21. Yüzyıl ve Kürtler
Eyüphan Kaya

21. Yüzyıl ve Kürtler

Son yüz yılda Kürtlerin başına gelmedik kalmadı. Türkiye, İran, Irak ve Suriye’de bin bir çeşit sıkıntı yaşadılar. Şimdi artık nefes alma anı, İnsanca yaşama zamanıdır inşallah.

Malumunuz Kürtler kendi öz yurdunda mazlum duruma düşmeleridir. Lozan’da Kürtleri dört parçaya ayıran dünyanın üst aklı bir halt işleyerek aynı zamanda birilerinin insafına terk eti.

Şimdi ise hem yaşadıkları dört devlet hem de dünyanın Kürtlere karşı sorumluluğunu yerine getireme zamanı. Ancak Kürt gençlerini İslam’dan uzaklaştıralım derken solcu bir renge büründürdüler. Dolayısıyla 30 yaşın altı ve üstü arasında bir anlaşmazlık var maalesef.

Peki ne olacak?

Irak Kürdistan’ı devlet, Bir ağır başlılık atmosferi içinde devletleşmeye gidiyor.

Suriye ve İran otonom/özerk bölge, İran zaten eskiden beri Özerk bölgedir, Bakalım PYD/YPG gibi Allah’ı tanımayan güçler Suriye’de ne felaketler yaşatacaklar. Maalesef şimdiye kadar dünya kadar zulümler yaşattılar.

Türkiye’nin sathı mahallinde birinci sınıf vatandaş olarak yaşayabilmeleri için bir kabullenme sürecini yaşarken, bunu kabullenmeyenler var. Türkiye Kürtlerinin bir kısmı hayal peşine düşmüş Doğu-Güney Doğuda özerk bir gölge teraneleriyle kendini avutuyorlar. Kanaatim o ki PKK’in burada ayak diretmenin asıl nedenlerinden biri de budur. Devletin derdi nedir anlayamadım. Eğer bu bölgeyi militarist güçlere teslim etme gibi bir niyeti varsa yazıklar olsun!

Unutmamak gerekir ki, gayr size yaşama imkanı verse de siz aralarında barışık değilseniz iç huzura kavuşmanız mümkün değildir.Adam olmaya niyetiniz varsa öncelikle dininizle barışın.

Kürtler arasında var olan bu gereksiz kırgınlık hayra alamet değildir. Bir kısım din düşmanları da benzeri görülmemiş bir münafıklıkla haklı aldatıyor. Buna gerekçe de Kürt haklarını gösteriyorlar. Aslında bunların derdi Sosyalizme bir uygulama coğrafyasını bulmaktır.

Bu münasebetle bir topluluk rahat etmek istiyorsa toplumsal değerlerine sarılmakla yükümlüdür. Bu değerler öyle küvetlidir ki burada töre gibi demode değerleri dahi kesip atmak kolay değildir.

Hal böyle olunca başta İslami değerler olmak üzere tarihin derinliklerinden günümüze kadar gelen kültürel değerlerimizi korumamız lazım.

Peki öyle miyiz acaba? Bizim en büyük referansımız İslam olduğu için çeyrek asır öncesine kadar şeriatın sulh babıyla barışık yaşamaya çalışmışız.

Ne yazık ki Kürt hareketi başlangıç noktasını medreselerden aldığı halde İslami değerlere karşı bir duruş sergilemiş, Irkçı düşüncelerin yaptığı gibi Zerdeşt felsefesine vurgu yaparak İslam’dan uzak kalmayı denemeye çalışmaktadır. Birileri demiyor ki ya arkadaş Zerdeşt peygamber de olsa onun gelirdiği nizama dönme gibi bir lüksümüz yoktur. Peygamberler insanlığın gelişin düzeyine göre gelip gittiler ve emanetlerini bir sonraki peygambere bıraktılar.

Ne yazık ki kimi insanlar Hz.Musada kaldı kimi Hz.İsada şükürler olsun ki Biz Hz.Muhammed alanebiyinavealeyhisselatu veselamın ümmeti olarak tüm peygamberlere inanıyoruz. Bu açıdan orijinal ve makbul bir imana sahibşiz.

Eğer her bir halk atalarından duyma bir peygamberin peşine düşerse dünya bir anlaşmazlıkla baş başa kalacak. Ondan dolayı diyorum ki Kürtler için Zerdeşt dininden bahsedenler iyi niyetli insanlar değildir. Bunlar insanların inançsız bir şekilde yaşamayacaklarını bilirler dolayısıyla suya sabuna dokunmayan bir inanç peşindedirler ki istedikleri tarzda atını oynatsınlar. Bu Kürtler için bir tuzaktır. Uyanık olmak gerekir.

Medeniyetler üstü İslam dünya ve ahretimiz için yeterli derecede emir ve yasakları ihtiva etmektedir. Ancak hacı hoca adına İslam’ı lekeleyenler var.

Üstat Bediüzzamanın Kürdün üç özeliğini sayarken; Diyanet, sadakat ve cesaret ehli kimse diyor.

Diyanet; edep, ibadet, marifet, haya ve namustur

Sadakat, Dürüstlük, emanet, samimiyettir,

Cesaret, bu iki değerin korunması için olmazsa olmaz bir insani niteliktir.

Bunlardan birinin kaybı diğerlerinin kaybına neden olduğu için üçünün de hayatta birbirine bağlığı ortadadır.

Elbirliği işbirliği ve talim terbiye Kürtlerin rahat yaşama tılsımı iken bu iki değere sahip çıkmakta saklıdır, başka başka yerlerde çıkar aramak akıl karı olmadığı gibi işe yaraması de mümkün değildir.

Size bir ölçü vereyim, bir hareket eğitim-öğretim, sanat ve zanaat, din/diyanete önem veriyorsa önü açıktır. Başka türlü insanlığa sıkıntı vermekten başka bir şeye yarayacağına inanmıyorum.

Selam ve dua ile

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Öğretmen Servisi Kaza Yaptı: 10 Yaralı
Öğretmen Servisi Kaza Yaptı: 10 Yaralı
Motosiklette Koyun Var
Motosiklette Koyun Var