UZUN TARİHİN KISA ÖZETİ

Uzun bir tarihi kısa biz yazı ile özetlemek istiyorum.

UZUN TARİHİN KISA ÖZETİ

Uzun bir tarihi kısa biz yazı ile özetlemek istiyorum. Gündem de şu sıralar leyla zana’nın yemini, Silvan ve Nusaybin’de ki çatışmalar ve Paris katliamının etkileri ağırlıklı başlıklar.

3 paragrafta özetlemeye çalışayım…

Birincisi…

Leyla zana uzun yıllardır siyasetin içinde olan bir Kürt kadını. Kürtlerin özgürlük mücadelesin de kadının etkin rolünü üstlenip, özgürleşmek isteyen Kürtlerin kadınlarının da özgürleştirmek istiyor. Kürtler özgürleşecekse bu kadının desteği ile olacak. Kadından bağımsız bir özgürlük mücadelesi hem teorik olarak hem de pratik olarak eksiz olacaktır. Yemin metni darbe anayasasının hazırladığı bir metin. Metni baştan sona olduğu gibi okuyup sonda ki ‘Türk’ yerine ‘Türkiye’ demek bence bir şeyi değiştirmez halkların mücadelesi açısından. Metnin sonuna gelmeden, başında ve ortasında ne yazıldığı daha çok önemlidir. Şimdi leyla zana metni olduğu gibi okuyup en sonuna mı itiraz ediyor. Eğer böyle ise tartışılacak çok şey var demektir. Ama leyla zananın duruşunu ve geçmişini bildiğim için böyle olmadığını biliyorum. Darbe diktasının dayattığı her şey için Türk halkı önünde yemin edilmesi daha mantıklı. Çünkü darbe en çok Kürt olmayanları vurmuştur. Darbe anayasasının hazırladığı metindeki her şeyin sözünü tüm Türkiye halklarına vermenin sorumluluğu ve sonucu daha büyüktür. Leyla zana siyaset içinde en samimi bulduğum isimlerden birisi. 7 Haziran seçimlerinden sonra başlayan iç savaşta en samimi ve içten açıklamaya yapmıştı. Ölümler durmasa ölüm orucuna yatacağım demişti. Takip edenler hatırlamıştır. Özetle leyla zananın sadece metnin sonunda değil her yerinde değişiklik yapması daha çok sevindirecekti bizleri. En azından beni… Bu yemin metninin değişmesi gerekiyor hemen şimdi, ama bu metnin değişmesi o kadar da kolay değil. Çünkü mecliste daha çok kişinin leyla zana gibi düşünmesi gerekir. Leyla zananın yeminini kabul etmeyen deniz Baykal’ı alkışlayan milletvekilleri ile olacak iş değil. Platon bu yüzden demokrasiye sayıp geçmiş. Şimdi daha iyi anlıyorum. Bu arada çok iyi hatırlıyorum 7 Hazirandan sonra da aynen böyle yemin etmişti leyla zana. Meclis başkanı yine deniz Baykal’dı. Acaba ne değişti diye sormadan edemedim?

İkincisi…

Silvan’da 2 hafta boyunca dışarı çıkma yasağı vardı. Yasak kalkınca manzara ortaya çıktı. Duvarlara yazılan resimler ve hayatını kaybeden yurttaşların görüntüleri yorumsuzdu. Yazılan yazıları görünce çok üzüldüm. Polis tüm Silvanlılara türkün gücünü göstermişti (!). savaş bitsin diye AKP’ye oy vermişti çoğu seçmen. Memnun olmadılar sanırım Silvan’ın da vermesi gerekiyormuş. Sonra Nusaybin de filmin tekrarını izledik. Yönetmenimiz aynıydı sadece mekân değişti. Silvan’da yıkacak, dökecek bir şey kalmadı. Sıra Mardin’in en güzel ilçesi Nusaybin’de idi. Bir kadını öldürdüler. Faili meşhur katilimiz ne doymaz bir şeysin sen. Cumhuriyetten günümüze kadar ne çok faili meşhur katliam oldu. Kürtlerin kanından beslenen, yani kendi halkının kanıyla beslenen bir rejim yıkılacaktır mutlaka.

Üçüncüsü…

Paris’te işit imzalı bir katliam yapıldı. Masum insanlar öldürürdü. Emperyalistlerin beslediği işit yine halkı vurdu. Fransa’nın kendisi bile destek vermiş olsa bile ölen insanların suçu değil bu. Destek verenler devlet büyükleri. Üzüldük hem de çok üzüldük. Ankara kadar, Diyarbakır kadar Suruç kadar…

Sosyal medyada profil resimlerini Fransa bayrağı yapan insanlar oldu. Birde bunlara tepki verenler. Fransa bayrağını profil resmi yapanlar acıyı derinden yaşayan insanlardı. Ölenin dini dili milleti kimliği önemli değil, önemli olan insanlık. Tepki verenler ise tarihten hatırlayacağımız gibi Fransa’nın sömürgesi Cezayir ile savaşından fotoğraflar paylaşıyor. Belki çoğu fotomontajdır. Bilemiyorum.

Tarihte Fransa’nın böyle bir katliam yapmış olması, Fransız insanlarının başına böyle bir olay geldiğinde bizi sevindirecek bir argüman değildir. Fransa’nın yaptığı da yanlıştır, Fransa’ya yapılan da yanlıştır. Gerçek olan EMPERYALİSTLERİN BESLEDİĞİ İŞİTİN MASUM İNSANLARI ÖLDÜRDÜĞÜ… Tarihten bir ders çıkaracaksak eğer dersimiz bu olmalıdır. İnsanlık dersi. Ölümlere sevinmememiz gerektiğini hala anlamadık. Türkiye-Yunanistan arasında oynana dostluk maçında saygı duruşu sırasında protesto vardı.  Dostluk maçı olmasa bizimkiler de katliam yapacaktı. Ben öyle bir hava sezinledim…

Not: eleştiri (olumlu-olumsuz), yorum ve Önerlileriniz için kranmustafa8978@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Mustafa Kıran

 

Mustafa Kıran
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Bir Dost     2016-11-27 Çok teşekkür ederiz Mustafa bey, bize yazı yazılırken dikkat edilmesi gereken durumları ve cümlenin mantıksal kuruluşunun nasıl olmaması gerektiğini gösterdiğiniz için. Ve evet haklısınız herkesin hayatına herkes karışamaz. Bir insan ancak bu kadar saçmalayabilir doğrusu.Bu konuda gösterdiğiniz başarıdan dolayı tebrik ederim sizi..
Bir Dost     2016-11-27 Çok teşekkür ederiz Mustafa bey, yazı yazarken yapılmaması gereken yanlışları ve mantık hatalarını gösterdiğiniz için. Evet çok haklısınız herkesin hayatına herkes karışamaz :) Bir insan ancak bu kadar saçmalayabilir yani tebrikler..
siverekli     2015-11-20 Tebrikler Mustafa bey, sizi merakla takip ediyorum.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
(GÜNCELLENDİ) Siverek'te Silahlı Kavga: 1 Ölü 2 Yaralı
(GÜNCELLENDİ) Siverek'te Silahlı Kavga: 1 Ölü 2 Yaralı
Bıçakçılar Bayram mesaisine başladı
Bıçakçılar Bayram mesaisine başladı