Şeriat Nedir? Önce Bil, Sonra Konuş
Eyüphan Kaya

Şeriat Nedir? Önce Bil, Sonra Konuş

Şeriat Nedir? Önce Bil, Sonra Konuş


İbadettir,


Beşeri münasebettir,


Muamelattır,


Cezadır,


Cihattır.


Namaz, oruç, hac ve zekat ibadet kısmına giriyor,


Nikah, Talak, karşılıklı hukuk; Anne-Baba, Eşler arası hukuk, Akraba ve Komşu hukuku beşeri münasebetlere giriyor.


Alış-veriş, ekonomi, miras hukuku, muamelata giriyor.


Cezaya gelince, Kısasa kısas-Hırsızlık-Zina-Uyuşturucu kullanım ve pazarlama vb kamusal düzeni bozucu faaliyetlere, cezai müeyyide gerektirdiği için cezaya giriyor.


İnsanın nefsiyle mücadeleden başlamak üzere İslam’ın emirlerini yer yüzüne yaymaya ve engelle karşılaşırsa mukavemet etmeye “cihad” adı verilir.Çünkü bir başkasının Allah’ın emrinin kullarına ulaştırmaya engel olma gibi bir hakları yoktur. Ulaştıktan sonra iman edip etmemede muhayyerdir.


Bir Müslüman, bu beş mevzunun tamamında ilahi emirler çerçevesinde yaşamakla yükümlüdür. Yapmadığı zaman tabiî ki günahkar oluyor.


İnanın birincil görev olarak ibadet faslında dahi Müslümanlar yeterli bir tarzda vazifeyi yerini yerine getiremiyor. Paylaşmaya kıyamıyorum, acaba bu İslam toplumunun % kaçı sabah namazını zamanında kılıyor? Yılda bir olan Oruç ibadetinde dahi yetersiz kalıyoruz


Hac farizası, ibadetin yanı sıra İslam toplumu için siyasi bir dertleşme ve çare üretme kongresidir. Hangi oranda hacı bu şuurla hacca gidiyor. Üstelik hacca giden birisine haccı unvanını vermediğiniz zaman çoğu alınıyor. Bir de haccı üzerinde yemin içenler..


Zekâtımızı da ciddi bir tarzda müstahak kimselere ulaştıramıyoruz.Mesela zekat fakirin hakkıdır gelip sizden almazsa senin o fakirin hakkını kendisine ulaştırman gerekir. Bırakın bu nezaketi torbasını alıp harmana geldiği zaman bile hakkını isteksiz veriyoruz.


Bir anekdot paylaşmak istiyorum ben 17-18 yaşında bir gençtim zekat toplamak için gelen bir yaşlıya,


-Hoş geldiniz amca, hakkını almaya mı geldin dedim, hele dayıma bir çay doldurun. Adam bir tuhaf oldu ve ekledi,


– Yeğenim valla ne diyeceğimi şaşırdım, hiç beni böyle karşılayana şimdiye kadar rastlamadım, dedi. Ben de dedim ki,


-Zekâtını almaya geldiğiniz için sana minnettarım çünkü almaya gelmezseniz kendi imkanlarımızla bu zekatı fakirlere, müstahak kimselere ulaştırmak durumundayız.


Nikâh için maalesef özellikle seküler türenler tercih ediliyor, Allah’ın emri peygamberin kavli gündeme gelmesin diye. Halbuki adil iki şahit huzurunda nikahın kıyılması mehir eşliğinde yapılmalıdır ki ibadet hükmüne geçsin.Bu can bizim değil ki istediğimiz şekilde kullanalım(Tabi bu İslami anlayışta göre)


Talak ,üç sefer “boş ol” demekle kadın boş olmaz. Bu kadar önemli bir mesese bu kadar basit ifade ile bozulmaz/bozulmamalıdır. Boşanma aşamasına gelmeden uyulması zorunlu olan dört aşama daha vardır.Burada izah edemem, yazı uzar diye.


Koca, karısını beslemekle yükümlüdür. Kadın da evine sadık davranmakla yükümlüdür. Aynı zamanda evlat, anne babasına bakmakla yükümlüdür. Akraba ve komşu haklarına riayet etmelidir.


Alış-verişte İslam hukukuna riayet farzdır. Ekonomide faize yer yoktur. Kara Borsacılık ve tefecilik de caiz değildir, hatta faiz yeddi büyük günahlardandır. Erkeğin payı kızların iki katı olmasında büyük hikmetler vardır. Ne yazık ki buna rağmen toplumda kız kardeşin payı verilmemektedir. Bu Allah’ın sınırını aşmaktır, tarifi mümkün olmayan bir suçtur.Zulmün ta kendisidir.


El kesme cezasına gelince; öyle simit ve baklava çalanlarında, açlıktan bir şeyler yürütenlere de hırsızlık cezası uygulanmaz.


Servetine servet katmak maksadıyla başkasına ait bir malı çalanların ya da kağıt üzerinde hesabı kitaba uydurarak kamu malını cebellezi edenlere uygulanacak bir ceza olsa gerek. Başka bir ifadeyle en büyük hısız Suudi kralı olsa gerek çünkü ümmetin Petrolunu çalıyor, yabancılara satıyor.


Kısasa kısas meselesine gelince maktulun varisleri ikna edilsin diye sulh heyeti araya girere. Yüce Allah, Müslüman kardeşinizi af ederseniz ben de sizi af ederin fermanı hatırlatılır. Her türlü çabaya rağmen ikna olunmuyorsa kısas uygulanır. Hem kısas uygulanmazsa karşılıklı öldürmeler, kan davası devam eder. Ayrıca müebbet ceza kısastan daha zor olduğunu diyenler dahi vardır.


Çok af buyurun zani kimselere uygulanan “recim” adını alan ceza ise başka başka kimselerle evli bir çiftin dört kişinin görebileceği kadar aleni cinsi münasebette bulunacak kadar haya duyguları kayboluş kimselere uygulanır. Bu mümkün mü onu da bilemem.


Varsa milyonda bir, bir çift varsın o da dünyadan defolsunlar olmaz mı? Hem evli, hem dört kişinin görebileceği kadar aleni zina edecek kadar edepsizleşmişse buna acımak elde değil.


Bu tür cezalar uygulanmazsa ne olur? Tabiî ki gücü olan ihkak-ı hak usulü vatandaş birbirini cezalandırır. Kan davası, namus davası bunun yokluğundan kaynaklanıyor. Ama töre ayrı bir şey onu da söyleyeyim.


Diyeceksiniz ki kocaman hayat bu kadarla nasıl ayakta tutuluyor. İslam insana vicdani sorumluluk yüklüyor. Her hatanın karşılığında dünyevi müeyyide yoktur. Zaten Müslüman olan hayata huzur ve mutluluk katmak için çaba sarf ediyor/etmelidir.


Sevgili dostlar bu değerlerin hangisine insan itiraz edebilir söyler misiniz?


NOT:%90 umumu ilgilendiren esasları bunlardır.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ASIL HEDEF ERDOĞAN!
ASIL HEDEF ERDOĞAN!
Fettahlı'dan Siverek İçin Önemli Talepler
Fettahlı'dan Siverek İçin Önemli Talepler