Türkiye iç ve dış siyasetine yönelik bir tespit
Süleyman Tunç

Türkiye iç ve dış siyasetine yönelik bir tespit

Siyasetin haram olduğu bir ortamda Türkiye siyasetine yönelik bir tespit te bulunmak istiyorum

ABD’nin gizli emellerinin alenen ortağı Suud'dur, Suudi’nin Mısır politikası ortadayken mezhep formalitesi üzerinden İran, Suriye hassasiyeti özerinden Türkiye Bir Ortadoğu da yeniden şekillenmesi istenilen haritalar için savaşa zorlanılıyor

ABD’nin İran yakınlaşması İran’ı pervasızlaştırırken, Suudi’nin parası Türkiye’nin gözünü kamaştırırken, Suriye’nin bir leşe döndüğü bir ortamda herkes kendine pay almanın derdin de ve taktir edersiniz güçlü yada güçsüz haklı yada haksız hiçbir ülke. Ulusların tanıdığı sınırlarından bir çakıl taşı bile vermez.

Bunu iyi bilen ABD, İsrail ve genelde batı, iç savaşlarla yapamadığını, ülkeler savaşıyla yapmaya çalışmaktadır

Rusya’nın derin bir politikası yok aslında, sadece müttefikini muhafaza ve menfaatlerini koruma hamlesi vardır ki burada iki çıkarı mevcut.

Bir; Etkisiz eleman olmak istemiyor.

İkincisi; Sıcak denizlere açılan bir limanını kaybetmek istemiyor.

Asil savaş ABD ve İsraillin uzun vadeli politikalarının savaşıdır.

Ama ancak burada paydaş olan bir başka güçsüz güç var ki oda varlıkları ile yoklukları hala ispatlanmamış Kürtlerdir.

Kürtlerinse dört ayrı devlete, dört ayrı yöntem ve metotla ulusal ve bölgesel özgürlük yada özerklik yada statü talebi var ve bu güç, güçlülerin gücüne göre şekillenmekte anlık hesaplara göre ivme kazanmaktadır.

Bu durumda ABD bir uluslar savaşı çıkarmayı başarabilirse İran, Irak, Türkiye, Suriye ve Suudi’nin haritaları yeniden şekillenecek yâda şekillendirilecek en azında böyle bir stratejisinin olduğunu düşünüyorum, yani bir savaş çıkarılmalı maddi, manevi askeri ve insani kayıplar oluşmalı, ondan sonra müdahale edilmeli, masa kurulmalı ve savaş hukukunun gereği karşılıklı tavizler ve feragatlerle savaş tazminatının modern ismiyle devletler demokratikleştirilmeli ve haritalar yeniden şekillenmelidir.

ABD bunu düşünüyor

Ve galiba yapacak Türkiye’nin savaşa müdahil olmasının altında reel sebepler olsa da, siyasi iktidar adeta buna zorlanılmakta bu zorlamanın birinci gücü dış gelişmeler, ikincisi ise ülke halkının İslam adı altında milliyetçi hassasiyetlerin tetiklemesidir, yani halk iktidarı savaşa zorlamakta.

Başarılı olma olasılığını ise tamamen Osmanlıcılık üstüne kurması ve hiç bir teknolojik üstünlüğe güvenerek oluşturmamasıdır.

Türkiye savaşa girerse bunun müsebbibi ABD’nin derin oyunudur, Suudi’nin hain arkadaşlığı ve halkın şuursuzluğudur.

Türkiye’nin müdahil olduğu bir Ortadoğu savaşından kazançlı çıkma ihtimali ile olası Kurdistan’ın manda himayesiz olma ihtimaliyle aynıdır.

ABD’nin Suriye’den çıkarı ise daha küçük bir Rus müttefikinin geride kalmasını istemektir. Kürtlerin şuanda verdiği savaşa taşeron savaşı denilmesinin altında da bu yatıyor bana göre.

NE YAPMALI?

Muhafazakâr kesim savaş çığırtkanlıktan vaz geçmeli, Türkiye’nin Suudi ile olan tüm ilişkilerine karsı çıkmalı, İktidarın Kürt düşmanlığından vazgeçmesini istemelidir.

İran’la soğuk savaş pozisyonu almamalı.

PKK ile derhal ateşkes ilan etmeli bu tek taraflı olsa dahi, halkın günlünü hakkaniyetçe almalı muhafazakâr kesimden Osmanlıcılık sevdasından vazgeçmesini istemelidir.

Aksi halde ülke felakete gider, samimi olanlar canlarını dahi verse hiçbir şey değişmeyecek.

Bu ülke bu kadar ucuz bir politika ve ucuz bir söylemle uçuruma götürülmemeli diye düşünüyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Fatma     0000-00-00 Tespitleriniz ve bakış açınız çok doğru katılıyorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Motosiklet Pikapa Çarptı: 2 Yaralı
Motosiklet Pikapa Çarptı: 2 Yaralı
Kendi İsminin verildiği Okula Kitap yardımı yaptı
Kendi İsminin verildiği Okula Kitap yardımı yaptı