu katliam tarihin belleğinde utanç olarak hatırlanmaktadır.

 Bu denli kara bir geçmişin içerisinde Erdoğan Türkiye’sinin yüzünü Hitler Almanya’sına çeviren şey yazımın başında paylaştığım açıklama değil elbetteki. Kürdistan’ın neredeyse mahalle mahalle sokak sokak geneline yayılan sokağa çıkma yasağının iç savaşın başlangıcı olarak kabul edilebilir kanımca. İktidar kanadı her ne kadar bu kaosa büyük operasyon-büyük temizlik söylemleri ile yaklaşsa da Kürdistan’da var olan şey iç savaştır özünde.

 AKP’nin iktidarlığında ki Erdoğan Türkiye’sinde yaşanan istikrara dayalı iç savaş gerçeğini verilerle ortaya koymak genel olarak durumu açıklamaya yardımcı olacaktır.  İç savaşın fitilini ateşleyen sokağa çıkma yasakları ile başlamakta fayda var.

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Dokümantasyon Merkezleri’nin verilerine göre son altı ayda yedi kentin 21 ilçesinde toplam (en az) 196 gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi. En çok yasak olan il Diyarbakır oldu. Diyarbakır’ın ilçelerinde aralıklarla toplam (en az) 110 gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi. En çok yasağın hüküm sürdüğü ilçeler Sur, Nusaybin, Silvan, Cizre ve Derik. Sur’da 15 gün (hala sürüyor), Nusaybin’de 14 gün, Silvan’da 12 gün, Cizre ve Derik’te 9’ar gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Toplam en fazla sokağa çıkma yasağı ilan edilen ilçe, dört kez yasak ilan edilen ve beşincisi halen süren, toplam 34 günle Nusaybin oldu. En fazla sokağa çıkma yasağı ilan edilen ilçe de yedi ayrı yasakla Silvan.

Gün be gün yasaklar üzerinden gidersek;

16 – 17 Ağustos Muş, Varto’da iki gün sokağa çıkma yasağı geldi.17 – 19 Ağustos Diyarbakır’ın Lice ve Silvan ilçesinde üç gün sokağa çıkma yasağı geldi(dört ilçenin de 15 gün süreyle özel güvenlik bölgesi olması kararlaştırıldı). 24 Ağustos Diyarbakır’ın Silvan ilçesinin Tekel, Konak ve Mescit mahallelerinde bir günlük sokağa çıkma yasağı geldi. 6 Eylül Diyarbakır’ın Sur ilçesinde polis operasyonu sürerken gerçekleşen roketli saldırıda iki polis hayatını kaybetti. Valilik ilçede bir günlük sokağa çıkma yasağı ilan etti. 4 – 12 Eylül Şırnak’ın Cizre ilçesindeki sokağa çıkma yasağı dokuz gün sürdü. 13 – 14 Eylül Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen yasak iki gün sonra kaldırıldı.8 – 9 Eylül Diyarbakır, Bismil’de sokağa çıkma yasağı iki gün sürdü. 13 – 14 Eylül Şırnak’ın Cizre ilçesinde iki gün sokağa çıkmak yasaklandı.13 Eylül Diyarbakır, Silvan’daki yasak bir gün sürdü. 18-19 Eylül Batman’ın Sason ve Kozluk ilçelerindeki dört köyde 18 Eylül’de ilan edilen sokağa çıkma yasağı, 19 Eylül’de sonlandırıldı.27 – 28 Eylül Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde dört mahallede ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasak iki gün sonra kaldırıldı.28-29 Eylül Yine Diyarbakır, Bismil’de iki günlüğüne yasak ilan edildi.28 – 29 Eylül Diyarbakır’a bağlı Hani ilçesinin dokuz mahallesinde sürdürülen askeri operasyonlar sona erene kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasak iki gün sürdü.29 Eylül Diyarbakır, Bismil’deki yasak bir gün sürdü.1 – 6 Ekim Mardin Valiliği, Nusaybin ilçesinde Girmeli, Eskihisar, Tepeüstü ve Kayadibi mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti. Yasak altı gün sürdü. 2 – 5 Ekim Diyarbakır, Silvan’daki yasak dört gün sürdü.6 Ekim Diyarbakır- Bismil’deki yasak bir gün sürdü.9 – 10 Ekim Diyarbakır’ın Sur, Bağlar, Kayapınar, Yenişehir, Silvan, Bismil, Lice, Dicle ve Hani ilçelerinde iki günlüğüne sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 10 – 13 Ekim Diyarbakır, Sur’da dört gün sokağa çıkmak yasaklandı.16 – 18 Ekim Diyarbakır’da Lice, Hani ve Kocaköy ilçelerinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasak üç gün sürdü.18 – 21 Ekim Diyarbakır, Silvan’daki yasak dört gün sürdü.3 – 14 Kasım Yine Silvan’da sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasak bu kez 12 gün sürdü. 4 – 5 Kasım Diyarbakır’ın Hani ve Lice ilçelerinde iki günlüğüne sokağa çıkılamadı.5 – 7 Kasım Elâzığ’ın Arıcak ilçesinde üç gün boyunca sokağa çıkmak yasaklandı.5 – 7 Kasım Diyarbakır’ın Dicle ilçesindeki yasak üç gün sürdü.13 – 26 Kasım Mardin’in Nusaybin ilçesinde 14 gün sokağa çıkılamadı. 20 – 22 Kasım Diyarbakır’ın Hani ve Lice ilçelerindeki yasak üç gün sürdü.21 – 23 Kasım Hakkâri’ nin Yüksekova ilçesinde üç günlüğüne sokağa çıkılamadı. İki kişi hayatını kaybetti, polis cenaze törenine de müdahale etti.24 – 25 Kasım Şırnak, Cizre’nin Yafes ve Sur mahallelerinde iki günlüğüne sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Bu, ilçedeki beşinci sokağa çıkma yasağı oldu. 26 Kasım – 4 Aralık Mardin, Derik’te dokuz günlüğüne sokağa çıkmak yasaklandı.28 – 30 Kasım Diyarbakır, Sur’da sokağa çıkmak üç günlüğüne yasaklandı.29 Kasım – 3 Aralık Mardin, Nusaybin’de sokağa çıkma yasağı beş gün sürdü.4 – 5 Aralık Diyarbakır’ın Hazro ilçesinde yasak iki gün sürdü. 5 – 6 Aralık Diyarbakır’ın Hazro ve Lice ilçelerinde iki günlüğüne sokağa çıkmak yasaklandı.6 – 9 Aralık Mardin’in Nusaybin ilçesinde 6 Aralık’ta ilan edilen yasak  9 Ekim akşamı kaldırıldı. 7  – 8 Aralık Hakkâri’ nin Yüksekova ilçesinde iki günlüğüne sokağa çıkmak yasaklandı.2 Aralık - Sur’un altı mahallesi ve bir caddesinde 2 Aralık’tan beri uygulanan sokağa çıkma yasağına 11 Aralık’ta 17 saatliğine ara verildi. Yasak halen devam ediyor.11 Aralık – Mardin’in Dargeçit ilçesinde 11 Aralık’ta ilan edilen yasak halen sürüyor.14 Aralık – Mardin’in Nusaybin ilçesinde yine sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Dört mahallede uygulanan yasağa 18 Aralık’ta 09.00- 16.00 saatlerinde ara verildi. Yasak devam ediyor.14 Aralık – Şırnak’ın Cizre ve Silopi’de sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Sonuç olarak;

1 Ocak – 5 Aralık 2015 tarihleri arasında çatışmalar nedeniyle 171’i asker, polis, korucu, 195’i militan, 157’si sivil olmak üzere toplam 523 kişi yaşamını yitirdi. 

İnsan Hakları Derneği’nin açıkladığı bu veriler sadece sokağa çıkma yasaklarının yıkıcı etkisini gösteriyor.

2004 yılında 58. Hükümeti kuran AKP’nin tek başına iktidar olduğu dönemden-2015 yılının 1 Kasım tarihine kadar ki sürecine bakmak bile Türkiye Cumhuriyet’i cilbabına bürünmüş Hitler Almanya’sını görmeye yetiyor.

Teşbihte hata olmasın. Amacım Führer Almanya’sına bakıp Erdoğan Türkiye’sindeki acıları ve katliamları yarıştırmak değil. 

Ancak tek başına iktidar sevdasının ve otoriter rejimin yönetim biçimi olarak hiçbir toplumun selametine olmadığı oldukça açık.Bunu anlamak için deneyimlemek yerine tarihte deneyimleyen ülkelerin akibetine bakıp ders çıkarmakta fayda var.

 

Ayşe TANAS

06.01.2016

Ayşe Tanas
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
AK Parti İlçe Teşkilatında Bayramlaşma
AK Parti İlçe Teşkilatında Bayramlaşma
Siverek'te Zırhlı polis aracı devrildi: 6 yaralı
Siverek'te Zırhlı polis aracı devrildi: 6 yaralı