Birazda Mizah
MEVLÜT BAYRAKTAR

Birazda Mizah

Eskilerden dilden dile anlatılır bir öykü, bizimkiler buna mesele derler, mesele biraz daha gerçeğe yakın ve yaşanmış ihtimali çok daha fazla. Aslında bu mesele hem ibretlik bir meseledir, hem de birileri bir şeyler yaptığı zaman insanlar örnek olarak anlatırdı.

Meselenin özü şu: Şirin mi şirin bir köy varmış, içinde insanlar yaşar, mutlu ve şen bir hayatları varmış, bu köyün bir ağası ve bu ağanında bir çobanı varmış, kader bu ya hem ağanın ve hem de çobanın birer kızları varmış. Ağanın kızı bakımlı, çevreye nam salmış bir güzelliği varmış, dilden dile ağanın kızı konuşulur, genç erkekler onunla evlenmek için yarışa girerlermiş.

Tabii ağanın kızına verilen değer ve dilden dile konuşulması bizim çoban kızını bir hayli rahatsız ediyormuş, kara kara düşünüyor ve benim ağa kızından ne eksiğim var, neden kimse benden bahs etmiyor, güzelliğim dilden dile dolaşmıyor, adımı ananlar neden kendinden geçmiyor diye üzülür de üzülürmüş.

Bir gün çoban kızı köyün delisiyle dertlenirken bu konuyu da anlatır ve derki “ her nereye gidiyorsan ağanın kızından konuşur insanlar, onun güzelliğinden, yürüyüşünden, asilliğinden bahs eder dururlar, onun ismi anıldığında genç erkekler lal oluyor, ağanın kapısından görücüler eksik olmaz, sıra sıra dururlar, buda benim çok zoruma gidiyor, bende ilgi istiyorum, benim ağanın kızından ne eksiğim var, ondan çok daha güzelim, bende sohbetlerde adımın geçmesini, adım anıldığı zaman gençlerin ağızlarının açık kalmasını, babamın kapısında benim için gelen görücülerin sıra sıra dizilmesini isterim, her yerde çobanın kızı, çobanın kızı denilmesini istiyorum” demiş

Köyün delisi bir başını kaşımış birde çoban kızına bakmış, bir hayli zaman düşündükten sonra kıza akıl vermeye başlamış ‘her yerde senden söz edilmesini istiyor musun’ demiş ‘evet’ demiş çobanın kızı ‘Öyleyse’ demiş köyün delisi “Köylülerin her zaman su ihtiyacını karşıladıkları çeşmeye git ve çeşmenin üzerine otur ve pislet, işte o zaman köyün diline düşer ve her yerde senden söz edilir” demiş.

Ve hemen çoban kızı, kovalarını almış doğruca köyün çeşmesine gitmiş, orada kovalarını suyla doldurttuktan sonra, çeşmeyi bir güzel pisleyip eve gelmiş.

Bir süre sonra kadınlar su almaya geldiklerinde çeşmenin pisletildiğini görmüşler, bunu kim yapmış kim etmiş derken, bir kişi ‘ ben en son çobanın kızının çeşmeye gittiğini gördüm’ demiş ve çoban kız dillere düşmüş, her yerde, her sohbette ‘ biliyormusun çobanın kızı çeşmeyi pisletmiş’ demeye başlamışlar.

Bu öykü sizlerde nasıl bir anlam bıraktı bilemiyorum, her birimiz için ayrı ayrı anlamlarda verebilir ki bu gibi meseleler değişik olaylar olduğu zaman, insanın aklına gelir, Bende bu yazıyı son zamanlarda öne çıkmak isteyen ve bu yüzden iyimi anılacak, kötümü anılacak kaygısına kapılmadan ortalığı pisletenlerin aslında ne kadarda yanlış yaptıklarını göstermek için yazdım, bilemiyorum anlamışlarmıdır?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İhtiyaç Sahibi Öğrencilere Kırtasiye Yardımı
İhtiyaç Sahibi Öğrencilere Kırtasiye Yardımı
Siverek'te Yangın Korkuttu
Siverek'te Yangın Korkuttu