BİR 28 ŞUBAT HATIRASI-1
MEVLÜT BAYRAKTAR

BİR 28 ŞUBAT HATIRASI-1

28 Şubat 1997 yılında gerçekleşen post modern darbesinde o dönemi hatırlayanlar açısından çok üzücü hatıralar bulunmaktadır.


1000 yıl sürecek iddiaları ve ortalığı toza dumana katmaları hala şimdi dahi gözlerimde canlandırabiliyorum.


16. yılını buldu o korku ve kirli darbenin gerçekleşmesi.


Öyle bir darbe idi ki uzaktaki Müslümanıda yakındaki müslümanıda etkilemiş ve hatta içerde ki odalara dahi sızmıştı.


Bu darbenin sosyo-politik birçok nedenleri vardı ama ben tüm bunları bir kenara bırakarak, bu cinnet darbenin gerçekleştiği dönemde başımızdan geçen bir olaya aktarmak istiyorum.


Tüm Türkiye’de olduğu gibi, Siverek Müslümanları ve bunun yanında da köylerde dahi yaşayan bilinçli Müslümanları etkilemişti.


Ben ve bazı arkadaşlarım o dönemde köyde yaşıyor ve orada bazı İslami çalışmalar yürütmeye çalışıyorduk.


Köyde devletler kurmak ve yine devletler yıkmak çok kolaydı, bazen bir gecede on kişi ile kocaman bir İslam devleti kurma projelerini masaya yatırıyor ama sabah olduğunda elimizde hiçbir şey yoktu.


Tüm arkadaşlarım birer mücahitti, gelin savaşa gidelim desek hemen kuşanır ve savaşa gelirlerdi(!)


Elimizde Siverek’te okuyan ağabeymin kitapları, bir Seyyit kutub’un fizallil Kur’an tefsiri vardı ve birde o dönemde yeni basılmış İzzet Darveze’nin “ ettefsirül hadis” yani “Nuzul sırasına göre Kur’an tefsiri” çalışması vardı.


Hiç unutmam İzzet Darveze’nin çalışmasını satın alacağımız zamanı, geldiğini duyduğumuzda ve iyi bir çalışma olduğunu bazı ağabeylerin söylemesi doğrultusunda o çalışmayı almaya karar verdik, ama bizim bütçemize göre çok pahalıydı.


Ben o zaman 17 yaşındaydım, diğerleri de aşağı yukarı benim yaşlarımdaydı, toplandık ve ne yapalım ne edelim diye istişarede bulunduk ve el birliği ile çalışmaya karar verdik, çalışacak ve bu parayı kazanacaktık.


İlk başta köyde tarlayı taşlardan temizleme işine girdik, köyde bir kişi ile anlaşarak tarlasını taşlardan temizleme karşılığı belirli bir miktar özerinde anlaşmaya varmıştık,.

On genç veya çocuk diyeceğimiz kişiler sabahları koyunları otlatmaya götürür saat on sıralarında hayvanları eve getirir getirmez biraz yemek yiyerek derhal tarlaya koşar ve yazın o sıcaklığında tarlayı taşlardan ayıklamaya çalışırdık.

Yazın o kızgın sıcaklığında, adeta ateş olmuş taşları ayıklamak çok zor olmasına rağmen bunun sonucunda çok güzel bir Kur’an çalışmasını kazanacağız düşüncesi bize tüm acıları ve yorgunlukları unutturuyordu.

O, öğlen sıcağında kan ter içerisinde saat ondörte kadar çalışıyor ve eve gelir bir iki lokma yemek yiyerek tekrar koyunlara giderdik.


Bu çalışma 10–15 gün sürdü ve işimiz bitmişti, tarla sahibi ile anlaştığımız gibi paralarımızı almıştık.


Paraları alır almaz doğruca kitap evine koşmuştuk, çünkü o tefsir çalışmalarının biteceği korkusu vardı bizde, gitmiş kitap evi sahibi ile konuşmuştuk, bize indirim yapmasına rağmen paralarımız çok eksik kalmıştı ama tefsirleri bize vererek kalan diğer paraları bir ay içerisinde getirmeye söz vermiştik.


Elimize kitapları aldığımızda adeta dünya bizim olmuştu, tüm yorgunluklarımız, cefalarımız ve eziyetlerimiz bitmişti, bir hazine, bir kurtuluştu adeta o kitaplar.


Eve güttürdüğümüz o akşamında ilk dersi de ondan yapmış ve Alak süresini işlemiştik.


Ama eksik kalan paralarını bulmamız gerekiyordu, artık temizlenecek tarlada yoktu ve köyde işte yoktu. Birkaç gün köy çevresinde iş arıyor ama iş yoktu ki iş yapalım


En sonunda bir ev temeli işini bir ağbeyimiz bize verdi, ve temeli kazdığımız taktirde eksik kalan tüm paraları ödeme sözü vermişti.


Tekrardan öğle araları çalışmaya koyulmuştuk minnacık ellerimizle kocaman bir temel kazmaya çalışıyor ve son derece yoruluyorduk


En sonunda yirmi güne yakın bir çalışma ile o temeli bitirmiş ve nihayet tefsir kitapların paralarını denkleştirmiştik.


Kitap sahibine kalan paraları teslim ettiğimizde öyle bir gurur ve sevinle vermiştik ki o duygu, o heyecan ve o gurur anlatılamıyordu


Bu kitap alma serüveni 28 Şubat öncesine aitti. İşte o zorluklarla bu kitaplar alınmıştı.


Yazımız uzadığı için artık diğer yazımızda da 28 Şubat döneminde bizim ve bu kitapların başına gelen bir olayı anlatacağım.

 

Devamı olacak

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İhtiyaç Sahibi Öğrencilere Kırtasiye Yardımı
İhtiyaç Sahibi Öğrencilere Kırtasiye Yardımı
Siverek'te Yangın Korkuttu
Siverek'te Yangın Korkuttu