İstediğiniz Vekalet mi? Sefalet mi?
Eyüphan Kaya

İstediğiniz Vekalet mi? Sefalet mi?

Parlamentoya üye olmak, tarihi bir vazife, büyük onur olup, sorumluluk gerektirirken, bu göreve talip olan kimi vatandaşlarımız için bu düşünce ikinci planda kalıyor sanki, yoksa bana mı öyle geliyor.


Şu siyaseti bir türlü düzene sokamadık, öyle ki vatandaşı dahi bu yanlış siyasi anlayışa bile alıştırmış duruma getirdik.


Siyaset, yönetim sanatı olması gerekirken, ne yazık ki aldatma, avutma ve cebini doldurma sanatına dönüştürüldü.


Şu parti partilerin ve vekil profiline bir bakalım,


HDP siyaseti Kürtleri aldatmaya dönük, dillerini basamak olarak kullanıp dinlerini devre dışı etmeye dayanıyor gibi. Hala hala! Ben bu siyasi yaklaşıma nasıl “ey vallah” diyeceğim?


MHP, Türk halkını soyut kavramlarla dolduruşa getirerek Anadolu insanına zaman kayıp ediyor. Savunduğu değerler, ileri sürdüğü fikirler evrensel dünya ölçülerinde kabul edilir bir siyaset değildir!


CHP, eskisine nazaran az hafifletmişse de Atatürkçülük ve özellikle Layıklık başta olmak üzere bir türlü Kemalizmi elden bırakmıyor. Amaç haklın huzur mu? Yoksa ne olursa olsun ceberut devlet anlayışının ayakta kalması mı? ayırt etmek çok zor. İlginçtir bankası olan tek partidir. Maalesef İş Bankası CHP’ye çalışıyor.


AK Partiye gelince sözde muhafazakar parti olarak kendini lanse etti/ediyor ancak aleni olan şu ki bu perde altında sağdan soldan devleti kemirenlerin sayısı her geçen gün AK Parti saflarında artıyor gibi. Birileri bu hoyratlığa “Dur” demelidir. Eğer böyle giderse halkın dualarından mahrum kalır ona göre!


Ayrıca yakın çevresini şu makama bu makama getirme çabaları da ayrı bir dert. Benim AK Parti kurucularına yazığım geliyor, iyi niyetlerle kurdukları bu parti üç beş yıl öncesine kadar da kuruluş amacına göre bir çabası vardı, ama her geçen gün ANAP zihniyeti ile geliştikçe gelişiyor. Cumhurbaşkanının neden partiye müdahale etmeye çalıştığını buna bağlıyorum.Bürokrasinin neden kalite kazanmadığı, Hükümetin çalışmaları saha yansımadığı aynı zamanda bu aksaklıklardan kaynaklanıyor.


Peki bu mudur siyaset, ben bir vatandaş olarak bu siyasi yaklaşıma nasıl dua edebilirim?


Halbuki, Eğitim, Ekonomi, Adalet, Sosyal huzur ve ülkenin birlik beraberliği için ülkü sahibi olmaları gerekmez mi?


Nasıl mı?

Yukarıda altı başlık altında mühim mevzuları ele almışsam da aslında bunları tek başlık altında ele almak yeter de artar o da eğitim-öğretimdir.


Bakın bakayım, Almanya’da mecburi eğitim yılı olan on yıl boyunca dört ders mecburidir diğerlerinden istediğini almak tercihinize kalmış; nedir o dört ders, Alman dili, Alman Dini, Alman trihi ve Alman kültürü, vatandaşları bu dört bilgi ile donatılınca “Alman gibi Alman” yetişiyor.


Eğer biz bu değerlerimizi objektif bir tarzda nesilden nesle aktarabilseydik sorunlarımızın %90’ı kendiliğinden hal olmuş olacaktı. Ne Kürt sorunu ne Alevi sorunu ne de hırsız arsızların varlığı bu düzeyde olmazdı, ama bakıyorum bu gün bile eğitim öğretime başka bir ifadeyle maarife gereken ilgi gösterilmiyor.


AK Parti Adalet için ek bir seçim paketi açtı, fakat talim terbiye için bir şey ortaya koymadı, varsa yoksa yuvarlak ifadeler. Dinimizde intihar etmek yasaklanmıştır, yoksa teşebbüste bulunma ihtimalim yüksekti, dolayısıyla uzaktan uzağa “ah, vah” çekerek her geçen gün kahroluyorum.


Şimdi soruyorum sevgili dostlar Allah aşkına ben bu düzeydeki siyaset ve siyasetçiye nasıl dua edeyim? sizi teselli eden bir yol yöntem varsa bana da söyleyin olmaz mı?

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İhtiyaç Sahibi Öğrencilere Kırtasiye Yardımı
İhtiyaç Sahibi Öğrencilere Kırtasiye Yardımı
Siverek'te Yangın Korkuttu
Siverek'te Yangın Korkuttu