İDARECİLİĞİN MEKTEBİ VARMI?
Hasan Baydilli

İDARECİLİĞİN MEKTEBİ VARMI?

İDARECİLİĞİN MEKTEBİ VARMI?

 

Yukarıdaki başlığa ben cevap vereyim. İdareciliğin mektebi yok diyenlerdenim. Neden derseniz şöyle açıklayabilirim; Kim olursa olsun, bir şekilde şartları uygun olan herkes idareci olabilir veya oldurulabilir! Önemli olan idarecilik makamına geldikten sonra o makamın hakkını vermektir.

Okuyarak, diploma alarak veya bilmem hangi üniversiteden mastır yaparak bir yerlere gelmiş olabilirsiniz. Ancak, sosyal yaşamda her şeyden önce gelen, ama her şeyden önemli olan ahlaki yapı bünyede oluşmamışsa ve halkın içerisinden süzülerek gelinmemişse istediğiniz mektepten mezun olun, istediğiniz makam ve mevkiye ulaşın, sadece idareyi maslahat yaparsınız. Bu durum ise makamın izzetini ve itibarını zelil kılar. Eğer, makam sahibinin itibarı yüksekse, makam, sahibinden itibar alır. Kısacası idareyi maslahat sonucunda zamanı ve makamı öldürürsünüz, sonrada insanlığı! Yani, iyi, dürüst ve ahlaklı idareci olmak için mektep, diploma tek başına kâfi gelmez demek istiyorum.

İdareci derken sadece makam ve mevki sahibi olanları görmemek gerekir. Hayatın her alanında idareci sıfatı taşıyanlarla karşı karşıyayız. Çocuk hayatı tanımaya başladığı an babasını tanır, babasıyla yaşar. Baba Ailenin reisidir ve idarecisidir. Okulda öğretmen veya müdür, mahallede muhtar, camide imam, kışlada komutan, temizlik mıntıkasını yaptıran yetkili, iş yeri sahibi de birer idareci değil midir?

Hangi sıfatta olursa olsun, önemli olan idareci bulunduğu yerin hakkını vermesidir. Hele hele kamu idarecilerinin beşeri ilişkilerde daha dikkatli olması, dürüst ve ahlaklı olması yanı sıra, insanları tanıması, samimi olması, güler yüz ve tatlı dil gibi hasletleri kendisinde barındırması bir zorunluluktur. Vatandaş özü sözü bir olmayan, lakayt ve somurtkan idareciyi tasvip etmez. Çünkü milleti idare edenler millete mal olmuştur. Hiç bir davranışları gözden kaçmaz. Güzel davranışları örnek alındığı gibi, hata ve yanlışları da reaksiyon görür.

İdareci önce kendini tanımalı, kendini tanımayan veya tanımak istemeyen idareci hiç kimseyi tanımaz tanımakta istemez. Hak etmeden ve hiçbir beceri göstermeden çıkar ve menfaat ilişkileri ile üst makamlara terfi ettirilen idareciler için bakın BUHARİ ne diyor; ”Siz amir olmaya düşkünsünüz. Hâlbuki hakkını gözetenler hariç, amirlik, kıyamette pişmanlıktır”

 

 

Kısacası; idareci güvenilir olmalı, güven vermeli hiç kimseyi görmezlikten gelmemeli, kapısını kişilere değil, herkese açmalı, çevresindeki menfaatçi ve yalaka tabir edilen kişileri iyi tanımalı onları çevresinden uzak tutmalıdır. Mütevazi olmalı, kendini övmemeli, tarafsız olmalı ve takdiri halka bırakmalıdır. Üslup ve tavırlarına dikkat etmeli ve ses tonunu yükseltmemelidir. İnsanlığı ve İnsanları sevmeli, olaylara objektif bakmalı, hisleri ile karar vermemeli, adil ve tarafsız olmalıdır. Merhametli ve iyi ahlak sahibi olmalı, sabit fikirden kaçınmalıdır. Herkese hakkını vermeli, kul hakkına dikkat etmelidir. Kibirden kaçınmalıdır, kibir ‘in ruhu kirlettiğini unutmamalıdır. Kusuru kendinde aramalı, yanlışlık varsa kendine pay çıkarmalı ve mahiyetindeki kişinin nefret ’den değil, saygıdan dolayı önünü iliklemesini sağlamalıdır.

Bu zamanda meşhur olmaya, göze batmaya, nefret duygusu kazanmaya ve fitneye sebep olmamalı, medyatik ve gündemde kalmak heves ve ihtirasını bir kenara bırakarak, ancak derinden süzülerek gelen bir ok gibi hedefi görmeli ve odaklanmalıdır…

İyi bir idareci olmak için nede çok vasıfları içimizde barındırmamız gerekiyor değil mi!?

Yukarıda belirtilen vasıflarda olmak için ille de idareci olmaya da gerek yok, Aynı zamanda bu vasıfların bir kısmı ben insanım diyen her keste mutlaka olmalı diye düşünüyorum.

Yazıma son vermeden önce ilçemize yaklaşık altı aydır idareci olarak atanan Kaymakam Sayın Vural Karagül’den de bahsetmek isterim.

Kendisini bir kez makamında ziyaret ettim. Daha sonra İlçe İnsan Hakları Üyesi olmam sebebi ile iki veya üç kez toplantıda birlikte olduk. Kendisini Siverek’e hizmete adamış mütevazi, samimi ve gayretli bir idareci olarak gördüm.

  Şubat Ay’ı İlçe İnsan Hakları toplantısına girmeden önce aldığım duyumlar üzerine; bildiklerimi ve aldığım duyumları toplantıda paylaşmak istedim. Kaymakam bey her ne kadar mütevazi davransa da, bu konularda ketum kalsa da; Siverek için Siverek İnsanı için gayret ve çabaları açıkçası beni çok mutlu kılmıştır.

Bunlardan bildiklerim ve duyduklarımı sizlerle paylaşmak istedim. Örneğin; yeni bir Hükümet Konağı yapılması için girişimlerde bulunarak yer tahsisi çalışmalarını başlattığı,

Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile ilgili çalışmaların hızlandırılarak kısa zamanda sonuçlandırılması gayreti,

Dumlupınar İlköğretim Okulu karşısında eski ve harabe olan Sağlık lojmanlarının Kütüphane ve Gençlik Merkezine dönüştürülmesi çalışmaları,

Gazi Paşa Okulunun içerinde bulunan tarihi binanın tadilatının yapılması,

Yine Gazi Paşa Okulunun içerinde bulunan eski binanın tamir ve tadilatının yaptırılarak Milli Eğitim Müdürlüğü binasına dönüştürülme çalışmaları,

Yeterli hizmet alanı bulunmayan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının (SYDV) yer kiralama suretiyle daha iyi hizmet vermek üzere başka yere taşınması ve mevcut bulunan yerin Vergi Dairesi ve Mal Müdürlüğü binası yapılmak üzere tahsisine yönelik girişimlerde bulunmasını birkaç örnek olarak verebilirim.

         Ayrıca İnsan Hakları Toplantısında gerek bireysel gerekse toplumsal konulara ilişkin sorunların çözümüne yönelik idareciliğin yanı sıra insani yönü ile de gayret ve çaba göstermesi “ kişinin aynasıdır işi, lafa bakılmaz “ sözünü bana hatırlattı.

HASAN BAYDİLLİ

                   

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ASIL HEDEF ERDOĞAN!
ASIL HEDEF ERDOĞAN!
Fettahlı'dan Siverek İçin Önemli Talepler
Fettahlı'dan Siverek İçin Önemli Talepler