Hizmet Almayan Bir Köyün Gençleriyle Sohbet
MEVLÜT BAYRAKTAR

Hizmet Almayan Bir Köyün Gençleriyle Sohbet

Hizmet Almayan Bir Köyün Gençleriyle Sohbet

Siverek 40 ilden büyük bir köydür dersek belki birçok kişi beni yadırgayacak ve’ il olma mücadelesi yapan bir kent için böyle bir kelime nasıl kullanıyorsun?’diyeceklerdir.

Hepimizin hayalidir, sevdamız olan kentimizin il olması, hayat seviyesinin gelişmesi, entelektüel aklın çoğalması ve muasır medeniyete ulaşması ama (güzel hayallerden sonra ama kelimesini oldum olası sevmedim) bu seviyeye ulaşmak için, önce yönetimin, sonra da halkın bu seviyeye ulaşması gerekiyor. Bana göre halk bu seviyeye geldi ama Siverek’i yöneten eller, Siverek’e biçim verenler bu seviyenin çok aşağısında.

Neden mi?

Çünkü…

Eğer halk bizden biri deyip birilerini başa getiriyor ama bu birileri halka tepeden bakıyorsa…

50 yıllık bir feodal yapı bitti diye sevinenler, yeni yeni feodalite yapıların kurulduğunu görüyorsa…

Güç gösterenler hizmet alıyor ama güçsüz kişiler hizmet alamıyorsa…

Beş yılda Siverek değişim yaşayacak hayaliyle, sandıklara koşanlar, 3,5 yıl içerisinde toz dumandan başka bir şey görmüyorsa…

Yapılan vaatler bu saten sonra çok uçuk görünüyorsa

Ve en önemlisi hizmet yapıldığı zaman, kişisel hizmet yapılıyorsa, kusura bakmayın ama bu gibi bir yönetimle Siverek olsa olsa 40 ilden büyük bir köy olur…

Ne için bunları yazıyorum sizce?

Keşke ilçemizi yazarken yapılan yatırımlardan, yapılan hizmetlerden söz etseydik, katlı otoparkların işlevliğinden, Siverek vadisinin güzelliğinden, kentti yeşile boyayan parklardan, ilçeyi geliştirecek olan besi organize sanayi ve organize sanayisinden, gençlerimizin evine aş götürebileceği iş alanlarından. Vs vs

Keşke halkın büyük ekseriyetinin razı olduğu, nereye gidiyorsa, nerde adı anılıyorsa alkışlanan bir yerel yönetimi yazsaydık, yüzüne gülünen ama arkasından küfür edilen bir gerçekle karşılaşılmasaydık,  keşke 3,5 yıl önce kefil olduğumuz kişiler hakkında şimdi yanılmasaydık, şimdi vefadan, eşitlikten, adaletten, insanlıktan söz etseydik…

Keşkeler doğruları getirmiyor…

Keşkeler yanlışların üzerini örtmüyor…

Her gün daha fazla aklımızla alay ediliyor, Siverek halkının verdiği emanet keyfi uygulamalarla ihanete uğruyor. Siverekli her zaman olduğu gibi dirayetli davranıp sesiz kalıyor.

Nereye kadar?

 Tabi ki seçime kadar.

Seçim zamanı gelip, halkın önüne sandıklar kuruldu mu, Siverek gerekli cevabı vermeyi bekliyor ama ne oldu? Siverek bir beş yıl daha kaybetti.

Bir umudu, bir değişim heyecanı daha söndü

Siverekli geçmişi arar oldu…

Değerli okurlar!

Geçenlerde köye gitmiştim yaklaşık 15-20 bir genç topluluğu gölgelikte oturmuş sohbet ediyordu. Beni gören gençler yanlarına çağırıp aralarına aldılar, hoş beşten sonra beni terleten sorular sormaya başladılar.

Bu kadar dolu olduklarını ben tahmin etmiyordum, hepsi doluydu, hatta bir ara kalkmak istedim ama kalkamadım.

Gençlerin sorunu köy olarak hiç hizmet alamadıklarıydı. 

“Belediye neden köyümüze hizmet yapmıyor?”

Çok masum, yerinde bir soruydu…

Neden köyümüze hizmet yapılmıyor?

Oysa her akşam yerel televizyonlarda, başkan ve yardımcıları ban bam bağırıp köylere hizmet götürdüklerini söylüyorlar, bu hizmet nasıl gidiyor, nedir bu hizmet?

Gidip kendilerine sormanız gerek, ben herhangi bir yetki makamında da değildim ve Belediyeyle hiçbir bağım yoktu, neden bu konuda beni hesaba çekiyorlardı?

Bunu düşünürken başka biri, aklımda geçenleri bir soruyla cevaplandırmıştı

“Sizler yeni yönetim geldiğinde her şey değişecek demiştiniz, herkese eşit şekilde hizmet gelecek demiştiniz, ama 3,5 yıl oldu, sizin belediyeniz köyümüze tek bir kazma vurmadı, bumu sizin değişim ve eşitlik sloganlarınız? Çünkü sende bu yönetime kefil olmuştun, bu yönetimin gelmesi için çalışmıştın, ne oldu?”

Ne diyebilirdim? Gençler haklıydı. 150 haneli koca köye yerel yönetim, kişisel davranarak, bir hizmet sunmamıştı ve gelmek isteyen hizmete de engel olunmuştu.

Ben cevap vermeden başka biri atılmıştı.

“Mevlüt abi, sen nasıl bir gazetecisin? Niye bu eşitsizliği ve adaletsizliği haber yapmıyorsun? Gözlerimiz kör, kulaklarımız sağır değil, belediye yönetimi işine geldiği yere milyarlarca para değerinde hizmet döküyor, beş hanelik evlerin yolları yapılıyor ama iş bizim köye geldiğinde hizmette yok, parada yok. Gelecek seçimlerde bunlara bizden de oy yok” dedi

Bu gençlerin hepsi gerek yerel seçimlerde, gerekse referandumda devamlı hükümete oy vermiş gençlerdi ama şimdi yerel yönetimden dolayı hepsi öfkeliydi ve’ bir daha oy yok’ diyorlardı.

Hepsi haklıydılar ve sorularına cevap veremiyordum. Bazen sabır etmemiz gerektiğini söylesem de, bana gülüyorlardı ‘herhalde tüm köylere hizmet götürülüp, iş kalmayınca bize gelecekler’ diye alay ediyorlardı.

Aslında bu gençlerin söylediği tüm köyün ortak düşüncesi gibiydi, hayal kırıklığına uğramış 150 hanelik bir köy, öfkeli ama öfkesini sandıklara saklayan bir köy.

Daha önce yüzde Elliden Fazla hükümete destek veren ama ‘bu desteğimizin karşılığını yerellerden almadık, ondan dolayı destekte artık yok’ diyen bir köy ve karşı tarafta da oyları çağlatmak için uğraşması gereken bir yerel yönetim olması gerekirken, tam tersine oyları azaltan, insanları hükümetten soğutan bir yerel yönetim, bir belediye başkanlığı…

Ne kadar trajik değil mi?

Bu yazımda konuyu burada durdurmak istiyorum, inşallah diğer yazılarım da bu sohbetin devamını yazarak, gençlerin ve vatandaşların duygu ve düşüncelerini size aktarmaya çalışacağım.

Bu köyün ismi önemli değil ama ilçemizde onlarca bu köy durumunda olan yerleşim alanları var ve her geçen gün öfkeleri ve sandığa olan özlemleri çoğalıyor…

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Romanov Çiftliği Açıldı
Romanov Çiftliği Açıldı
Siverek'te Silahlı Kavga: 3 Ölü
Siverek'te Silahlı Kavga: 3 Ölü