Siverek’te 7 Haziran'dan 1 Kasım'a Doğru
MEVLÜT BAYRAKTAR

Siverek’te 7 Haziran'dan 1 Kasım'a Doğru

Değerli okuyucular hepimizin geride bıraktığı 7 Haziran seçimlerinde birçoğumuz için sürpriz diyeceğimiz sonuçlar çıktı, şahsen kendi açımdan bakacak olursam, özelikle Siverek’te çıkan tablo beni çok şaşırttı.

 

Siverek’te daha önce yapılan genel ve yerel seçimlerde büyük başarılar elde eden AK Parti nasıl oluyor da bir yıl ara ile yüzde elliden yüzde otuzlara, HDP ise yüzde 20’lerden nasıl yüzde 43’lere çıkıyor?

 

Yedi Haziran seçim sonuçlarını her birimiz değişik şartlara ve nedenlere bağlayabiliriz ve eminim ki herkesin yapacağı tespitlerde haklılık payı olacaktır, ama şunu vurgulamak istiyorum ki; Siverek’te tarih boyunca hiçbir partinin yüzde 35’lik bir kemik oyu oluşmamıştır.

 

Yani hiç kimse kalkıp bana demesin bir yıl içerisinde Siverek’te 22 bin kişi ulusal bilince ulaşıp HDP ye oy verdi, hayır nasıl ki 47 bin oy gerçek manada AK partileşmeyip, AK Partiye oy verdiyse aynı şekilde yedi Haziranda 43 bin kişi HDP’lileşmeden, HDP’ye oy vermiştir. Buradaki oy akışının ana etkenleri, esen rüzgârla birlikte iktidar partinin yaptığı bazı hataların, HDP’nin siciline artı olarak yazılmasıdır.

 

Siverek halkı 30 Mart yerel seçimlerinde sandığa giderken iktidar partisinden çok fazla şeyler bekliyordu, adeta Belediye’yi devir alır almaz sihirli bir değnekle Siverek’i bütün sorunlarından kurtaracaktı.  Yerel seçimlerden önce AK Parti öyle bir havada verdi yani, herkesin bilincinde Siverek güllük gülistanlık bir yer olacaktı,  hatta öyle ki 1 Mart sabahı sonradan söylediklerine pişman olan bir arkadaşım bana “ Sanki yeniden dünyaya gelmiş gibiyim, Siverek’in havası ve gökyüzü dahi bana değişmiş geliyor” demişti, ama daha sonra hayal kırıklığına uğradığını da bana aktarmıştı.

 

Aslında halkta ne istediğini pek bilemiyordu, ama eleştiriyordu, hemde yerden yere vurarak, ‘ne yapılması, ne edilmesi gerektiği’ yönünde bir soru sorulduğunda ise ya kaçamak sözler yada çok basit şeyler söylüyorlardı, aslında tüm bunlar daha önceki sistemlerin halk arasında yaydığı algı operasyonlarından başka bir şeyde değildi ve bu algı operasyonu 7 Haziranda sert yüzünü gösterdi

 

Sorun ve parçaların bir araya gelmesi ile birlikte yüzde 47 oy alan bir parti bir yıl ara ile yüzde 33’e düştü

 

Siverek kesinlikle Türkiye’deki diğer faktörlerle değerlendirilmemeli, bir gecede seçimin kaderinin değiştiği, iktidarların el değiştirdiği bu şehir başka hiçbir yere benzemiyor, bundan dolayı özelikle AK Parti Siverek’in bu yanını dikkate alarak siyaset geliştirdiğini görüyoruz, Militan bir siyaset olamaz, ötekileştirici, ayrıştırıcı, o bizdendir, bu bizden değil gibi orta çağdan kalmış bir siyasetle hiçbir yere varılamaz.

 

 

Siverek’te yerel seçimlerde 47 bin oydan fazla oy alan AK Parti şuan kendi özeleştirini yapıyor, daha önceki yedi haziran seçimlerinden önce kapıldığı rehavete bu seçimlerde kapılmadığı gözüküyor, ama galiba HDP bu sefer yedi Haziranda aldığı sonuçların rehavetine kapıldığı benziyor ki, bu seçimlerde meydanlarda pek fazla gözükmüyor.

 Aşiret liderlerinin bir işareti ile binlerce oyun nereye gitmesine karar verildiği bir şehirde hiç kimsenin kemik oyları olamaz, buradan hareketle geçen seçimlerde 43 bin oy alan HDP kesinlikle o oylara güvenip hareket etmemeli ve yine kesinlikle AK Parti de kaybettiği oylar sonucu hayal kırıklığına devam etmemelidir, kim daha fazla Siverek’in dinamiklerini keşfeder, sözü dinlenir kişi ve kişilere kendisini tanıtır ve ikna ederse Siverek’te iktidar o olacak.

 

Peki, bu iyimi dir? Veya 2016’ya geldiğimiz bu çağda, insanların kaderini bir gecede yön vermek doğrumu dur?  Hayır, iyi değil! Demokrasi ve özgürlükten yana olan herkes bireylerin kendi iradeleri ile hareket edip, kendi vicdanları doğrultusunda oy kullanması gerektiğine inanmalıdır ve bu doğrultuda çalışmalıdırlar ama bunu göz önünde bulundururken, Siverek gerçeklerinden de uzaklaşmamalıyız.

 

 

1 Kasım’da yapılacak seçimlerin Siverek’te birçok değişimi getireceğine inanıyorum, özelikle Mehmet fatih Bucak’ın AK Partiye geçmesi Sayın Mehmet Kasım Gülpınar’ın bu seçimlere çok daha fazla önem vermesi, çalmadığı kapı, ziyaret etmediği mahalle ve aile bırakmaması, Belediye ve Teşkilatın gerçek manada ipi göğüslemeleri bu seçimlerde Siverek’te AK Partinin 7 Haziranda kaybettiği oyları tekrardan geri kazanacağı gibi görünüyor, Üstelik yukarda da belirttiğim gibi Fatih Bucak’ında AK Parti saflarında olması, diğer Bucak ailesinindi seçime katılmaması, hepsi AK partinin hanesine yazılacak kanısındayım.

 

Bu seçimi etkileyecek büyük faktörlerden bir başkasıda 7 Haziran seçimlerinden sonra oluşan kaos ve çatışmalı ortamdır, tabii bu kaos ve çatışmalı ortamı kim oluşturduğu sorusu HDP ve AK Parti tabanında zıt cevaplar vardır, her iki parti birbirini suçlamakta, suçu karşı tarafta bulmaktadır, burada buna karar verecek ve seçiminde kaderini değiştirecek diyebileceğimiz etkili kesim kararsız kesimdir, bana öyle geliyor ki bu kaos ve çatışmalı ortamdan bu kararsız kesim memnun değil, bu kesim tekrardan ülkenin yedi hazirandan önceki huzur ve barış ortamına dönmesini istemektedir.

 

Erken seçimlere kısa bir süre kalmasına rağmen Siverek’te bir seçim havası oluşmamış, özelikle HDP ye baktığımızda 7 Haziranda gösterdikleri tempoyu göremiyoruz, 7 Haziranda İslami sivil toplum kuruluşları ile geliştirdikleri diyaloglar, özelikle Azadi hareketi ile çalışmalarından bir eser kalmamış, buda Siverek’te HDP’nin kan kaybedeceğini gösteriyor

 

Ne olursa olsun Siverek Allahtan temennimiz bir kasımda yapılacak seçimlerin sükûnet içerisinde geçmesi, bir insanın burnu dahi kanamamasıdır ve kim kazanırsa kazansın Demokratik haklar içerisinde herkes aldığı sonucu kabul etmesidir.

 

Kazanan insanlık olsun…

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İhtiyaç Sahibi Öğrencilere Kırtasiye Yardımı
İhtiyaç Sahibi Öğrencilere Kırtasiye Yardımı
Siverek'te Yangın Korkuttu
Siverek'te Yangın Korkuttu