Diyaneti Kaldırmayalım, Geliştirelim
Eyüphan Kaya

Diyaneti Kaldırmayalım, Geliştirelim

Bildiğim o ki, Osmanlı İmparatorluğunun yıkılış nedenlerinden biri de “ilmiye örgütünün” bozulmasıdır.

Düşman, bir ara sokaktaki vatandaşa manalı manalı sorular sorar ve vatandaşın bilgili, nitelikli olduğunu, aldatmaya gelemeyeceğini görünce hücum tarzını değiştirerek B planına geçiyor ve “ilmiye örgütünün içine sızmamız lazım” diyor ve münafikane bir eda ile ilmiye örgütünün içine giriyor ve yıllar sonra ulema sınıfının bir kof haline getiriyor.

İlim Adamları yetersiz kalınca kafadan fetvalar ve yarım yamalak bilgiler vatandaşa verilir ve zaman içinde vatandaş niteliğini kayıp ediyor.

Sünni-Alevi-Şii/ Hanefi-Şafii-Maliki-Hambeli… münakaşasının nedeni yetersiz bilgiden kaynaklanmıyor mu? Adamın biri kendini tanıtır mısınız sorusuna cevaben; “Ben Kürdüm, Müslüman’ım, Şafiyim” demiş karşısındaki defolu vatandaş, İslamı aradan çıkararak demiş ki, “Vay gavur oğlu gavur, hem Kürt hem Şafii” işte böyle ağır musibetlerimiz var. Bizim ülkede buna benzer birçok hadise yaşanmıyor mu?

Yeterli bilgi, tarafsız değerlendirme yapma yeteneğini kaybettirir, insan fikirsel tartışmaya bir yere kadar dayanır ve sonrası fiziki tepkiye tenezzül eder.

Kürt Türk sorunu dahi ondan kaynaklanmıyor mu? Tarih kitaplarımıza eksik aksak bilgiler koyduk, üniversitelerimiz dahi Kürt varlığının  hakikatini gizlediler, Diyanet dahi bu soruna bir çözüm üretemedi ve sorun bu kadar büyüdü. İki kuruş aklı olan Diyanetin ne kadar önemli bir role sahip olduğunu anlar, fakat bu haliyle yetersiz kalıyor.

Birkaç yıldır kendini yenilemeye niyetlenen Diyanet birilerinin  dikkatini çekecek ki hücum etmeye başladılar. Çünkü Diyanet kendine gelse artık defolu siyasetçiler istediği tarzda ileri geri konuşmayacak, Ne Kürt sorunu ne de Alevi bu boyutta olur.

Çünkü Müslüman/Hıristiyan kimdir? Alevi, Sünni, Şii kime denir? Mezhep nedir ne değil gibi soruları artık muğlak ve sorun olmaktan kurtulacak, bir Müslüman’ın dikkat etmekle yükümlü olduğu hakkı hakikati öğrenecek diye ödleri kopuyor.

Onun için diyorum ki Diyaneti kaldırmayalım imkanımız ölçüsünde geliştirelim. Camiyle cemaatle, ibadetle ilgisi olmayan kimseler Diyanete hücum edebilirler, ancak hem dünyamızı hem ahretimizi yakından ilgilendiren dinimizin birileri tarafından bize anlatılması gerektiğine inanıyorum.

Alevilik kontrolsüz kaldı, alevi dedelerinin vicdanına teslim edildi maalesef içi boşaltılmış İslam’dan kopuk bir mezhep haline geldi. Diyanetin İslami yaklaşımı ise sadece devletin istediği kadar Hanefi mezhebi üzerinde hizmet verdi maalesef.

Örneğin namazsız Alevilik hangi kitapta yazıyor, hangi vicdana sığıyor? Alevilerin tarihi şahsiyetlerinden Pir Sultan abdal diyor ki “Kıl beş vaktini koma kazaya” ama bu inanç ya da mezhep her neyse bilgisiz ve yetersiz kimselerin elinde kalınca Alevilik “semah” ile anılır oldu.

Diyanet sürekli eğitim kavramı içinde yetişkinleri enforme etmeye devam ederken, okullarda da İslam’ın hakikati öğretilmeye devam edilmelidir diye düşünüyorum.

Kanaatim o ki imam hatip mezunları artık bu topluma imamlık yapamazlar. İlahiyat mezunları dahi yetersiz kalıyor, kanaatindeyim. Bence “Manevi değerler fakültesi” adıyla zengin bir müfredatla yetişen kimseleri İmam Hatip yapmak lazım, ayrıca kırsal kesimle yıllarca belki emekliliğe kadar uğraşmaları için çocuklarına burs ve pansiyonlarda pozitif ayrımcılık yapıp aile sıkıntılarını azaltmak lazımdır.

Bu tür yenilikler olmadıkça milyonlarca İmam-hatip talebesi de imam olmak hevesiyle İmam-Hatip okullarına gidecek, yarın öyle bir imkan eline geçmezse okuluna bakış açısı ne olacak bilemem.

Selam ve saygılarımla.

 

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Siverek’te Vatandaşlar Kaldırım İşgaline Tepkili
Siverek’te Vatandaşlar Kaldırım İşgaline Tepkili
Belediye Yönetiminin Hizmetlerle İmtihanı!!
Belediye Yönetiminin Hizmetlerle İmtihanı!!