Advert
Advert
MEZOPOTAMYANIN ÇOCUKLARI KAZANACAK
MEVLÜT BAYRAKTAR

MEZOPOTAMYANIN ÇOCUKLARI KAZANACAK

Reklam

Doğaları ve yapıları gereği savaşçı ve mücadeleci yapıları olan Mezopotamya’nın kadim halkı Kürtler, yine maalesef savaşlardan, yıkımlardan, ihanetlerden çok çekmiş bir millettir.

 

Tarihte örneğine az rastlanan Kürtlerin durumu, dünya milletleri gözü önünde dramatik bir şekilde devam ediyor.

 

Dünya parçası özerinde elli milyondan fazla bir halk olan Kürtler gibi bir millet yoktur ki varlıkları gelecekleri pamuk ipliğine bağlı olmasın

 

Kürtler tarih boyunca değişik imtihanlardan geçmiştir, imtihan diyorum, çünkü Osmanlı döneminden tutunda, Osmanlı sonrasında dört parçaya ayrılan devletlerarasında dahi Kürtler vakarlığını, samimiyetini ve en önemlisi ümmet hassasiyetleri ile büyük bir imtihandan geçmişlerdir.

 

Daima başkaları için savaşmış ve başkaları için ölen bu halk, canını, malını, varlığını feda ettiği başkaları selamete girdikleri gibi bu halkı arkadan hançerlemişlerdir.

 

Yüz yıla aşkın bu imtihana dayanan ve her devrede toplu katliamlara varacak şekilde öldürülmelerine rağmen, bu halkta kardeşlik bilinci yok olmamış, din kardeşleri uğruna en büyüğü olan vatan hakkından bile feragat etmişlerdir

 

İyimi olmuş kötümü bunu tartışabiliriz ama bu zaman sürecinde Kürtler kendi oluşumlarını kurmadıklarından, kendi varlıklarını geliştirmediklerinden diğer dünya milletlerinin çok gerisinde kalmışlardır.

 

Tarih boyunca ileriyi gören Kürt aydınları ve düşünürleri ne kadar Kürt milletini bu tehlikelere karşı uyarmış ise de, Kürt milletinin ruhuna işlenmiş olan ümmetçilik  (esirlik) anlayışları yüzünden bu aydınlara uymamışlardır.

Ta yüzyıllar önce Ahmedi Xani’den tutunda, Şeyh Saide, Seyyid Rızaya, Qadı Muhammede ve günümüze kadar Kürt aydın ve önderleri çağrı yaptıkları ve bu çağrıların yerini bulmadıkları gibi.

 

Bu aydın ve önderlerin ortak noktası, Kürtlerin birlik olması idi. Ama maalesef Kürtler tarih boyunca birlik olmayı becerememişlerdir

 

Kürtlerin hassas olduğu nokta devamlı dindir, din ile diğer milletler Kürtleri çok iyi şekilde kandırıp sömürmüşlerdir.

 

Hani derler ya bir musibet bin nasihatten daha iyidir, işte yüzyıllardır Kürt âlimleri, önderleri, aydınları tarafından yapılan uyarılar, birlik çağrıları son zamanlarda ki Kürtlerin başına gelen musibetler kadar etkili olamamışlardır.

 

Yani anlayacağımız IŞİD’in Kürdistan’a girmesi nasihatten daha etkili olmuştur

 

IŞİD SALDIRILARI KÜRTLER ARASINDA MİLLET BİLİNCİNİ YERLEŞTİRDİ

 

Çoğunluğu halkı Müslüman olan ve değişik Avrupa, Asya, Amerika devletlerin fertlerinden oluşan kanlı, katil güruhların oluşturdukları IŞİD çetesi son zamanlarda Kürtlere saldırması ve birçok yerde Kürt halkına yaptığı katliamlarla Kürt halkının millet tasavvurunu beyinlerde uyandırdı.

 

Şengal’de giriştiği katliam ve Kürt kadınlarını cariye edinip satmaları, tüm bunları İslam dilini kullanarak yapmaları Kürt halkında büyük bir bilinç uyandırdı. En sonunda mazlum Kobani halkına saldırmaları, burada insanlık dramının yaşanmasına sebebiyet vermelerinden dolayı Kürdistan’ın dört parçasındaki Kürtlere millet bilincini yerleştirmiştir. Kürt halkına” "Eger hun nebin yek ,hunê herin yek bi yek " gerçeğini göstermiş, yediden yetmişe tüm Kürtler, hatta içlerinde bir nebze vicdan kalmış insanlarda dahi Kürt halkının düştüğü durumu anlamış ve bu konuda büyük bir bilinç yerleşmiştir.

Kürt halkının büyük bir bölümü din adına soydaşlarına karşı geliştirilen katliama görmüştür.

 

Aslında İslam’ın bu güne kadar kendilerine sunulan İslam anlayışı olmadığını, dinin devamlı Kürtleri yok etmek amacı ile kullanıldığı gözler ününe serilmiştir.

 

Kürtler artık sakallıların, Allah Muhammed diyenlerin hepsinin kardeş olmadığı gerçeğini bu saldırılarda çok iyi kavramışlardır. Tam tersine Allah ve Muhammed ismi kullanılarak cellatların, kanlı çetelerin kendilerine saldırdıklarını ve yüzyıllardır bu isimlerle kandırıldıklarını öğrenmişlerdir.

 

Yediden yetmişe gelişen bu bilinç Kobani ‘deki kahraman Kürt direnişçilerinin direnişi ile son derece yükseğe çıktı.

 

Artık Kürtler o, eski Kürtler asla olmayacak

 

Düşman milletlerde eski düşman olmayacak. Çünkü ellerinde bulunan en büyük din silahını IŞİD’in eline vermeleri ile IŞİD eline gözüne bulaştırmış ve böylece Kürtlerin bilinçlenmesine vesile olmuştur.

 

 

Burada binlerce şehit veren Kürtler bu şehitler sayesinde uyanmışlardır, binlerce şehidin kanı ile temizlenen Kürt halkı büyük bir uykudan uyanmıştır.

 

Oluk oluk akan Kürt kanı sayesinde, dünya milletleri Kürtlerin ne kadar kahraman olduğunu, namusuna, topraklarına ne kadar sahip çıktıklarını anlamış oldular.

 

KOBANİ DİRENİŞİ TARİHTE EŞİNE AZ RASTLANIR BİR DİRENİŞTİR.

 

Hemen hemen tüm halkı Müslüman olan devletler ile Avrupa devletlerinden oluşan psikopat insanlardan oluşan IŞİD çeteleri müttefikleri tarafından büyük silah ve destekleri ile son derece modern silahlarla donatılarak, profesyonel devlet ve ordu geleneğini oluşturmuş Suriye ile ırak devletlerini bir iki günde dize getirdi.

 

Musul’u bir gecede, Şengali bir günde işgal eden ve ırak ordusunu perişan eden IŞİD işgal ettiği diğer yerlere göre çok çok küçük ve kuvvetsiz olan Kobaniye saldırmış ve bir günde alacağını hedeflemiştir.

 

IŞİD’in elebaşları Kobani’yi işgal için gün verdikleri halde Kürtler bir aydan fazla bir savunma sergilenmiş ve yenilmez çete görünümünü veren bu vahşi örgüt bir aydan sonra Kürtlerin destansı savunması ve kahramanca savaşması özerine saldırıdan savunmaya geçmiştir.

 

Bir gün içinde Kobaniyi işgal edeceklerini söyleyenler bir ay sonra hezimete uğramışlardır.

 

Kobani’li ve dışarıdan kardeşlerinin yardımına koşan Kürtler bu küçük kasabada bir destan yazdılar.

 

Bir efsane oldular.

 

Kahraman Kobani’liler dünyanın her yerindeki başta Kürtlerin olmak özere tüm mazlum halkların umudu oldular.

 

 

Aslında Kobanide bir çete ile Kobanili halk savaşmıyordu.

 

Kobanide yüzyıllardır din adına Kürtleri sömürün, ezdiren, öldüren milletler ile yine yüzyıllardır Kürtlerin uyanması için canlarını feda eden Ahmedi xaniler, Şeyh Saidler, Seyyid Rızalar, Qadı Muhamamedler savaşıyordu.

Yüzyılın savaşında galip gelen Kürtler oldu ve bu zalimler bu savaşta kaybetti

Bugün eğer Kobani düşse de dahi (inşallah Allah buna müsaade etmeyecektir) ama düşe dahi Kobani kendine düşeni çok fazlasını göstermiş, sahtekârların, yüzsüzlerin, İslam adına Kürdistan’da kuyruksallayanların ikiyüzlülüğünü tüm insanlığa göstermiştir.

Kimin dost kimin düşman olduğunu artık Kürt halkı çok daha iyi kavramıştır

İslam ile artık uyutulmayacaklarını Kürt halkı çok iyi kavramıştır.

Yıllarca İslam ve kardeşlik, söylemi, İslam ile kalleşlik olduğunu bu savaşta öğrenmişlerdir.

İslam’ın zalimlerin dini olmadığını mazlumların dini olduğunu şimdi anlamışlardır.

Din adına kendilerine yaklaşanları nasıl ki süt içmişken dili yanmış ve ayranı üfleyerek içen varsa aynı şekilde o kişilere yaklaşacaklardır.

Kobanide kendisine ağlamayanı, Filistin Myanmar, Çeçenistan için sokaklara dökülüp ama söz konusu Kobani ve Kürtler olunca köşelerinde oturup ellerini ovuşturarak televizyon seyredenleri çok iyi tanımıştır.

Bir Filistinli çocuğun katil İsrail tarafından öldürülmesi sonucunda dünyayı ayağa kaldıran, başta fatih camisi ve Türkiye’nin birçok yerinde seccadeni alda gelen diyen ikiyüzlüler, Kobani ’deki drama sesiz kalışları unutulmayacaktır ve Kürtleri bunları çok iyi tanımıştır.

Burada şeyh Said’in ve kaqı Muhammedîn vasiyetleri çok daha iyi anlaşılmıştır.

Devletsiz ve milletsiz olduklarında devamlı bu halde olacaklarını, dünya çakalların devamlı özerlerine üşüşeceklerini çok iyi kavramışlardır.

İşte tüm bunlardan dolayı bir musibet bin nasihatten daha hayırlı olmuştur.

Yazımın sonunda Kobanide direnişinde şehit düşen tüm savaşçıları saygı ile anıyorum…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
PKK 23 yaşındaki öğretmeni Şehit etti
PKK 23 yaşındaki öğretmeni Şehit etti
Valiler Kararnamesinde Şanlıurfa Valisi değişti
Valiler Kararnamesinde Şanlıurfa Valisi değişti