Ben Düşünüyorum Ya Sen?
Ramazan Çetiner

Ben Düşünüyorum Ya Sen?

Tesadüflere inanır mısınız? Ya da tesadüf kavramını “kalıp değerlendirme”ler ile yargılar, karşı mı çıkarsınız? Tesadüfen doğduk, mecburen yaşıyoruz hayatlar olduğunu varsayarsak, içinde misiniz bu önermenin yahut dışında?

Sorular, sorunlar, sorunsal, sorunlaşmış, sormaktan çekindiğimiz, argo tabirle sormaya korktuğumuz –yemiyor değil mi?- durumlar(…) Uzanır gider, “müsait” sözcüğünce yazdıklarım.

 

*****

Onca şey var ki yazmam gereken. Yazmalıyım dediklerimi toplarsam yazılacaklarım unutulur, unuturum. Yazmadan evvel, kendimi sorgularım; sigarayı yasaklayıp kendi içen doktordan olmamak için. Elden geldiğince hâkim olur kendime bazen de meşhur Terkîb-i Bend’in yazarı Ziya Paşa’nın dediği gibi “Allah’ım bu akıl terazisinde seni ölçmeye çalışmak gaflettir, ağır yüktür seni düşünmek bu aklım ile.” derim. Yalnız tevhid inancı ve tanımlaması da Ziya Paşa’ya katılmama engel olur. “Her şeyin O’ndan geldiği ve O’na döneceği” tasavvuf düşüncesi ile sorgulamaya daha bir kapılır, boğulmaktan korkmamacasına dalarım: o büyük yaratılış düşüncesine. Buraya kadar eminim “Ne diyorsun yani?” dediğinizi hissediyor olmalıyım ki felsefe deryasından an olur sıyrıldım. Hadi herkesin uzmanı olup etkisiz elemanı sayıldığı alana gidelim: siyasete.

 

*****

Şahsımdan hepimize bir oyu vardır herkesin. Onca hararetli, kırıcı, hakaret ve küfürler bir oydur. Ve herkesin her şey olduğu bu devirde (Kek Şéxmus’tan duyduğum bu söz kalıbı hoşuma gitti, gidiyor.) birbirimizi etkileme, yönlendirme, kendimize kazandırma ihtimali çok zor bir olasılıktır. Ve zannımca dışımızda şekillenen ve düşüncemizin, olurumuzun önemsenmediği “oyun, paran, mevkin kadar konuş” hayatımızda delinin kuyuya attığı taşa konuşmak gibidir siyaset. Ama bazılarının dediği gibi “Siyasetten kaçınalım.” demiyorum..!

 

*****

Siyaset, yaşamaktır. Kabirde oyu olmaz kişinin. Sizi bilmem ama ben yaşıyor ve yaşamaya devam edeceğim. Oyumu da yargıları, kalıpları, kuralları kıracak, yıkacak amma değerlere, insanlığa taraf olacak kimselere kullanacağım.(Ki böyle bir taraf olursa ne ala!) Ama TV’de, kahvehanelerde, ayaküstü sohbetlerde insanların birbirlerini anlamadan, birbirlerine karşı silah kılıç kuşandırıp kırdırtan siyasete karşıyım. Hiçbir bez, yazılan, okunan şey insan canından, nefesinden kıymetli değildir. İnsan yaşadığınca kâinat güzeldir. Her insan kıymetlidir. Her insan değerdir. Ve düşünendir. Düşündüğünce vardır. Varlık sahibi ve farkındalığında ve bilincindedir.

Tesadüfen olmadığımız; değişim, dönüşüm ve gelişimin bir parçası olduğumuz biz insan, insanca davranımlar edinip insaniyetle birbirimize yakınlaşıp tanış olmalı ve arzumuzdaki ebediyet tadına hemhal olmalıyız. Kırıcı, tehditkâr, en doğrusu benim anlayışlardan uzak durup her erkeğin içinde bir nebze annelik ve kadınlık ile ve her kadının duygusallık gözlüğünü yer yer yerindelik görüşüyle kullanması temennisiyle…

Okuyorum, okutamıyorum belki. Ama rol model oluyorum. İsteğim: okuyacağımız, ezberden uzak; tekrardan yaşamaklardan olmayacağımız o güne.

 

*******

Not: “Maviden Umuda” şiirim 2. oldu. Ödüle layık gören Siverek içindeki ve dışındaki herkese teşekkür ediyorum. Şiirce yaşamak üzere…

 

Ramazan ÇETiNER (Azadiice)

Rmzn_Ctnr@hotmail.com

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Siverek’te Zihinsel Engelli Öğrenciler Hem Eğlendi Hem Eğlendirdi
Siverek’te Zihinsel Engelli Öğrenciler Hem Eğlendi Hem Eğlendirdi
Siverek'li Öğrencilerden Şehit Annesine Mektup
Siverek'li Öğrencilerden Şehit Annesine Mektup