KENDİNE YABANCILAŞMAK
Med Reşiyan

KENDİNE YABANCILAŞMAK

Kendimizden ne kadar çok ödün vermişiz. Sevgimizden ödün vermişiz, özgürlüğümüzden ödün vermişiz.

Bir kız çocuğu olarak dünyaya gelmekle ilk başta ayrıştırılmışız.

Tabuların arasında sıkıştırılıp kendi benliğimizden uzaklaştırılmışız. Kendimiz olmaya korkar duruma gelmiş bize dayatılan bütün kurallar karşısında susturulmuşuz. Bebek yaşta cinsiyetinden dolayı mavi, pembe diye şekillendirilmiş erkek çocuğun üstünlüğü kız çocuğuna benimsetilmiş bütün değerleri elinden alınmış yasaklar yumağında ayağına prangalar vurarak, eğitiminden, söz hakkından, sosyal yaşantısından, arkadaş seçiminden, kendi kararlarını belirleme ve tayin etme hakkından mahrum bırakarak sürekli küçümsenmiş, ezilmiş, dışlanmış içimizdeki duygulara yabancılaştırılmışız. Her adımda toplumun bizimle ilgili fikirlerini özümsemiş ben olgusu yerine onlar, bizler olgusu beyinlerimize yerleştirilmiş gerçeklerimizle yüzleşmekten ve zincirlerimizi kırmaktan tamamen soyutlanmış sadece bize öğretilen değerleri tekrar etmekten bir adım ileriye doğru yol almamışız. Gelen vurmuş, giden vurmuş. Sürü zihniyeti farkındalık olayını tamamen ortadan kaldıran farklı düşünceleri, fikirleri, yaşantıları red eden bir anlayıştır. Saygı ve hoşgörüden yoksun olup baskıyı, şiddeti, zorbalığı benimseyen yozlaşmış ve kabuk bağlayarak büyüyen katmerleşmiş bir yaradır. Bir yandan dini inancın sömürgesi haline gelmiş olan kadın gerici, yobaz bir toplumda cinsinden dolayı yaşamın en ağır bedelini kendi bedeni üzerindeki sahip olma dürtüsünden bir takım hesaplaşmalarla kendinden vazgeçmekte ve kendini başkalarına sunulmuş bir et parçası olarak görmekte ve bunu sorgulamak yerine aksine kendine hak olarak gören düşünme yetisini dahi yitirmiş yaşam alanlarını daraltmış, duvarlar örmüş küçük karanlık bir dünyanın içinde yok olmuştur.

Özgür bir toplum yaratmanın ön koşulu bireysel özgürlüklerin sağlanması ve kazanılmasıyla mümkündür. Hiç bir haktan mağdur bırakılmadan...

Kadın tek başına bir bireydir ve başkalarının kontrolü, denetimi, himayesi altında yaşamamalıdır. Din sistemlerin maskesi ve bir göz boyama metodu olup toplumları yönetme, yönlendirme, şekillendirme aracıdır. Buda yine azınlıkların çoğunluğu bir takım emelleri adına fikirlerini, yaşam felsefelerini ele geçirerek halkları dizayn edip çıkarları doğrultusunda sürükleyerek kullanmaktır.

Hem kadın olarak, hemde bir Kürt olarak her platformda kimliğimizden, öz benliğimizden dilimizden, kültürümüzden dolayı horlandık sistem zaten bunu en acımasız şekilde uygulamış ve uygulamaktadır.

Bir insan olarak herkesin eşit olduğu bir dünyada yasaklar olmadan, incitmeden hiç kimsenin ötekileştirilmediği, fikirlerine, ideolojisine dokunmadan kalıplaştırmadan, çerçevelerin içine hapsetmeden, kıyafetinden, saçından, cinsinden, renginden dolayı yargılamadan, kırmadan dökmeden yaşamayı öğrenmeli ve ne olursa olsun birbirimize saygı duymayı, dışlamak yerine birbirimizi anlamayı hep birlikte bir arada özgürce yürümeyi öğrenmeliyiz. Yasaklar, kurallar insan yapısına ters düşen insanı insani değerlerden arındıran bir işleyiştir.

Özgür bir toplum özgür bir birey olmakla başlar...

Med Reşîyan

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Siverek-Hilvan Arası Kaza; 9 Aylık Bebek Hayatını Kaybetti
Siverek-Hilvan Arası Kaza; 9 Aylık Bebek Hayatını Kaybetti
Siverek'te Taşımalı Eğitim Öğrencilerine Yönelik Örnek Proje
Siverek'te Taşımalı Eğitim Öğrencilerine Yönelik Örnek Proje