İnsana Dair
Ramazan Çetiner

İnsana Dair

Önce betimleme... Kükrek serçeler, eşelemekte mahir anne tavuk, nar ve ceviz ağaçları, ona neden “Yahudi Ağacı” denildiğini bilmediğim gölgesiyle mahçup bu ağaç ve çam ağaçlarının heybeti... Elbette bir köy betimlemesi. Ve elbette her yazımda gerek hal u ahval bildirimi. Paylaşmaya, aşikar etmeye yatkınlığımız...

 

Bütün suç sanal alemin mi? Bu, herkesin bilmesini istediğimiz hallerimiz... Mangal partisi’nde, çay keyfi yaparken, aile ziyaretinde, iş arkadaşlarımla, Dostlar kahvehanesinde... ve daha neler neler.  İnterneti hayatımızdan çıkardığımızı varsayarsak paylaşım kültürü bitecek mi? Tabii ki hayır!

 

Hatırlarım... Çocukken, misafirliklerde gecenin bittiği ama sohbetin bitmediğini... O zamanda var mıydı internet? Yok. Sanırım, paylaşmak; insanın doğasında mevcut ve kendisine has bir kavram...

 

*****

Yaz, zihinsel bir rahatlama mevsimidir. Kendimizle başbaşa kaldığımız, kendimize söylediğimiz, kendimizi eleştirdiğimiz, tanıdığımız ve tanımaya devam edeceğimiz bir mevsimdir yaz. Cebinde varsa çay paran ve karnında tok ise –Allah, Ramazan oruçlarımızı kabul eylesin. Yakınlaşan bayram münasebetiyle herkesin Ramazan Bayramını kutluyorum.- ve varsa kafa dengi üç beş arkadaşın, hiç şüphesiz müthiş bir mevsimdir yaz. Kaygusuz gün doğar ve yine kaygusuzca akşamla bırakır bizi güneş.

 

Ve tek düşmanıdır TV, bu güzel mevsimin! Haber kanalları, siyaset, kıran kırana pazarlıklar, iftiralar, nefret söylemleri... Her kanalda “kendini haklılığını” kanıtlama çabası. Çözümü, çözümsüz gösterip çözmek ve çözdüğünü iddia edip böbürlenmek sanatıdır siyaset. Ve bir şair yahut şiir tutkunu olarak –edep’ten türen edebiyatın türü olan şiir sevdalıları da ben gibidir, eminim.- dışında kalmaya, kaygusuzluğum bozmamaya çabalarım.

 

Siyasetçiler de en az “emin konuşanlar” kadar yalancıdır! Adı çıkmıştır mahalle kadınlarının. Siyaset kurumlarının işleyişini iptal etmeden siyasete ara verdiğimizi düşünelim. Bütün örgütlenmelerin, partilerin, niteliksiz popülerlerin(?) ağızlarını bantladığımızı düşünelim. Siyaset konuşmayıp konuşanları yalnız bıraktığımızı, kapımızın önünü temizyen temizlik işçisine bir bardak su verdiğimizi, çöp değil atıklarımızı geri dönüşümlere kazandırdığımızı düşünelim. Gelişigüzel park etmediğimiz araçlarımıza, top çarpar; senin benim, hepimizin çocukları...

 

Köyümüzdeki bahçemize... Ya da balkondaki saksıya... Doğaya, özümüze kavuşalım. Ki o yüzden sağlıklı ve dinçtir “eski toprak”lar.

 

Siyaset, yaşlandırıyor bizi; bayağılaştırıyor. Ve sıradanlık değildir eski bayramlar tadıyla bayram yaşamak. Hayat bakiyemizi ellere kaptırmamak ümidiyle...

 

Bi xweşi biminin. Slav ji hemu kes...

 

Ramazan ÇETiNER (Azadiice)

Rmzn_Ctnr@hotmail.com

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Siverek’te Zihinsel Engelli Öğrenciler Hem Eğlendi Hem Eğlendirdi
Siverek’te Zihinsel Engelli Öğrenciler Hem Eğlendi Hem Eğlendirdi
Siverek'li Öğrencilerden Şehit Annesine Mektup
Siverek'li Öğrencilerden Şehit Annesine Mektup