Advert
Advert
Her Günü Hayır, Her Günü Fırsat
Eyüphan Kaya

Her Günü Hayır, Her Günü Fırsat

Reklam

Akşamlar mı fırsat değil sabahlar mı?

Kandiller mi fırsat değil cumalar mı?

En önemlisi de Ramazan ayları mı fırsat değildir?

Doğrusu yaşam boyunca tövbe istiğfar edip kendimize gelmek için bin bir fırsat elimize geçiyor. Ne mutlu bu fırsatları değerlendirebilenlere. Resul-i Ekrem (asm), Ramazan ayı üzerinden geçtiği halde günahlarının mağfiretini hak etmeyenlere yazıklar olsun, buyuruyor.

Yüce Allah’ın her Ramazan günü “Yok mu tövbe eden tövbesini kabul edeyim, yok mu mağfiret dileyen günahlarını affedeyim, yok mu dua eden duasını kabul edeyim” şeklinde kullarına manen seslenip rahmet kapılarını ardına kadar açtığı bu ayda bu nimetin farkında olanlara ne mutlu, bu çağrıyı kulak ardı edenlere de veyl olsun.

Mazereti  olmaksızın oruç tutmayan insanlara şaşmamak elde değil. Ehli iman değilse ona söyleyecek bir lafımız yok, ehli iman ise hastaysa, yaşlıysa, yollardaysa hatta güneşin sıcağında çalışması zorluysa bile oruç tutmamasına fıkhın ölçülerine göre ruhsat vardır. Ayrıca adette olmanın yanı sıra hamile bir kadının ya da süt veren annenin de orucunu sonra kaza etmek üzere tehir etme hakkı  vardır.

Daha ne kaldı, sapa sağlam olup Müslüman olan bir kimse oruç tutmamak için nasıl bir bahane bulabilir ki. Geriye oruç tutmayan iki sınıf kaldı, çocuklar ve deliler.

Ramazan orucu ümmet-i  Muhammed için bir ay süreyle farz bir ibadet olduğu, İslamiyet’in beş şartından biri olduğuna şek ve şüphe yoktur. Ayrıca sahur ve iftarıyla, kıraat ve teravihiyle bir manevi olgunlaşma fırsatını veriyor.  Peygamberimiz şöyle buyuruyor;"Oruçlunun uykusu ibadet, sessizliği tesbih, hayırlı işleri kat kat fazlasıyla kabul edilir."

Başka bir hadiste “Bir kimse ki söz ve davranışlarıyla kendini günahlardan alı koymuyorsa Allah-ü Teala’nın o kişinin aç ve susuz kalmasına ihtiyacı yoktur.”Sözünü de unutmamak lazım. Peygamber(asm) o yüce şahsiyetiyle birlikte Ramazan’ın mükafatından daha çok yararlanmak ve Kadir gecesini ihya etmek umuduyla Ramazan’ın son on gününü itikafta bulunmuş. Yani beşeri ihtiyacı dışında zamanını camide geçirmiştir.

Öyle ise değerli dostlar oruç ayını iyi değerlendirip günahlarımızın mağfiretini hak edecek kadar hakkını vererek, yüce Allah’ın  rahmetine nail olmayı bilenlerden olmak lazım.

Hem neden malum ki bir sonraki Ramazan fırsatı elimize geçecek. Bu Ramazan ayına yetiştiğimiz için Yüce Allah’a hamd ve senalarımızı gönülden sunarak söz ve davranışlarımızı ona göre kontrol altına almalıyız.

Sahuruyla, iftarıyla sevabına iman ederek, sevabını sadece Yüce Allah’tan bekleyerek orucunu tutanlara ne mutlu. Ona buna takışmadan, insanların kalbini kırmayan, gıybet ve dedikodudan uzak kalanlara ne mutlu.Varsa zekat ve sadakasıyla, okuyabiliyorsa kıraatıyla, tesbihat ve teravihiyle Ramazan ayını ihya edenlere ne mutlu.

En önemlisi de Yüce Allah’ın haberdar olduğu gönlünün derinliklerinden dile yankı veren sesiyle merhaba ey şehr-i Ramazan deyip Ramazan ayı geldi diye sevinen insanlara ne mutlu.

Yüce Allah cümle ehli imana böyle keyifli bir hal yaşamayı nasip etsin. Ramazan ayını hafife alanlardan eylemesin. Amin,amin,amin.

Bu duygularla Ramazanınızı tebrik eder Bayram mutluluğuyla neticelenmesini Hakk Teala’dan dilerim.

Yüce Allah cümlemizi kavga, kargaşa ve kaza, beladan korusun.Huzur ve mutluluk nasip etsin.

Aile içi mutluluklar diliyorum. Anne babasının duasını alanlara ne mutlu. Eş ve çocuklarıyla selamlaşan kimselere ne mutlu.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
PKK 23 yaşındaki öğretmeni Şehit etti
PKK 23 yaşındaki öğretmeni Şehit etti
Valiler Kararnamesinde Şanlıurfa Valisi değişti
Valiler Kararnamesinde Şanlıurfa Valisi değişti