Advert
Advert
Aydınlarımız Ezbere Konuşuyor
Eyüphan Kaya

Aydınlarımız Ezbere Konuşuyor

Reklam

Seçim sonuçları hiç bu kadar manidar bir aritmetik meclise yansıtmamıştı desem inanın. Bu açıdan 7 haziran seçimleri tarihi bir öneme haizdir.

AK Partiye verilen ikaz ve ortak sorumluluk fırsatı, CHP’nin kemikleşmiş oyunu koruması ve iki sivri uç olan MHP ve HDP’nin 80’er vekillerle Mecliste temsiliyeti, daha ne olsun; velev ki biri %17 diğeri %13 oranında oy alsa da…

Oy oranları faklı, vekil sayısı aynı bu iki rakip, bir az da ırkçılık kokan partilerden bir olgunluğunu korurken, diğeri seçim sonucunun sarhoşluğunu bir türlü üzerinden atamadı.

Her ne hikmetse HDP meclise girdiğinden bu yanı seçim öncesindeki sevecen tavrını bırakarak önüne çıkan her fırsatı elin tersiyle itiyor barış ve huzur adına bir söz ve davranış sergilemiyor bu günün operasyonlarına nerdeyse zemin hazırladı. Genç vekillerin başarı sarhoşluğunu anlıyorum da ancak nicel olarak azınlıkta ancak nitel olarak beyin takımı sayılabilecek kadar güçlü vekillerine bir Kürt vatandaş olarak şaşıp kalıyorum.

Çözüm sürecini yakından takip eden bir vatandaş olarak şuna bizzat şahidim sürecin eylem planına göre ülke içindeki silahsızlanma ve sonrasında dağda inişler olmalıyken hükümetin süreç gereği ortamı serbest bırakması sonucu PKK bu fırsatı kendi emelleri uğruna kullandı ve bölgede militarist bir hava estirerek halkın içine yayıldılar ve alabildiğince örgütlenmeye çalıştı.

PKK’nin sosyalist ideolojik yaklaşımını kabul etmeyen bölge halkı iki arada bir derede kaldı, tepki gösterse yedi açıdan marjinalleştirerek saldırı ve eleştirilere maruz kalacakları bir gerçek olacaktı,

Kürtlerin kahir ekseriyeti ne yapacağını şaşırır vaziyette düştü, bu halkın karşısında tek sorumlu AK parti hükümetidir, halkın güvenini sarsma gibi bir lüksü de yoktur.

Kimse Kürtler HDP’nin arkasındadır yaygarasını yapmasın, Kürdistan Hakkari ve Şırnak’tan ibaret değildir. Bunun Urfas’ı, Anteb’i, Elazığ’ı, Malatya ve Erzurum’una bakmak lazım, Diyarbakır ve Van gibi şehirleri de HDP’ye bırakan AK partidir, ama buna layık olmayı beceremedi,

Tv.Programlarına bakıyorum konuşulanların çoğu ezber değerlendirmeler maalesef, ayrıca bir çoğunda Türk aydınları masa başındaki bilgileriyle konuşuyor, hele kimi kendini beğenmişlerin bu nazik süreçte ayak ayak üstüne atarak havalı havalı konuşmaları var ya insanı kahreden cinstendir. Kimse demiyor ki hele 4-5 Kürt yazar çizer getirelim ki hem olayları sahadan nakletsin hem de parlamentodan ve kurulacak koalisyondan beklentilerini dile getirsinler.

 Benim yazılarım bir çok gazete ve sitede yayınlanıyor, yıllardır yazılarımın yayınlandığı Haber X’in genel yayın yönetmeni Canan Barlas’a bir talepte bulundum Kürt düşünce adamlarından bir program yap ki meselenin aslı astarı anlaşılsın, talebim tam kendisine iletildi mi iletilmedi mi onu bilemem, ama bana dönülmedi.

Bir Kürt yazar olarak sürece bakış açım şudur;

Bu sorunun bu kadar uzun ve pahallıya mal olmasının baş sebebi devletin ta kendisidir.

PKK’yi derin devlet dağa çıkardı, ancak Meclis ve Oluşan Hükümetler orda kalma sürecini uzattı, gençlerimizi dağdan indirmeyi beceremedik, başaramadık. Yanlış teşhis ve tedaviyle hastalığımız gelişti ve bu güne geldik maalesef.

AK Parti Hükümeti bu sorunun çözümü için en doğru teşhisi koydu, Oslo görüşmeleri ile başlayan diyalog, Abdullah Öcalan ile olgunlaştırıldı silahsızlanma sürecine girilerek topluma bir nefes aldırıldı, PKK bu süreçte ülke dışına çekilmesi gerekirken tam tersine sembolik bir çekilmenin yanı sıra örgütlü bir şekilde bölgeyi kıskaca aldı ve militarist bir hava ile toplum üzerinde nüfuz oluşturdu.

Siyasi olarak fısıltı gazetesiyle HDP toplumu algı yönetimleriyle hipnotize ederken, AK Parti sürecin akışı içinde  yaptıklarını dahi anlatmadı ya da anlatamadı. Bir anlamda HDP’ye meydanı bıraktı ve HDP ne yaptıysa yanına kar kaldı. Özellikle Kürtlere “Kürt kardeşim” diyen Cumhur başkanına yakıştırdığı “Katil Erdoğan” sloganı HDP’nin barışçıl bir hareket olmadığını bir anlamda ortaya koyuyordu ve bu günleri işaret eder tarzı çağrıştırıyordu.

Peki ne yapılabilir?

1-Süreç şeffaf bir şekilde halka anlatılmalıdır,

2-Bundan sonra Kürt haklarıyla ilgili devlet nasıl bir tavır alacak kamuoyuyla paylaşılmalıdır,

3-PKK adına Kandilden gelen seslere taviz verilememelidir, çünkü hem Kürtlerin lehine değil, hem zaman zaman Abdullah Öcalan’ı bile devre dışı bırakın açıklamalar yapılıyor, İmralı’dan gelen talimatlara dahi uyulmuyor, bir de siyasi bir parti olan HDP’yi dahi küçük düşürüyor.

Bayram sonrasında öldürülen insanımız için milletimizin başı sağ olsun diyorum ve en kısa zamanda uygulanabilir bir eylem planı üzerine bir konsesyüs oluşturulmasını bekliyorum.

Ayrıca HDP’nin içinde beyin takımı durumunda olan vekillerden ses çıkmamasını yadırgıyor ve barışa katkılarını bekliyorum.

Barışa en az katkısı olan HDP’ni Eş başkanlarıdır, çünkü olaylara Anadolu değerlerinden çok sosyalist bir pencereden bakıyorlar ve bazen dışarıdan gelen işaretlere göre de hareket ettikleri hissini veriyorlar maalesef, yani Türkiye kamuoyu üzerinde inandırıcı bir katkıları yoktur.

Bir an evvel toplumsal bir huzurun oluşması dileğiyle, hep bera

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Siverek'te Zırhlı polis aracı devrildi: 6 yaralı
Siverek'te Zırhlı polis aracı devrildi: 6 yaralı
PKK 23 yaşındaki öğretmeni Şehit etti
PKK 23 yaşındaki öğretmeni Şehit etti