BU ÜLKEDE ÖLDÜRÜLÜR İNSANLAR
Med Reşiyan

BU ÜLKEDE ÖLDÜRÜLÜR İNSANLAR

 

Milliyetçilik maddi ve manevi olarak  millet ve ülkesinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutma anlayışıdır. Toplumun genel bir değerlendirmesini yaparsak sistem milliyetçiliği,ırkçılığı empoze etmeye okullarda başlıyor.Yani yedi yaşında daha gözü açılmamış çocukları kendi ideolojilerine göre şekillendirip yönlendirmeye çalışıyorlar Türk halkının daha üstün,vatan sevdası ,çalışkan,korkusuz,kabiliyetli kısacası bütün milletlere göre daha farklı karakter ve özeliklere sahip olduğu fikriyle beyinleri yıkanan genç nesil başka halkları, içine sindirmemeye ve tahammül etmemeye başlıyor. 


Milliyetçilik damarlarındaki akan kanla bütünleşiyor adeta, bu psikolojiyle büyüyen gençler doğru ve mantıklı düşünemediklerinden dolayı kendini kahraman sanıp ülkeyi kurtaran kişi ilan edebiliyor .Diğer taraftan da içinde bastırılan duygular mevcut.Yani sistem bunları kendine hizmet edecek ve savundukları tezlere boyun eğecek şekilde yetiştiriyor. Ben bunu da şu şekilde değerlendiriyorum.Okulda rahat bir eğitim söz konusu değil.Genelde tek taraflı bir anlatım ve çocukların düşüncelerini söylemekten irkilmeleri ve dayatılmış tabuların üzerilerinde ki baskılarıdır.

Bu durum gençlerde çok değişik çelişkilere ve olumsuz değerlerin yerleşmesine neden olmakta. Sindirilmiş ve öz güvenini yitirmiş,kendini birey olarak görmeyen,sorgulamayan,hak aramayan,ezik ,çekingen,kendini ifade edemeyen,pasif bir toplum yaratılmaya çalışılıyor .Çünkü böyle bir toplumu yönetmek daha kolaydır.Irkçı, faşizan düzen körleştirilen zihinleri kirli oyunlarının kuklası durumuna getirip istediği şekilde çıkarları doğrultusun da kullanmakta ve harcamaktadır.

Maalesef bu anlayış bütün devlet daire ve kurumlarında bu şekilde işliyor. Dışlanan,sınıflandırılan bir toplum ve bunu şekillendiren yapılar var.Sürekli yoksul insanlar ölüyor.Emperyal güçlerin gücüne güç katmaları için yoksulların ölmesi gerekiyordu.Ve düzen bu şekilde hayatını ikame ederek yürüyordu.Zavallı masum insanların kanını dökerek insandan saymayarak.

Tarihe baktığımız zaman  evet Hasan Cemal'in dediği gibi Türkler bu topraklara Kürd'lerden sonra geldi.Kürdistan’ı aralarında dört parçaya böldüler ve topraklarından sürmeye yok saymaya başladılar.Kurtuluş savaşında Kürd'lerle aynı cephede savaşmalarına rağmen vermiş oldukları vaadleri yerine getirmediler.Emperyal güçlerle imzalanan Lozan antlaşmasıyla Kürtleri haklarından bertaraf ederek kendi statülerini büyütmenin yollarını aradılar.

Yapılan bu komplikasyonlar her iki halkada zarar vermekten başka bir işe yaramadı.Ve o günden bugüne bu idealist yapı ilerici,demokratik bir zemin oluşturamadı.Ve yine son dönemlerde ülkenin her tarafında ırkçılığın tırmandırılmasıyla insanların saldırganlaştığını ve ciddi anlamda bir öfke patlamasının bir salgın hastalık gibi yayıldığını Türk halkının bu hastalıktan zehirlendiğini görüyoruz. Muğla'nın Seydikemer ilçesinde İbrahim Ç. isimli Kürt yurttaş, sosyal medyada peşmerge kıyafetli fotoğrafı olduğu gerekçesiyle Atatürk büstünü öpmeye zorlandı ve linç edilmek istendi

.Başka bir olayda yoldan geçen bir Kürt çocuğu, önce çok feci şekilde dövülüyor, sonrada bayrağı giydirip  bozkurt işareti yaptırıyorlar, çocuğun insanın kanını donduran hali ortada zaten!  İstanbul Kağıthane'de Sedat Akbaş isimli 21 yaşındaki Batman’lı gencin, telefonda Kürtçe konuştuğu için ülkücüler tarafından öldürüldüğü olayına tanık oluyoruz..Şemdinli'de,Yüksekova'da,Silopi'de,Hakkari'de,Varto'da  ve kaç gündür Cizre'de yaşanan bu insanlık dramı yine bize sokaklarda 12 Eylül havasının estiğinin açık bir örneğidir.

Erdoğan daha önceki konuşmalarında da sürekli hangi dilden anlarlarsa o dilden anlatırız diyordu buda öldürmekten hiç bir zaman çekinmeyeceğiz ve katletmeye devam edeceğiz anlamına geliyor.Kendinde bu hakkı gören bir cumhurbaşkanı ve bu zihniyeti korumaya zorla benimsetmeye çalışan bir yönetici var.Dört bir yana terör estirip halkı sindirmeye ,köleleştirmeye kendi boyunduruğu altına almak için bütün çirkef yollara başvurmaktan çekinmeyen bir anlayışın sahibi bir diktatör var. Türkiyenin tepesinde ? 

Bu anlayış bizi geriye götürür bir an önce toplumun güvenliğinin sağlanması için olumlu adımlar atılmalı şiddete baskıya son verilmeli bu gidişat iyiye işaret değildir..Evet insanlarımızın gerçekten canı yanıyor içi acıyor.Fakat bu zihniyetin ürünlerini çok iyi taşıyıp koruyan Türk halkı ölen binlerce insana değil de yine bayrağına yanıyor yine bu bayrak dalgalanacak diyor.

Şunu düşünemiyorlar zaten bu bayrak bir sürü can aldı cephede beraber savaşanların kanı var askerin kanı var  Kürd halkının kanı var bu bayraktan kan damlıyor.İnsan hayatı bayraktan daha değersiz değildir.Bu insanlar kendi topraklarında baskısız güven ve huzur içinde özgürce yaşamak istiyor bundan daha doğal ne olabilir ki bunların bir an önce son bulması en büyük dileğimdir..1990 -91-92-93 yılarında Türk askerinin gerilanın kafasını kesip poz verdiği günleri de unutmadık.

Bugünkü durumda ondan farksız değildir 13 yaşındaki bir kız çocuğu kapının önünde kurşunlanıyorsa ve devlet tarafından hastaneye gidilmesine izin verilmiyorsa ailesi kokmasın diye küçük bedeni buzlukta bekletiliyorsa insanlığımızdan utanmalıyız bence. 


Bu ülkede öldürülür insanlar...
Türkiye de maden ocağı çöker,asansör düşer,insanlar çukura düşer mutlaka bir şekilde ölür insanlar . Ölmezlerse toplu katliamdan geçirilirler. Beyinleri kabuk bağlamış olan ve bu kabuktan bir türlü arınmayan bu körelmiş zihniyetin ,sadece oyuncuları değişti. Ve halen üç silahşörlü adam rolünde oynuyorlar.
Hak aramaya çıkarsın biber gazı,polis copu,şiddetle karşılaşırsın..

Mevcut sistemin Kürd halkına karşı olan asimilasyoncu,dışlayıcı, aşağılayıcı,ötekileştirici politikası da hiçbir zaman değişmedi, bu günkü olaylara bakılırsa değişmeye,de benzemiyor… Ne zaman ki sırf insan olduğu için işlenen suçları yapılan haksızlıkları sorgulayıp buna hayır deyip karşısında durursak işte o zaman barış gelir... Özerklik silah zoruyla olmayacağı gibi olaylara daha vahimlerini eklemeden ve daha fazla acı yaşanmadan 
PKK bir an önce tek taraflı ateşkes yapmalıdır bu şiddetin,vahşetin önüne set çekmelidir.Devletin oyununu bir an önce bozmalı, kendi halkının çıkarlarını göz önünde bulundurarak hareket etmelidir.Ateşkesin sağlandığı bir yerde devlet terörüde sonlandırılmalıdır.

Kürd sorunu masada siyasal yollarla demokratik çerçevede çözüme kavuşturulmalı ülkenin savaşa değil barışa ihtiyacı var.
Bütün insanların huzuru için tıkanmış siyasetin önü bir an önce açılmalı demokratik adımlar atılıp bütün kozlar masada siyasi atmosfer içinde çözülmelidir.

Medine Kerpiç/

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Motosiklet Pikapa Çarptı: 2 Yaralı
Motosiklet Pikapa Çarptı: 2 Yaralı
Kendi İsminin verildiği Okula Kitap yardımı yaptı
Kendi İsminin verildiği Okula Kitap yardımı yaptı