Advert
Advert
SİVEREK GEÇMİŞ İLE YÜZLEŞMELİ
MEVLÜT BAYRAKTAR

SİVEREK GEÇMİŞ İLE YÜZLEŞMELİ

Reklam

“ Siverek geçmişiyle yüzleşmeli” bu yüzleşme ve hesaplaşma Urfa’da yayınlanan gazete İpekyol’un manşetten attığı “ BDP Ergenekon’un kalesi Siverek’te miting yapamadı” manşetiyle şahsen benim ve duyarlı tüm Sivereklilerin zihninde canlanmış bulunmaktadır.

Bu ve bunlar gibi haberleri hemen, hemen tüm severek’liler bildiği halde zihinlerinden söküp atmışlardı.

Yıllardır dilden, dile, kulaktan, kulağa fısıltı gazetesini geçemeyen korkunç iddialar Siverek için konuşulmaktaydı ama beklide ilk kez bir yerel gazete de olsa ipekyol gazetesi bu iddiaları herkesin okuyacağı bir şekilde manşetten verdi.

Peki, bu iddialar nedir? Ve yıllarca halkımızın korkuyla anlattığı şeylerin gerçekliği ne kadardır?

İşte İpekyol gazetesinin iddia ettiği ve manşetine attığı yazıdan bazıları “Siverek, Ergenekon’un bölgedeki kalesi olarak biliniyor. Özellikle 90’lı yıllarda çok sayıda PKK’lı ve DEHAP’lı bu ilçedeki derin devletin tetikçileri tarafından yargısız infaz edilmişti. Zira birçok yurtseverin patos makinelerinde parçalanıp Fırat’a atıldığı ilçede kulaktan kulağa yayılan bir gerçek. Siverek Mezarlığı dahi kimliği belirsiz kişilerin kabirleri ile dolu. Ülke genelinde bu karanlık dönemle yüzleşmeye başlanmasına rağmen Siverek’e bu hala yansımadı. Ergenekon’un tetikçileri de hala Siverek’te varlıklarını sürdürüyor.”

 

Patos denilen vakıa faali meçhul cinayetler, mezarlıkların kimliği belirsiz insanlarla dolu olması ve bu karanlık insanların Siverek’te hala varlıklarını sürdürüyor olması iddiası.

 

Bir Siverekli nereye giderse gitsin bu söylentilerle hep karşılaşmaktadır. Ben 2000 yıllarda askerliğe gittiğimde “ Siverekliyim” dediğimde, suratını asan bir rütbelinin “ yani insanları canlı, canlı patosa atan şehirden” demesi hala aklımdadır.

 

Bu söylenen ve iddia edilen şeylerin ne kadar gerçekçi olduğunu ben şahsen bilmiyorum. Bunu tartışacak ve birbiriyle yüzleşecek olanların o dönemin insanları olduğuna inanıyorum.

 

Oldu, olmadı tartışmasına da girmeyeceğim ve lütfen bu yazıyı okuyan kişilerinde bilgileri olmadan bu tartışmaya girmesini istemiyorum.

 

Ama böyle bir şey olmuşsa, insanlar diri, diri patoza atılıp param parça edilmişse de bunlarla yüzleşilmesi gerektiğine inanıyorum

 

Ülke genelinde bu karanlık dönemle hesaplaşıldığı halde Siverek’te bu gibi çok korkunç iddiaların ortalıkta gezinmesine rağmen gerçekle yüzleş ilmemesi Siverek genelinde hala korku ve baskının devam ettiğini düşündürtüyor.

 

Bu gibi şeyleri unutturmaya çalışmak ve gündeme getirmemek ve sebebininse “Siverek kötü şeylerle anılmasın” denmesi ancak gülünç bir savunmadır.

Bu gibi şeylerle yüzleş ildiği ve eğer böyle bir şey olmuşsa sorumluların mahkeme karşısına çıkarılması Siverek açısından çok önemli bir adım olacaktır.

Bir millet ve halk geçmişiyle yüzleşmesi o milletin halkını alçaltmaz tam tersine yüceltir.

Bu kuşak eğer geçmişiyle yüzleşmezse, gelecek kuşaklar mutlaka yüzleşeceklerdir.

Burada en büyük sorumluluk ve iş o dönemin mağdur insanlarına düşüyor. Bu mağdurlar korku duvarlarını yıkıp yıllardır suskunluklarını bitirip tarihe tanıklık edebilirler

Eğer birileri hunharca patos makinelerine atılmış, birileri Siverek’in kanına giren karanlık güçler tarafından infaz edilmişlerse, bu kişilerin akraba ve yakınları da vardır ve bunlar Siverek’in geçmişiyle hesaplaşmanın da anahtarı olacaklardır.

Bu mağdur insanlar yıllarca içlerinde acı ile yaşadılar ve yine bunlar şehirdeki korku hâkimiyetinden ortaya çıkamadı ve birçoğu da şimdi Siverek dışında, söylenmesi yerindeyse topraklarından sürüldüler. Bu korku ortamı hala Sivereklinin büyük çoğunluğunda iliklerine kadar işlenmiş durumdadır.

Siverek’in karanlık güçlerden arınması, Siverek’in geçmişiyle yüzleşip temiz bir sayfa açmasının ikinci büyük sorumluluk AKP hükümetine ve Siverek’te hükümeti temsil eden Siverek vekillerine ve özelikle de Sayın Kasım Gülpınar’a düşüyor

Kasım bey ve Siverek’teki ekibi büyük idealarla ortaya çıkmış şahsiyetli insanlardır. Bu idealarına ulaşmak ve kendilerini halka kabullendirmek istiyorlarsa ilk önce bu ekibin Siverek’teki bu karanlık güçlerle hesaplaşmaları gerekiyor ve bunlar o dönemin mağdur insanların mağduriyetini azda olsa giderecek adımlar atmalıdırlar.

Korku ve baskı sonucunda konuşamayan ve memleketini terk etmek zorunda kalan insanlara güven verilmeli ve bu güvenleri sonucunda ellerinde ki imkânlarla bunları bu mağdur insanları korumaları gerekiyor.

Atılacak bu olumlu adımlar sayesinde Siverek’te karanlıkta kalan ve herkesin ve her kesimin korkuyla andığı bir döneminde sonunu getirecektir inşallah

Yok, eğer bunlar yapılmaz, olmuş iddialarla ortalığı çalkalayan olayları örtmeye kalkışıp, “hiç karışmayalım, olmuşsa da geride kalmış” gibi korkakça teklifler sunulursa Siverek’te bir değişimden ve bir gelişmeden söz edemeyiz ve etmeye de hakkımız olmayacaktır.

Tüm karanlık güçlerden arınmış, geçmişiyle yüzleşmekten çekinmeyen temiz ve yaşanılabilir bir Siverek dileği ile.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
PKK 23 yaşındaki öğretmeni Şehit etti
PKK 23 yaşındaki öğretmeni Şehit etti
Valiler Kararnamesinde Şanlıurfa Valisi değişti
Valiler Kararnamesinde Şanlıurfa Valisi değişti