KONJONKTÜREL ARENANIN SON SAHNESİ
Süleyman Tunç

KONJONKTÜREL ARENANIN SON SAHNESİ

 

Paris katliamına insan olmamın gereği sevinmiyorum
lakin kavramların karıştırılması kadar kavramların çarptırılmasında utanç verici ve vahimdir


Paris de kim kimi vurdu sorusuna verilecek cevap belki de hangi safta olduğumuzu olaya nasıl baktığımızı açık bir şekilde ortaya koyacaktır
bunlar seviniyor bunlar üzülüyor özerine yapılan polemik olayın tam algılanmasına engeldir


Her seferinden dünyanın küçük bir koy olduğunu söyleyen twit aydınlar konjektürel zorunluluk konjektör gereği deyip her gün yeni kelime ve kavram üreten aydınlar bana öyle geliyor ki kendi kısır döngüleri içinde degerlendiriyorlar ve olayı bir türlü konjektörel alana taşıyamıyorlar


Nasıl mı polis tutanaklarında ki katliam zanlısı üç eylemcide Paris yani Avrupa doğumlu


Bunlar medeni Avrupa’nın çatışma kültüründe yer bulamayan 2. kuşak göçmenler ötekileşen ve kimlik bulmada bir türlü dengeyi sağlayamayan bir nesil duygular ve aidiyet hissiyatını en üst kertede yasayan var olma ve anlaşılma kaygısı için de kimlik peşinde olanlar kimi İŞİD ci olur kimi madde bağımlısı yani denge yok bunu sebebi ise öretilen politikalar bu bir devletin iç politikalarının uzun vadedeki yansımalarıdır emin olun bundan sonra bunlarla yaşamak zorunluluğu varsa bunların ayıklanılması değil entegrasyonun özerin de duracak Avrupa Fransa Paris Işid İslam adına en kanlı eylemlerini Müslümanlara karşı yaptı İslam coğrafyasını kana bulayan işid militanlarını önemli bir kısmı Avrupa patentli Yani işid Avrupa’dan Ortadoğu’ya ihraç ediliyor iken


Avrupa’nın iki kazancı vardı


1. bu radikal İslamcıları ölüme gönderiyordu ve kendi ülkelerini kısmen temizliyordu


2.müslümanlar adına yapılan vahşet insanları İslami fobi geliştirmesine yani İslaman’dan korkmasına ve haliyle uzaklaşmasına sebep oluyordu bunlar belki ülkelerin kendi politik manevralarıdır


Ancak vahim olan ise bu suni (yapay) gücün dünya siyasetinde bir denge unsuruna dönüştürülmeye çalışılması yani bu güce taşeronluk işlerinde gördürülmesi bunu kim mi yaptı malum dünya liderinin ülkesi Avrupa işid belasını çok farklı amaçları için kullanıp farklı kazanımlar kazanırken işid Türkiye ile siyasi ittifaklar kurdu strateji ortaklığı yaptı ki bunun en bariz örneği rehine krizi dir 25 Aralık operasyonlarının deşifre etmeye çalıştığı gerçeklerdir (25 Aralık operasyonlarını haklı görmüyorum )
varılmak istenen nokta ise vahim düşmanımın düşmanı dostum felsefesinin maliyeti bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığının faturası Türkiye’nin müttefiki ve strateji ortağı Fransa yine Türkiye’nin müttefiki tarafından vuruluyor bu kişilerin savaşı değil devletlerin savaşıdır işte belki de bu perspektiften bakılmalı olaya
daha kim kime ne kadar ahlaksız tekliflerde bulunacak sırada sözünü tutamayan hangi ülkeye gözdağı verilecek hangi ülkenin masum ve mazlum vatandaşı kanlı bir infaza kurban gidecek.


Çünkü burada kişilerin canına kast edilmekten çok ülkelerin politikalarına ayar verme hamleleri yapılmaktadır.


Bana öyle geliyor ki her arka bahçe kendini gözden geçirmeli hiç bilmedikleri gizli emellerin küreğini çekmemelidir Paris’teki üç Kürt kanına yapılan saldırının failleri taraf devletlerin ekonomik siyasi ve stratejik çıkarlarına feda edilirken yine Paris’teki bu katliamın bu masum insanların kanları kim bilir neye pazarlık konusu edilecek neyin karşılığında olay örtbas edilecek ve olay konjektorel değilde bireye indirgenecek basit bir bireysel eylem olarak halka yansıtılırken
bedel ödedik edebiyatıyla hangi liman hangi maden hangi petrol hattından pay hakkı iddia edilecek.


İşte biz belki de bu kadar çirkin bir dünyanın gerçeklinde kendimizi dev aynasında görüyoruz.


Paris katliamı ülkelerin bir birini sattığı ajanlık anlayışının egemen olduğu bir arenanın son dövüşüdür belki

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
(GÜNCELLENDİ) Siverek'te Silahlı Kavga: 1 Ölü 2 Yaralı
(GÜNCELLENDİ) Siverek'te Silahlı Kavga: 1 Ölü 2 Yaralı
Bıçakçılar Bayram mesaisine başladı
Bıçakçılar Bayram mesaisine başladı