Ayak Takımı Durmuyor!
Eyüphan Kaya

Ayak Takımı Durmuyor!

Ayak Takımı Durmuyor!

Malum olan şu ki bu bölgede Ak Parti, HDP ve HÜDA-PAR çalışması dikkat çekiyor. AK Parti sahada fazla çalışmıyor ve polemiğe girmemeye dikkat ediyor. Ama HDP ve HÜDA-PAR halkla yüz yüze çalışmalar yaptıkları için asıl rakip durumunda olup karşı karşıya gelmeleri kaçınılmazdır.

Şimdiye kadar ciddi bir kavga ve kargaşanın olmayışı her iki tarafın da bu konuda çok çok tedbirli, sağ duyulu çalıştıklarına işarettir. Ancak ayak takımı durumunda olup, dedikodu ile vakit öldürmeyi meslek edinen ve fitne fesat çıkarmayı prensip edinen kimseler hiddetten parmaklarını ısıracak duruma geldiler.

Ben bu defolu vatandaşların kavga kargaşa çıkarması için ne tür sıkıntılar çıkardıklarına üç örnek vermek istiyorum;

*50 yaşlarında bir defolu vatandaş yaşı 80’in üstünde ancak çocuklarından biri HUDA-PAR yönetiminde olan bir yaşlıya ikide bir, kahvede yanına gidip “Haci amca bu Hüda-Par’lılar birkaç bin kişidir bunların adama benzer yanı yok, bunlar ciletçi falan tarzında, Diyarbakır diliyle “sut” dediğimiz kimselerdir. Seçimden sonra bunları şehirden kovuyoruz” diyor. Gel de bu adamın yüzüne tükürme! şimdi soruyorum bu adi adamın HDP ile ne alakası var? yaşlı amcanın gençleri gidip bu defolu kimseye birkaç sopa atsalar bu HDP/HÜDA-PAR kavgası mı oluyor. Bu amcanın çocuklarına bir yandan sabır dilerken ayca kendilerine teşekkür ediyorum. Ben inanıyorum ki memlekette bu süreçte sıkıntı çıkmasın diye kendini frenliyorlar. Fakat bu adi kimsenin HDP’nin rozetini taşıması sıkıntıdır. Bir parti birine rozet veriyorsanız onu eğitmeli, ilkelerini ona öğretmelidir, çünkü onun söz ve davranışları o partinin hanesine yazılıyor.

*Malum HÜDA-PAR Hizbullah hareketinin siyasi harekete dönüşmesinden oluşan bir partidir. 14 yıldır sertliği bir kenara atarak halkla bütünleşmeye çalışan bu kitle her geçen gün daha iyi bir siyaset nasıl yapılıyor sorusuna cevap aramaya çalışıyor. Bu çalışma tarzının eninde sonunda meyvesini vereceği aşikardır, çünkü iman, edep ve namus ile adalet ve huzur içinde yaşamayı hedef edinmiş ve bu konuda fikir üretiyor. Birileri ikide bir “şu hizbül şeytanlar var ya bunlar bir zamanlar şu şu sıkıntıları oluşturanlar değil mi?” her fırsatta vatandaşın kafasını karıştırmak için bir sürü yalan dolan da ekleyerek hayata sıkıntı katıyor, yaralarımıza tuz biber serpiyorlar. Şimdi kendilerine soruyorum birileri de PKK’nin yaptığı zulümleri dile getirse ve toplum bu dedikoduyla vakit harcayıp saflara ayırsa bundan Yahudi ve bir kısım Ermeniler dışında kim karlı çıkacak, sevinecek?

Geçende bir köyde saz ekibi gariban Kürt gençlerini dağa yönlendirici şarkı türkü söyleyince sağ duyu sahibi bir vatandaş diyor ki “Bu tür şarkı türküleri söylemeyin bunun modası geçmiştir, barış sürecindeyiz ve devlet dağdaki gençleri hayata kazandırmak için bir plan hazırlığı içindedir.” Bu haber bir dedikodu usulü Lice’nin dağlarına kadar yansır, düğün sahibine bir haber geliyor; “valla karar alınmış, seni öldürecekler, belki sizi ailece sürgün de edecekler senin yeğenin ne cesaretle bu ifadeleri kullanıyor” al sana adi bir sıkıntı Kürd’ü Kürt’le korkutma politikası bir de utanmadan PKK’in adını kullanıyorlar. Dikkatli olmak lazım bir çok niteliksiz kimse HDP/PKK adına hava cıva atıyor. Bunu yapan kimselerin yüzüne tükürün bunlardan fikir insanı çıkmaz, bunlar; korkak, yalancı, dolandırıcı kimselerdir. PKK uluslar arası bir örgüt böyle adi durumlara müsaade etmez. Bu ynlışı yapanların da yakın zamanda kulakları çekilecek.

Küçük bir örnek daha vereyim, geçende İstasyon civarında Zekeriya Yapıcı olğlu’nun afişleri asılınca yanından geçen iki kişi asanların gözü önende afişe tükürüyor. Tartışma çıkınca da ileri geri konuşuyorlar afiş ekibinin lojistik destek timi bunları düğünce de biri şöyle bağırıyor “Abi beni düğmeyin ben de Müslüman’ım” dorudur o da Müslüman’dır ama birileri onun oyuna getiriyor.

Dolayısıyla diyorum ki, HDP/HÜDA-PAR hareketinin karşı karşıya gelmesine sebep olanları Allah kahhar ismiyle kart etsin, bu iki hareket bir gün aralarında selamlaşmak durumunda kalacaklar. Eğer bir akıl, Kürt kadınlarını kullanmaktan vaz geçse Kürt gençlerini dinden ve namustan uzak kalmayı kendine prensip etmezse mahrem kadın erkeklere Xüşk-u Béra deyip edepsizliğe çanak açmazsa bu iki parti kol kola da gelebilir ama bu tür faaliyetleri geliştirme çalışmaları yapanlar bir gün Kürtlerden beklenmedik bir tokat yiyeceklerini unutmasınlar.

Seçim sonrası yeni bir dünya ile iman edep ve huzur içinde yaşamak, selamlaşmak umuduyla.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İhtiyaç Sahibi Öğrencilere Kırtasiye Yardımı
İhtiyaç Sahibi Öğrencilere Kırtasiye Yardımı
Siverek'te Yangın Korkuttu
Siverek'te Yangın Korkuttu